29 Ağustos 2016

Alisa Mode On


Yaptıkları ile bana sürekli ilham verem harikamsı insan Alisa Burke sayesinde sehpalarımı şenlendirdim geçen hafta sonu. Uzun zaman önce aldığım renksiz ahşap kaseleri boyadım, çizdim, şeberdim ve ortaya pek sevimli şeyler çıktı. Bunlar ilk tabii daha da güzelleşir ilerde, tabii eğer yapmaya devam edersem...







18 Ağustos 2016

Ayçiçeği ve Çekirge



Ayçiçeği iş yolculuğum sırasında karşıma çıktı. Birlikte yolculuk yaptığım arkadaş allahtan anlayışlıydı da durup foto çekebildim. 


Çekirgemiz ise sabah sabah oluşan kahve krizi sonucu kahveciye yürürken karşımıza çıktı. Hiç bu kadar büyüğünü görmemiştim. 





10 Ağustos 2016

Kürk Mantolu Madonna



Hazır kitap moduna girmişken, bir önce okuduğum kitabı da yazmasam olmaz. Sanırım bir tek ben kalmıştım okumayan. Herkesin elinde görüp "bir gün seni okuyacammmm" triplerine girdiğim, ama nedendir bilinmez hep sakladığım, ertelediğim bir kitaptı Kürk Mantolu Madonna. Tatlının en güzel kısmını sona saklamak gibi. Gerçekten de öyle oldu. Başlamamla bitirmem bir oldu neredeyse. Su gibi aktı o cümleler, o kişilik analizleri, o duygu betimlemeleri...

Nefis bir tat aldım bu kitaptan. Bedensel değil belki ama kalben, ruhen "güçlü" nedir in cevabı oldu bana bu kitap. Böyle güzel mi sevilir, böyle özel mi sevilir... 

Adama "Şimdiye kadar neden Sebahattin Ali okumadım ki" diye sorduruyor... 

Kitapta hoşuma giden yüzlerce cümle var tabi ama beni en çok etkileyen cümleyi buraya bırakıp kaçıyorum. 

"O beni mahzun zannediyordu. Halbuki değildim. Şimdi gülemeyecek kadar mesuttum ve saadetimi ciddiye alıyordum."




9 Ağustos 2016

Mülksüzler

 


Uzun zamandır okumak isteyip, hatta uzun zaman önce başladığım bu güzelim kitabı bugün itibariyle bitirdim. Yine her zamanki gibi güzel bir şey okumanın, izlemenin, duymanın verdiği saçma gülücük var yüzümde. 

Mülksüzler iki gezegen (Urras -  Anarres), iki yaşam biçimi arasında geçiyor (Arşizm - Anarşizm). Bir bilim insanı olan Shevek'in Annares'ten Urras'a yolcuğu, iki gezegeni, iki yaşam biçimini kıyaslaması, eleştirmesi, özeleştiri yapması, başından geçen olaylar olaylar...

Kitabı okurken çok şey yazarım diye düşünmüştüm. Ancak kitabın sonundaki Bülent Somay'ın sonsöz'ü varken "Çok beğendim" demekten başka bir şey kalmıyor bana. "Yıllar öncesinden aldığı tüm ödülleri hakediyor" diye de ekliyorum kendimce. 

Bir sonraki kitap alışverişimin kahramanı Ursula K. Le Guin olacak orası kesin. 






2 Ağustos 2016

Devam...



Sıkıntılı zamanlardan geçsek de hayat devam ediyor. Böyle bir durumda bile biraz dışarı çıkmak, gezmek, fotoğraf çekmek, biraz muhabbet, bir içki normal hissettiriyor kendini... 
































Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...