24 Kasım 2017

Fi, Çi, Pi



Herkeste görürdüm bu seriyi ama merakım dizisi ile başladı. Kısa sürede bitirdim üç kitabı da ve şunu söyleyebilirim ki kitabın yanında dizi hiçbir şey. Tabii zaten o kadar yoğun şeyleri dizi yapabilmeleri mümkün değil, prodüksiyon imkanları olsa da yaptırmazlar :)

Kitaplara bayıldım, tam da kitabın sonunda Azra'nın dediği gibi öyküsü ve karakterleri tamamen tuzak. Seni şöyle bir silkeleyip uyanmana neden oluyor, son kitapla da darbeyi vuruyor. Bu kadar yoğun iç hesaplamaşlamar, karakter analizleri ve bilgiler, böylesi güzel bir kurgu olmasa okutmazdı belki kendini. Çok akıllıca....

Kitaplar çok şeyle dolu ama özellikle şu cümle nedense yer etti bende...

"Fırsatlar biriktirilmez."






2 Kasım 2017

Anlatamam Görmen Lazım



Kış geldi mi ikinci evimiz gibi oluyor Çağdaş Sanatlar Merkezi. Yine ordan bir sergi "Anlatamam Görmem Lazım". Çocukluklarını zorluklarla geçiren özel çocukların, çizdiği, yaptığı, çektiği şeylerle dolu bir sergi. Detaylı bilgi için tık tık...

























31 Ekim 2017

Akşam...



Gece çok fazla fotoğraf çekmiyorum. Malum ışık meselesi. Ama bazen çok güzel şeyler denk geliyor öyle..









29 Ekim 2017

Körili :)



Bu aralar baharatlı mısır patlatması olayına fena sardık. Karabiberli, körili, kırmızı biberli, vs... Hafta sonları film keyfimize çok güzel arkadaş oluyorlar. Benim favorim körili...


28 Ekim 2017

İhanet



Bu sezonu İhanet ile açtık. Çok beğendim oyunu. Konu olarak dram olsa da, araya serpiştirdikleri komik karakterler ve tabii ki müzikleri sayesinde çok güzel 2 saat geçirdim. Birazcık Macide karakterinin sönük kaldığını düşünüyorum. Yani oyunculuk olarak da değil sadece, konuda da az yer verilmiş Macide'ye. Sacide çok baskın. Ama öyle gerçekçi oynadı ki, sahneye çıktığında arkadaşım "ıhhhh" (çıktı yılan) gibisinden tepkiler verdi. O kadar kaptırmışız yani.

Müziklerine ayrı paragraf açmam lazım (çok karizmatik oldu böyle, paragraf açmak falan :DD ). Nefisti. Hem seçilen şarkılar, hem de o taş plaktan çıkarcasına yumuşak, tikrek yorum. Bayıldım. Herkes bayıldı. 

Güzel oyundu vesselam. Tavsiye ederim. 

Oyun hakkında bilgi için tıktık....



Küçük Tiyatro'ya her gidişimde beni saran "fotoğrafımı çek, hadi çeksene" 
havasına yine yenik düştüm. 




26 Ekim 2017

Sanatsal :p



Bazen içim dolup dolup taşıyor, bir şeylerin fotoğrafını çekmek, orjinal şeyler yakalamak istiyorum. Ama fotoğrafçılık dediğin oturduğun yerden kolaya kaçarak olmuyor işte. En yakınımda bulunan şeylerden, evirsem de çevirsem de orjinal şeyler çıkmıyor. Açık bir harici disk, meyva tabağı ya da kirli camların arkaları....

Ama elleşmeyin, kendimi gaza getirme çabalarım bunlar :))








25 Ekim 2017

Ada



Çok güzel dünyalar yaratıyor Aldous Huxley. Yazdığı yılları düşününce kitapları daha bir kıymetli oluyor benim için. Sadece hayal gücüne odaklı da değil, ciddi toplumsal eleştirilerle kuruyor distopyasını. Ada da tıpkı "Cesur Yeni Dünya" gibi, eğitiminden tarımına, cinselliğinden beslenmesine, dini ayinlerinden sosyal yapısına  kadar hayali bir toplumu gösteriyor bize. Ve yine bu toplumun başına tehlikeli olaylar geliyor. Sürükleyici bir kurguya sahip olaylar zincirini, derin incelemeleri ile birlikte sunuyor kitap. Öyle ki, olaylara kaptırıp sayfalarca okurken, bir anda bir paragrafta saatlerce düşünebiliyorsun. Bayılarak okudum. 



24 Ekim 2017

Nesin Sen...



Akşam servis beklerken çıkıverdi bu güzellik karşımıza. Elma mı, başka bir şey mi bilemedim. Eeee önümüz kış, yakında böyle şeyler olmayacak, olsa da hava kararmış olacağı için göremeyeceğiz....




23 Ekim 2017

Boşluk...



Hafta sonu Çağdaş Sanatlar Merkezinde ki "Boşluk" Sergisine gittik. Çok güzel, derin eserler vardı. Hele bir ayna olayı vardı ki, maalesef fotoğraflarla anlatılabilecek bir şey değil. Bizzat görmek lazım. 



















































11 Eylül 2017

Uçurtma Avcısı




Off ki ne of. İnsanın yüreğine oturan bir kitap bu. O kadar çok şey var ki inanılmaz. Edebiyatı çok güzel, okuması çok zor  bir kitap oldu benim için. En son bunu "Az" da hissetmiştim. İçim şişti. Okuduklarımı sindirmek için zaman zaman durdum. Ara verdim. Çok etkilendim. Çok beğendim. Çok da bir şey yazmaya gerek yok sanırım bunun için. Okumayı geciktirdim diye kızıyordum kendime ama iyi ki de bekletmişim... 




8 Eylül 2017

Unicorn :)



Canım yeğenim "Hala bana taş boya" dediğinde önce ne çizeceğimi bilemedim. Prensese bir şey beğendirmek zor zira. Sonra buldum bunu. Çok sevimli olmadı mı :))


6 Eylül 2017

Tatil Dönüşü


Bir tatil döneminin daha sonuna geldik. Geriye güzel anılar, tatlı yorgunluklar, nefis manzaralar ve objektifimden kareler kaldı. Bu tatilim starı yeni yeğenim Demir idi. Bir saat sonra özlemeye başladığım, kucağımdan indirmediğim minik demirim. Bak yine özledim :))

Onun dışında tabii bol bol deniz, güneş, ırmak vs. 





Gece, Melek ve Bizim Çocuklar...







 Sen geçerken sahilden sessizce, gemiler kalkar yüreğimden gizlice...




 Kalbim, oralarda bir yerlerde kaldı....


 Suret...


Suya yıldız serpiştirdim...






 Hem Zafer Bayramını, hem de doğum günümü kutladık :)

Uzanmışım Kumsala... Güneş damlar tenime...




 Çekmelere doyamadığım nehir...






Ankara yolcusu kalmasın...




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...