Ana içeriğe atla

İşte Benim Zeki Müren !


Hani bu pazar Seğmenler Parkı'na gitmiştim ya. Hatta belirtmiştim günümün en güneşli kısmı oldu diye. Bir de Pazar gününün "Sanat Güneş" li kısmı var :)). Parkta güneşlendik, kitabımızı okuduk vs. dönüş yoluna geçtik. Yürüyelim dedik Kızılay'a kadar, malum yollar güzel zaten. Akay Kavşağı'na yaklaşmıştık ki Çankaya Belediyesi Sanat Kültür Merkezi' ni gördük. Zeki Müren sergisinden bihaber girip etkinlik kitapçığı alalım dedik. İçeri girdiğimizde ise Zeki Müren nağmeleri geliyordu bir yerlerden. Öğrendik ki "Zeki Müren Fotoğrafları ve Özel Eşyaları" sergisi varmış. Kaçar mı, kaçmaz tabii. Hem onun hayatının, kariyerinin kronolojik fotoğrafları, hem özel eşyaları, giysileri, ayakkabıları, hem de hafiften gelen Zeki Müren sesi ile çok güzel zaman geçirdik. Hatta küçük bir salonda Zeki Müren filmlerinden kesitler izleme şansına bile sahip olduk. Dünyaya böyle bir yorum, böyle bir ruh gelmez bir daha, gelmeyecek.  Ruhu Şad Olsun...
















Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sünger Bob ve Patrick... :)

Bir taş boyama daha tamamlandı. Hem zaman güzel geçti hem de minik bir kalp mutlu edildi (yani umarım...). :)))

Telgrafın Tellerine Kuşlar mı Konar ?

Üçüncü etamin işimi de bitirdim. Aslında örnek aldığım fotoğrafta bu kuşlar 4 tane idi ve kalp şeklinde kuyrukları vardı. Ancak hem benim kasnağıma sığmadığı, hem de fazla kalabalık durduğu için ben biraz değiştirdim. Ha bir de göbekleri beyazdı, ben kendi renklerinin açık tonlarını tercih ettim. Bu hali bence daha güzel oldu. Son bir adım kaldı. O da çerçeveletmek. Noel Babayı da henüz çerçeveletmedim. Çerçeveciyi ihya edeceğim bu gidişle. Puzzle, etamin derken bir sürü şeyi biriktirdim çerçeveletmek üzere.  Şimdiki projem bir doğum günü hediyesi :) Hadi bakalım. Bir işe başlamak, o işin yarısıdır derler...  Güm güm...   Göbekleri de doldurduk mu, tamamdır...  Favorim...

Sid' in İntikamı...

Nasıl ki Star Wars serisinin en dramatik ama en sevdiğim bölümü "Revenge of the Sith" ise, şimdiye kadar yaptığım en zor kanaviçe de bu oldu ( Cümleyi toparlayana bir yastık hediye edeceğim :)) ) . Kısaca anlatmak istiyorum hikayesini.... Her şey arkadaşıma doğum günü hediyesi projemle başladı. Ona bir şeyler işlemek istiyordum ama sevdiği bir şey olsun diye düşündüğümden ağzını aramaya başladım. Bir muhabbetin ortasında,  Ice Age' deki Sid' i çok sevdiğini öğrendim. Tamamdır dedim, Sid' i işleyeceğim. Oturdum bilgisayar başına Sid şablonu arıyorum. Kesin vardır diye de anlamsız bir özgüvenim var. Ama yok, yani istediğim gibi yok. Ya küçük ya da aradığım gibi değil.  Tabii ben ümitsizliğe kapıldım ve başka bir şey yapayım bari girişimlerine başladım ama aklım kaldı Sid'de. İçimdeki "yapabilseydim çok güzel olacaktı" sesleri baskın çıktı ve şablonunu kendim çıkarmaya karar verdim   Önce bir Sid fotoğrafı buldum. Sonra onu