12 Aralık 2014

Kukla


Bir Ahmet Ümit kitabımızı daha bitirdik :) Kukla'yı okurken başlarda biraz zorlandım diyebilirim. Çok fazla iç konuşma vardı. Tabii ki bu karakteri anlamak adına çok faydalı bir şey ancak Ahmet Ümit'in o usta kurgu oyunları için sabırsızlanan ben bu kısımları biran önce bitsin mantığı ile okudum (ne kadar yanlış bir şey oysa.. ). O nedenledir ki kitabın ilk 200 sayfasını üç haftada, son 300 sayfasını bir haftada bitirdim :)

Bu kez Ahmet Ümit, politik konuları, 80'li yıllara kurban edilmiş hem sağ hem sol gençleri anlatmış. Yaşadıklarının psikolojilerine olumsuz etkileri, birden fazla cinayetin bulunduğu bu romanda yine usta bir kurgu ile önümüze serilmiş. Tabii devletin çeşitli kurumlarındaki çeteler, mafya, medya oyunları da kitabın tuzu biberi olmuş adeta.


Artık iş hevesini kaybetmiş, boşanmış, hafif çapta alkolik bir gazeteci olan Adnan Sözmen' in hayatı 20 yıl görmediği üvey kardeşinin bir anda karşısında belirmesi ile değişiyor. Doğan, 1980' lerde karanlık işlere bulaşmış, yurtdışına çıkmış, sonra yaptıklarını itiraf etme bahanesi ile gazeteci üvey kardeşinin hayatına girmiştir. Adnan'ın istemeye istemeye içine çekildiği bu olaylar zinciri daha fazla ölümü, tehlikeyi ve acıyı beraberinde getirir. Artık Adnan'ın olayı çözmekten başka şansı kalmamıştır. Veee tabii ki olaylar olaylar...

Bu arada Ahmet Ümit, sadece karakter analizi ve aksiyonla kalmıyor, Tufan Abi aracılığıyla felsefeye de dokunuyor. Her yönden doyurucu bir kitap sizin anlayacağınız. En çok de beni ters köşeye yatırmasını seviyorum. Kitabın ortalarına doğru tamam asıl suçlu bu diyorum, sonra böyle net cümleler kurabileceğim iki üç karakter daha giriyor... :) Hafif çapta gıcık bile oluyorum. İlla kitabı bitirmen lazım yani.... Özetle Ahmet Ümit severlerin hayal kırıklığı yaşamayacağı bir başka kitabı efendim. 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...