28 Ağustos 2012

Hayatın Renkleri #10 - Ofis



Farkettim ki, bir şeye odaklanırsanız, diğer birçok şey önemini, rengini yitiriyor. O şeyin rengi neyse sizin renginiz de o olabiliyor. Bazen çabuk geçiyor etkisi, diğer renklerin farkına varıyorsunuz. Bazen de o renk gitse bile diğerleri geri gelmiyor. Herşey artık size siyah-beyaz geliyor. Böyle küskün olmamak lazım, böyle bir lüksümüz yok. Hayat geçip gidiyor. Her dakika sana bir renk çarpıyor ve sen görmüyorsun. Bunu kendine yapmaya hakkın yok. Gerçi şans da çok önemli tabi.




Bir arkadaşım, "İstediklerinin olması için, çok çok şanslı olman lazım" demişti. Evet biliyorum, çoğu noktada "insan şansını kendi yaratır" gerçeğini inkar ediyorum (Ben bu kadar uğraşıyorsam neden buna "şans" deniyor ki gibi enteresan düşüncelerim var). Etmemem lazım. Biri beni uyandırsa iyi olur, peri tozu yok, sihir yok...:) Yine de bir zar atayım ve "6" gelsin istiyorum.

Bunun dengesini kurmam lazım, her an mücadeleye hazır, gerçekçi,  bir o kadar da romantik ve mucizelere inanan biri olmak istiyorum. Böyle, "istiyorum, istiyorum" diye tutturunca aklıma yıllar öncesinde Beyaz' ın canlandırdığı Psikopat karakteri geliyor :) Döner istiyorum ama dönmesin istiyorum.... :D

Ve yine şimdilerde İşler Güçler' in jenerik müziğine benzetiyorum kendimi. "Ne kadar da gerçekçi, bir o kadar romantik"....




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...