30 Mayıs 2014

Mor...


Flat'deki zengin kokteyl menüsünü renklere göre denemeye devam ediyoruz. Bu kez mor renkli kokteylleri denedik. Arkadaşım Flat Prestige aldı ben de Oturan Boğa :) Evet benimkinin ismi biraz komik :) Aynı zamanda üniversite zamanında yurt arkadaşlarımın bana taktığı isimdir bu. Çünkü ben erken kalkıp çalışmayı seven bir insandım ve onlar ne zaman uyansa beni yatağımda oturup bir şeyler okurken bulurdu. Bir müddet sonra bana oturan boğa demeye başlamışlardı. Bu da böyle bir anımdır. Haliyle bu isimli bir kokteyl varsa onu deneyecek kişi ben olmalıydım :))

İkisi arasında kıyaslama yaparsak Flat Prestige kesinlikle çok daha güzel. Oturanboğa biraz ağır. Hafif bir şeyler içmek isterseniz Flat Prestige deneyin. Pişman olmayacaksınız. 

Bu kez maalesef fotoğraf ekleyemiyorum yanlışlıkla sildim çünkü :( 



26 Mayıs 2014

Hug Me !!!


Yaklaşık iki hafta önce, sırf boş durmamak adına başlamıştım bu çarpı işine. Bu hafta sonu bitirdim. Güzel de oldu. Evimde çiçeklerin çok olduğu bir köşeye asacağım.

Aynı şekilde kollarını açmış şefkat bekleyen bir kaktüsüm var :)



Bir diğer kaktüsüm de yavruladı (Yavruladı doğru bir tabir sanırım, ne denir bilmiyorum... :D).
Yakında ufaklıkları farklı bir saksıya almam gerekecek.


Hazır çiçeklerden konu açılmışken, ofisimizdeki zambağımız da açmış. Rengi çok güzel :) 



22 Mayıs 2014

Ne Ekersen...



Çok zor günler yaşadık. Tüm ülkemiz önce yasa, sonra olaylar karşısında öfkeye ve ardından da çaresizliğe büründü. Canım hiçbir şey yazmak istemedi uzun süre. O nedenle iki hafta önceki ağaç dikme etkinliğinin fotoğraflarını anca paylaşıyorum. Biraz da inadına. Birilerinin yaratmak istediği karanlık dünyaya inat, elimizde avucumuzda ne kadar güzellik varsa, irili ufaklı ne kadar mutlu edecek şey varsa kullanmak için. 

Arkadaşımın çiftliğine ağaç dikmek için gittik bundan iki hafta önce. Ne kadar yorulabiliriz ki diyorduk içimizden. Topu topu birkaç fide. Ama iş öyle olmadı tabii. Bu iş çiçek ekmeye benzemiyormuş anladık :) Derin kazılan çukurlar, gübreleme, etrafına çanak yapma, dallarına göre yönünü değiştirme, ne kadar ayrıntısı varmış. Ihlamur, ceviz, elma, armut, vişne, kaysı, şeftali, iğde... Bir sürü çeşit diktik o gün. Yağmurun yağması günü daha renkli yaptı. Artık sadece toprakla uğraşmıyor, çamurla resmen savaşıyorduk. Islandık, üşüdük, ama son fideye kadar vazgeçmedik :) Birkaç yıl sonra meyvelerini yerken bu günleri anacağız. 






 





12 Mayıs 2014

Yorgun ve Huzurlu...


Bu hafta sonum çok hızlı geçti. Bir o kadar da yorucu ve bir o kadar da huzurlu :)
Cumartesi sabahı sarı bir güzellik günaydın dedi bana. Zambağım açmıştı. Sarı nasıl da yakışıyor çiçeğe...
Sonrasında yeni çarpı işi projem için alışveriş yaptım. İpler, etaminler vs. O konuda zamanı gelince detaylı bir post yapacağım.  Asıl yorucu olan pazardı. Pazar günü arkadaşın çiftliğinde ağaç dikim şenliğimiz vardı. Yağmur altında ağaç dikmek, toprakla uğraşmak yorucu ama çok huzur verici idi. O günün fotoğrafları ve postu da daha sonra gelecek :) Şimdilik bir iki fotoğraf...









9 Mayıs 2014

Kollarını Aç:)


Arkadaşım momiji kolleksiyonu yapıyor. Bu şirin bebekler hakkında sayesinde çok şey öğrendim. Son zamanlardaki favorim ise bu bebek. Yüzündeki ifadenin güzelliğine bakar mısınız :)



5 Mayıs 2014

Fillerim Sonunda Çekmeceden Çıktı :)


Bundan aylar önce bir keçe merakı sarmıştı bizi. Bol bol kurabiye adam yapmıştık. Hatta bloğumda da şu postla paylaşmıştım. İşte o zaman yapmıştım bu filleri. Hatta kurabiye adamlardan önce yapmıştım. Ama nasıl değerlendireceğimi bilmediğim için çekmecede bekliyorlardı. İpe mi dizsem? Çerçeveli bir şeye mi yapıştırsam? Yatay mı olsa? Yoksa dikey mi? derken karar verene kadar çekmeceye koymuş sonra da unutmuş gitmiştim. Bu hafta sonu çıkardım onları çekmeceden. Klasik bir şekilde ipe dizdim ve astım duvarıma. Sonrasında ne yaparım bilmiyorum ama bekleyecekseler bile duvarımda beklesinler. Ayrıca bu halini de çok beğendim, belki hep böyle kalırlar :)

 İlk adım, fil resimleri taradım internetten ve hoşuma gidenlerin
çıktılarını alıp, bunları kullanarak keçeleri kestim. 

 Arkalı önlü aynı görünmesini istediğim için her file ait parçaları simetrik bir 
şekilde iki adet kestim. Gövdesi, kulağı ve gözü.

 Kestikten sonra, önce kulaklarını gövdelere diktim... Ardından gözlerini.

 Sonra iki parçayı da birbirine dikmeye başladım.

Dikişe yakından bakalım...

 Bir fil bitmek üzere...

 Böyle böyle büyükten küçüğe tam 7 tane filim oldu...

 Doğa ile kaynaştırdım :P

 Hemcinsleri ile tanıştırdım :)

Son olarak uzunca bir ipe, dikiş yerlerinden tutturarak dizdim veee son halini aldı. 

2 Mayıs 2014

Glayör ve Zambak...



Çiçek ekme, evdeki saksıları düzenleme, toprakları azalanlara toprak ekleme (buna tüm evi toprak yapıp sonra süpürme işlemi de dahil :) ) dünümü böyle geçirdim. Markete orkide bakmak için girip, glayör ve zambak alıp çıktım :) Zambağım zaten fide halindeydi, bakalım çiçekleri nasıl olacak. Glayörlerin soğan şeklindeki tohumlarını da ektim. Bakalım nasıl olacak...


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...