11 Eylül 2017

Uçurtma Avcısı




Off ki ne of. İnsanın yüreğine oturan bir kitap bu. O kadar çok şey var ki inanılmaz. Edebiyatı çok güzel, okuması çok zor  bir kitap oldu benim için. En son bunu "Az" da hissetmiştim. İçim şişti. Okuduklarımı sindirmek için zaman zaman durdum. Ara verdim. Çok etkilendim. Çok beğendim. Çok da bir şey yazmaya gerek yok sanırım bunun için. Okumayı geciktirdim diye kızıyordum kendime ama iyi ki de bekletmişim... 




8 Eylül 2017

Unicorn :)



Canım yeğenim "Hala bana taş boya" dediğinde önce ne çizeceğimi bilemedim. Prensese bir şey beğendirmek zor zira. Sonra buldum bunu. Çok sevimli olmadı mı :))


6 Eylül 2017

Tatil Dönüşü


Bir tatil döneminin daha sonuna geldik. Geriye güzel anılar, tatlı yorgunluklar, nefis manzaralar ve objektifimden kareler kaldı. Bu tatilim starı yeni yeğenim Demir idi. Bir saat sonra özlemeye başladığım, kucağımdan indirmediğim minik demirim. Bak yine özledim :))

Onun dışında tabii bol bol deniz, güneş, ırmak vs. 





Gece, Melek ve Bizim Çocuklar...







 Sen geçerken sahilden sessizce, gemiler kalkar yüreğimden gizlice...




 Kalbim, oralarda bir yerlerde kaldı....


 Suret...


Suya yıldız serpiştirdim...






 Hem Zafer Bayramını, hem de doğum günümü kutladık :)

Uzanmışım Kumsala... Güneş damlar tenime...




 Çekmelere doyamadığım nehir...






Ankara yolcusu kalmasın...




17 Ağustos 2017

Kelebek Etkisi...



Dün akşam bir kelebek geliverdi aniden. Öyle tuhaftı ki. Yavaş hareket ediyordu. Bilirim ben bunları bir türlü fotoğraf çektirmezler. Ama bu öyle değildi. Ağır ağır ilerliyordu. Elime bile aldım hiç bir şey yapmadı. Muhtemelen ve maalesef ki tatlı yaşamının son anlarını yaşıyordu. Üzülme kelebekçik, evrene ve ekolojiye yaptığın onca göremediğimiz faydanın yanı sıra, benim bloğuma da iz bırakmış oldun. Ve kimbilir dünyanın diğer ucunda senin kanat çırpışınla nasıl bir olaylar zinciri başladı :))





14 Ağustos 2017

Geleneksel Sarı..


Sarı orkidemiz geleneksel olarak bu yıl da tam zamanında açtı. Çok güzel açtı hem de bu kez (buraya kocaman bir maşallaahhh gelecek). Güneşimiz oldu resmen...







12 Ağustos 2017

Kurt Gölü



Yeni bir John Verdon kitabı daha bitti. Bu kez Verdon bize kara kışta kaybolmuş hafif fantastik bir öykü anlatıyor. Aslında olaylar eski tarz başlıyor ancak ilerleyen bölümlerde teknolojinin son noktasına kadar da uzanıyor. Bence tam filmlik bir kitap olmuş Kurt Gölü. Kitapta bir yerde Verdon, ana karakteri Gurney'i, Daniel Craig'e benzetiyor. İnşallah bir film göndermesidir bu.  Hep demişimdir kitaplarında süreci o kadar iyi işliyor ki Verdon, siz kendinizi Gurney yerine koyup olayı oymuş gibi çözmeye başlıyorsunuz. O nedenle de çıkan katil sizi şaşırtmıyor. Kitabın ortalarından itibaren zaten bir fikriniz oluşuyor. Burada önemli olan akıcı olaylar örgüsü ve süreç. Çok keyif alıyorum okumaktan. Bu adam hep yazsın ben de okuyayım. Anlaştık, tamam. 



11 Ağustos 2017

VosVossss :)


Yemeğe gitmek üzere dışarı çıkarken karşımıza çıktı bu şirin şey. Arkadaşıma (ki kendisi tam bir vosvos sever dir. İşe farklı vosvoslarla gelip durur) aaa bak bu vosvos çok güzel dedim. "Evet bugün onunla geldim" demez mi :))) Çok şirin şeysin sen yahuu...









10 Ağustos 2017

Hey Gidi Bulutlar...


