27 Ekim 2014

Orkide Sezonu Açılıyor...


Kışa girerken orkidelerimiz dallarını vermeye başladı. Yeni orkidemiz hepsinden atak çıktı ve çiçeklendi :)) Sarı ve nefis çiçekleri var. Yakında beyaz orkidelerimiz de açacak. Görün o zaman güzelliği....





22 Ekim 2014

Hedda Gabler


Geçen hafta tiyatro sezonunu açtık ve Hedda Gabler'e gittik. Aslına bakarsanız bu oyun hakkında bir şey yazmam ne kadar doğru bilmiyorum. Zira yarısında çıktım. Evet bunu söylerken utanıyorum ama tüm ekip aynı şeyi hissetmiş olmalı ki, çıkalım bir kahve içelim teklifini kimse reddetmedi. 

Oyun eminim güzel, oyuncular eminim çok iyidi de bizi bir türlü içine alamadı. Her şeyden önce Hedda Gabler'i canlandıran oyuncu ile karakteri bir türlü bağdaştıramadım. Anlatılan kadın ile sahnedeki kadın arasında farklar vardı. Ayrıca diyaloglar kendini tekrarlar cinsten, uzun ve sıkıcı. Bir şeyler eksikti yani. Bu sezona çok iyi giriş yapmadık ama devamından umutluyum. 

Oyun hakkında ayrıntılı bilgi için buradan buyrunuz. 




13 Ekim 2014

Tatil Dönüşü...


İki haftalık tatil sonrası işe gelmek nasıl bir duygu bilir misiniz? :)) Pekala abartmayacağım aslına bakarsanız ilk iş günüm o kadar da korkunç geçmedi. Hatta bu postu yazabildiğime göre hiç de korkunç değil :) Eee tabi biraz adaptasyon sorunları yaşıyorsunuz ama olsun değil mi o kadar da. Her şeyin bir bedeli var.

Tatilden bol bol güneş topladım. Neredeyse tüm tatilime mavi bir gökyüzü eşlik etti. Ekim'de denize girmek, Manavgat Irmağı'nın doyumsuz manzarası eşliğinde içilen çaylar, kahveler, yeğenimle uzun uzun oynamanın verdiği tatlı yorgunluk, dallarda meyveler, çiçekler... Her defasında aynı şeyleri yaşamama rağmen doyamadığım güzel tatilim... Vee tabii her güzel şey gibi bu da bitti. Döndüm yine kürkçü dükkanıma. O zaman gelsin mi fotoğraflar...:)))

 İlk gün böyle bir gökyüzü ile karşıladı beni Manavgat. 
Aslında gözün gördüğü, makinenin çektiğinden çok çok daha güzel...

 Sazlıklardan havalanan.... :)

 Olmazsa olmazımız Manavgat Irmağı. Bir şehrin ortasından geçen bir nehir 
nasıl da değiştiriyor o şehri, nasıl da yaşanılabilir kılıyor...


Ekim de kumlarda yürümek, denize girmek... :) 



Vee Babamla yürürken keşfettiğimiz bir ağaç. Yıllardır oradan geçeriz, daha önce bu ağacı gördüğümü hatırlamıyorum. Bu mevsimde çiçeklenen ağaç da çok bilmiyorum. Kocaman pembe pembe çiçekleri vardı ama asıl ilginç olanı gövdesi idi. Gövdesindeki dikenler çok ilginçti. 



Saksı adam... Kahramanım :)

Tabii ki söz konusu Akdeniz ise, bağ bahçesiz olmaz. 
Bu kez dalından mandalina ve nar topladık. 


Giderayak bize poz veren bir yusufçuk :)

 Evet belki hala plajlar insan kaynıyordu ama doğa ufak hatırlatmalara başlamıştı... 
Sonbahar...

 Nerde mor ve yeşil görsem, dururum...

Tatilimin son günü ve son gün batımı eşsizdi. 
Bana tatilin bittiğini güzel bir dille anlatıyordu adeta... :))



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...