17 Mayıs 2015

Az..


Ne ağır, ne güzel, ne sürükleyici bir kitap olmuş bu. Açıkçası okumaya başlarken böylesi bir şey beklemiyordum. Ama daha kitabın başında tokat yemiş gibi oldum. Sinir oldum, kalbim sıkıştı, tiksindim, acıdım, üzüldüm, şaşırdım ve en zoru da bu duygular tüm kitap boyunca devam etti. Bir kaç noktada ağladığımı bile hatırlıyorum. Çok güzel ama çok ağır bir kitap olmuş Az.. 

İnanın bana kapağından, arkasındaki yazıdan vs. hiç tahmin edemeyeceğiniz şeyler oluyor. İki çocuğun hayatını öğreniyoruz paralel olarak. Biri kız biri erkek. Birinin adı Derda, diğerinin Derdâ... Birisi çocuk yaşta evlendirilip İngiltere'ye gönderilmiş. Diğeri mezarlıkta su satarak geçimini sağlıyor. Aynı zamanda farklı yerlerde farklı acılar yaşayarak birbirlerine hazırlanıyorlar (Bu kısım kitabın arkasında yazan yorumla örtüşüyor).

İlk önce Derdâ'nın hikayesini okuyoruz. Zorla evlendirilişini, yabancı bir ülkede çektiği acıları, hayatta kalma içgüdüsünü öğreniyoruz. Ve tam da dünyanın en zor şeylerini bu kız yaşamış derken, diğer Derda'nın öyküsü başlıyor ve öylece kalakalıyoruz. Kimin hikayesi daha ağır kararsız kalıyoruz. Ve mükemmel bir kurgu ile iki Derda'nın yollarının nasıl çakıştığına tanık oluyoruz. Sırf bu kurgunun güzelliği için bile diğer Hakan Günday kitaplarını okumaya can atıyorum.


Aslında kitapta hissettiğim sadece UMUT oldu benim. Yani hayatınız ne kadar zor olursa olsun, ne kadar acı çekerseniz çekin, ne kadar pes ederseniz edin, ne kadar bu yaralar iyileşmez derseniz deyin inanın hala her şey çok güzel olabilir. Kitap o kadar acı, şiddet ve gerilimin arasından adeta "umut" diye bağırıyor. O yüzden okurken ne kadar rahatsız olursam olayım bittiği zaman yüzümde bir gülümseme vardı :) Şu cümlelere rağmen...

"... Sonra da hayatı boyunca kurmuş olduğu bütün hayalleri düşündü. İçlerinden sadece biri gerçek olmuştu. O da gerçekleşmemesi gerektiği için hayal olarak kurulmuştu. Sadece hayalde kalacağı için kurmaya cesaret ettiği tek hayali gerçek olmuştu. Sonra başka bir şey düşündü: Kim seçiyor acaba, dedi içinden. Hangi hayalin gerçek olacağını? O hayali kuran mı, yoksa o hayali kurduran mı?..."

"... Belki de bu sayede hayat devam ediyordu. Kimse, neye neden olduğunu önceden bilmediği için... Çünkü her davranışının zaman içindeki bütün sonuçlarına önceden tanıklık eden kişinin ilk tepkisi büyük ihtimalle, durmak olurdu. Durmak ve durdurmak. "




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...