Ana içeriğe atla

Taze Bitti: Film Eleştirisi El Kitabı...


Benim sinema sevgimi belki biliyorsunuzdur. Hatta naçizane bir sinema bloğum bile var. Sinema, benim en çok ilgi duyduğum sanat diyebilirim. İzlemesini, üzerine düşünmesini severim, eğlenirim. Hatta beğendiğim bir filmi defalarca izleyebilirim. Ve her defasında da yeni bir şeyler fark etmişliğim olur. İzlemekle de kalmaz, yazarım o filmleri. Bundan da enterasan bir zevk alıyorum :) 

Benim bu ilgi alanımı bilen bir arkadaşımın şahane bir hediyesi idi bu kitap. Timothy Corrigan' ın kaleminden "Film Eleştirisi El Kitabı"...Kitap resmen ders kitabı gibiydi. Üzerinde çalıştım desem yeridir. Kitabı bitirdiğimde kendimi bir kaç haftalık sinema kursuna gitmiş gibi hissettim.


Film eleştirisi yaparken nelere dikkat edilmeli? Kitabın ana konusu bu. Tabii ki kitap mevzuyu çok profesyonel bir açıdan ele alıyor. Zaten Timothy Corrigan, Pensilvanya Üniversitesi' nde bir eğitmen. Kitapta öğrencilerinin ödevlerini de paylaşıyor. Teknik açıdan "nelerin" yazılması gerektiğini, edebi açıdan da "nasıl" yazılması gerektiğini çok güzel derlemiş kitabında.

Kitabı bitirdikten sonra yazılarımı düşününce kendime gülümsüyorum. Sonuçta benim profesyonel bir kaygım yok ama artık yazılarıma dikkat edeceğim.

Kitap için arkadaşıma, içeriği için Corrigan'a, tüm bunların doğmasına sebep oldukları için Lumière kardeşlere teşekkürü borç bilirim. 






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sünger Bob ve Patrick... :)

Bir taş boyama daha tamamlandı. Hem zaman güzel geçti hem de minik bir kalp mutlu edildi (yani umarım...). :)))

Telgrafın Tellerine Kuşlar mı Konar ?

Üçüncü etamin işimi de bitirdim. Aslında örnek aldığım fotoğrafta bu kuşlar 4 tane idi ve kalp şeklinde kuyrukları vardı. Ancak hem benim kasnağıma sığmadığı, hem de fazla kalabalık durduğu için ben biraz değiştirdim. Ha bir de göbekleri beyazdı, ben kendi renklerinin açık tonlarını tercih ettim. Bu hali bence daha güzel oldu. Son bir adım kaldı. O da çerçeveletmek. Noel Babayı da henüz çerçeveletmedim. Çerçeveciyi ihya edeceğim bu gidişle. Puzzle, etamin derken bir sürü şeyi biriktirdim çerçeveletmek üzere.  Şimdiki projem bir doğum günü hediyesi :) Hadi bakalım. Bir işe başlamak, o işin yarısıdır derler...  Güm güm...   Göbekleri de doldurduk mu, tamamdır...  Favorim...

Sid' in İntikamı...

Nasıl ki Star Wars serisinin en dramatik ama en sevdiğim bölümü "Revenge of the Sith" ise, şimdiye kadar yaptığım en zor kanaviçe de bu oldu ( Cümleyi toparlayana bir yastık hediye edeceğim :)) ) . Kısaca anlatmak istiyorum hikayesini.... Her şey arkadaşıma doğum günü hediyesi projemle başladı. Ona bir şeyler işlemek istiyordum ama sevdiği bir şey olsun diye düşündüğümden ağzını aramaya başladım. Bir muhabbetin ortasında,  Ice Age' deki Sid' i çok sevdiğini öğrendim. Tamamdır dedim, Sid' i işleyeceğim. Oturdum bilgisayar başına Sid şablonu arıyorum. Kesin vardır diye de anlamsız bir özgüvenim var. Ama yok, yani istediğim gibi yok. Ya küçük ya da aradığım gibi değil.  Tabii ben ümitsizliğe kapıldım ve başka bir şey yapayım bari girişimlerine başladım ama aklım kaldı Sid'de. İçimdeki "yapabilseydim çok güzel olacaktı" sesleri baskın çıktı ve şablonunu kendim çıkarmaya karar verdim   Önce bir Sid fotoğrafı buldum. Sonra onu