9 Mayıs 2017

Glutensiz Müşebbek



Yaptım oldu :)) Valla pek de bir güzel oldu. Şu tarifi kullandım. Tavsiye ederim.


8 Mayıs 2017

Kurşunkalem



Hayatımda öyle bir insan var ki, ben neyi sevsem, neye ilgi duysam onunla ilgili sürprizleri bitmek bilmiyor. Çok seviyorum...

Çizime merakım da malum. Bu kez karşıma kömür kalemler, çizim için pratik bilgiler barındıran "Kurşunkalem" adlı bir çizim kitabı, farklı özellikte çizim kalemleri ve karalamam için bol bol kağıtla çıkageldi bu insan. Eeee durur muyum, durmam. Hemen çizmeye, çizimimi geliştirmeye başladım. 

Okudukça farkediyorum ki bazı şeyleri çok bodoslama yapıyormuşum. İşin tekniğini öğrendikçe daha orantılı daha bir güzel oluyor her şey. Ayrıca o kömür kalemler yok mu, kendimi picasso gibi hissediyorum çizerken :)

Benim en sevmediğim özelliğim biraz sabırsız olmam. İstiyorum ki hem güzel çizeyim, hem de 5 dk. da çizeyim. Ama öyle olmuyor. Sabır istiyor her şey. Yavaş yavaş kendimi bu konuda törpülemem lazım. 














6 Nisan 2017

Güzel Bir Dünya İçin...



Güzel bir dünya, güzel insanlarla mümkün. Bunu bir kere daha anladım. Hafta sonu hem hava güzeldi, hem baharın getirdiği bir renklilik vardı hem de (ve benim için en önemlisi) heyecanlıydı. Hasan Ali Toptaş'ın imza günü vardı ve ben elimdeki tüm kitaplarımı alarak yola çıktım. Hepsini imzalar mı, konuşmaya zamanımız olur mu derken bir anda yanında buluverdim kendimi. İmza 15.00 de başlıyordu. 15.05 de geldiği için bizden özür diliyordu. Öyle naif, öyle güzel bir insandı. Tüm kitapları yavaşça, özene özene imzaladı. Herkesle sohbet etti. Kitapları ile,  kelimeleri ile girdiği kalbimi bir kez daha çaldı Hasan Ali Toptaş... Kıymeti bilinesi...









31 Mart 2017

Markalarla Nostalji


Geçtiğimiz hafta Çağdaş Sanatlar'da Sanayi tarihini anlatan güzel bir sergi vardı. Markaların, sanayideki önemli olayların kronolojik sıralamasıyla ve güzel fotoğraflarla derlenmişti sergi. 









 Sümerbank basma desenleri









 Fatoş oyuncaklarının Adile Naşit özel üretimi

Hotiç çalışma masası

23 Mart 2017

Ona Küçük Sürprizler Yapın :)




Kadın çok yorucu bir iş gezisinden gelmiştir. Koşturmacanın ve yorgunluğunun verdiği bir huysuzluk vardır üzerinde. Resmen etrafa çemkirme modundadır. Erkekse aksine sakin ve güler yüzlü açmıştır kapıyı. Güzel bir yemek de hazırlamıştır. Bir de küçük bir sürprizi vardır buzdolabında. Tek amacı kadına buzdolabını açtırmaktır;

Erkek: Canım bana dolaptan şarabı verir misin?
Kadın: Kendin alsana, ben içmeyeceğim. 

bir iki dakika sonra...

Erkek: Honey, sen ananaslı yoğurt mu almıştın? Getir de tadına bakayım. 
Kadın: Şarabın yanında yoğurt mu yiyeceksin saçmalama. !!!111

Kadın inatla dolabı açmaz. Huysuz aksi cevaplarla yemek tamamlanır, içeriye geçilir, kanepe, battaniye tv moduna girer hemen kadın. Erkeğin yapacak bir şeyi kalmamıştır artık. Usulca gider dolaptan makaron kutusunu alır, salona girer ve kutuyu kadının kucağına bırakır...

 :)))

Üzerinden iki gün geçmesine rağmen hala o günkü huysuzluğumdan utanıyorum. :))) İnsan güzel şeylere hazırlıklı olmalı di mi. 








22 Mart 2017

Tatlı Telaşlar...


Üç haftadır inanılmaz bir koşturmacanın içerisindeyim. Bunun ilk iki haftası Antalya'da geçti. Hem annemin ameliyatı, hem babamın göz ameliyatı, hem de o arada bahara merhaba diye çıkıp gelen minik yeğenim Demir... Neredeyse bir dakika boş zamanım olmadı. Döner dönmez de işte acayip bir yoğunluğa girdim. Hani derler ya, kafamı kaşıyacak vaktim olmadı. Tam o durumları yaşıyorum şu an. İki gün önce de iş gezisi diye yollara düştüm. Çok şükür hem annem, babam, hem yeğenim iyiler. İşler ise gümbür gümbür. Ama olsun her şey yolunda olsun da bunlar tatlı telaşlar, tatlı yorgunluklar olarak kayda geçsin. 


Bu arada Antalya'ya bahar gelmişti çoktan. Darısı Ankara'nın başına. 




1 Mart 2017

Kuğu Gölü Balesi


Hayır baleye gitmedim. Geçtiğimiz hafta sonu kuğulu parkta kuğularla ciddi bir mücadeleye girdim sadece. Poz vermiyorlar arkadaş. Hadi beyazlar neyse de o siyah tam bir cadı :))




28 Şubat 2017

Soğukkanlılıkla


Polisiyinin edebiyatla çakıştığı yer var ya, işte orası tam da bu kitap. Gerçek hayat hikayesi olan bu olay, Truman Capote' un kaleminden öyle nefis anlatılmış ki, olayı, karakterleri, mekanları gözünüzde çok güzel canlandırıyorsunuz. Sonra gerçek kişilerin fotoğraflarına bakıyorsunuz neredeyse hayal ettiğiniz gibi. Sadece somut betimlemeler de değil, psikolojik analizler, araştırmalar, her şey çok derin. Çok severek, hissederek ve sürüklenerek okudum. Diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum. 

Gerçek Dick ve Perry


27 Şubat 2017

Devrim Erbil Sergisi


Hafta sonu havanın güzelliğini de fırsat bilip Tunalı'ya doğru yürüyelim dedik. Tabii her zamanki gibi oraya gitmişken Çağdaş Sanatlar'a da uğradık. Biraz kalabalıktı o gün Çağdaş Sanatlar. Ted Koleji'nin burslu çocuklar için düzenlediği bir kermes vardı. Şöyle bir göz attık kermese ve hemen yukarıya, sergi salonuna çıktık. Ve karşımıza bu muhteşem sergi çıktı. Eserler öyle güzel ki saatlerce karşısında kalıp her ayrıntıyı inceleyebilirsiniz. Emeğine, sabrına ve yaratıcılığına hayran kaldım Devrim Erbil'in. Sadece tuval üzerine de değil, ahşap ve halı üzerine de çok güzel çalışmaları vardı. Bayıldık.
























Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...