Bir ara ne kadar çok bulut fotoğrafı çekmiştim. Sanırım bu blogda da onlarcası vardır. Geçen gün yine böyle bir bulut görünce eski günleri yad ettim. Ayrıca bu sıcakta bir parça bulut görünce seviniyoruz :) Kıymetlimisss..



31 Temmuz 2017

Yaşamak İstiyorum



İkinci Ayn Rand kitabımı da bitirmiş bulunmaktayım. Bu kadının inanılmaz bir dili var. Kitabı okurken resmen kendimi orada hissettim. Onlarla acıktım, onlarla üşüdüm, o tren yolculuğunu bile sanki ben yaptım. Öyle güçlü bir kalem. Sovyet ihtilalinin ardından kentlerine geri dönen Kira nın gözünden bakıyoruz o döneme. Kira dönemin siyaseti ile hiç ilgilenmemektedir. Tek istediği inşaat mühendisi olmak, binalar yapmak ve aşık olduğu Leo ile mutlu olmaktır. Yani özünde kira sadece istediği gibi "yaşamak" istemektedir. Ancak ihtilal sonrasının hem maddi hem manevi zorlukları bir türlü bu isteğine izin vermez. Soğuk, açlık, hastalıklar, yalanlar... 

Ayn Rand bireyselciliği savunan biri zaten. Ona göre devlet insanların konforlu yaşaması için sadece bir araç. Kira da öyle düşünüyor haliyle. Pekala başta söylemem gerekeni en sonda söyleyeyim; Zaten Ayn Rand'ın ilk kitabı olan "Yaşamak İstiyorum" bir tür otobiyografi. Kira karakteri de Ayn Rand'ın gençliği. Bunları düşünüp, bu yaşanılanların onda birini yaşamış olsa bile, bireyselciği anlaşılır sanırım. 

Kitapta beni rahatsız eden sadece Leo'nun karakter gelişimi idi. Sanki biraz uyumsuz oldu. Ya da şöyle mi düşünmek gerekir, "o zorluklar insana her şeyi yaptırabilir". Ha keza Kira da yoldan çıkmadı değil. Neyse daha fazla ipucu yok. Tavsiye ederim okuyun, hem güzel bir edebi eser okumuş olacaksınız, hem de o dönem hakkında merakınızı uyandıracak şeyler öğreneceksiniz. 




20 Temmuz 2017

Panda :)


Sipariş üzerine bir taş boyama yaptım geçen hafta sonu. Sipariş derken sattığımdan değil, bir arkadaşımın arkadaşı pandayı çok seviyormuş. Çocuk taşı ile geldi "abla bana panda çizebilir misin?" diye. Benim zaten canıma minnet. Bana boya olsun, renk olsun..






18 Temmuz 2017

Demir...



Yeni yeğenim 4 aylık oldu bile. İnşallah bir ay sonra gidip sevebileceğim. Tabii geleneksel olarak ona da yastık işledim. Henüz yastık halini almadı ama o işin kolay tarafı...





17 Temmuz 2017

Zebra...



Instagram'da ya da farklı mecralarda beğendiğim fotoğrafları arşivleyip daha sonra bunları çizmek gibi bir hayalim var. Bu hayali geçen gün bu zebra çalışması ile başlatmış bulunuyorum. Bu da fotoğrafın kaynağı. Aslında nefis bir deniz anası fotoğrafı vardı. İlk onu çizmiştim ama o resmi kimi karnıbahara kimi de beyine benzettiği için yokmuş gibi davranıyorum: )) 




16 Haziran 2017

Kadınsız Erkekler...


Bir Haruki Murakami kitabı daha biter...

Kısa kısa öykülerden oluşuyor "Kadınsız Erkekler". Hayatında önemli yerlere sahip kadınları kaybeden, aldatılan, bu kadınlarla yeni tanışan, hatta devam etmeye korkan, terkeden erkeklerin ruh hallerini anlatıyor kitap. Gizemli kurgularla. 

Benim favorim Kino oldu. Ama her öykü oldukça sürükleyici. Kitap aslında sadece erkekleri anlatmıyor, diğer açıdan da yaklaşıyor ve tüm bunlara tanık olan kadınların ruh hallerini de anlatmaya çalışıyor.  Yormayan ama basit de gelmeyen tarzıyla kolay okunuyor. 

Tavsiye ederim. 






14 Haziran 2017

Çiçekler...


Şu aralar havalar güzel ya atıyoruz kendimizi parklara. Ben de bir iki kare çekiyorum illa ki. Bu kez yakın çekim çiçekler, otlar temalı çekimler yaptım :)


















Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...