25 Şubat 2013

Trabzon, Kung Fu, Oscar...


Hafta sonum oldukça verimli geçti. Cumartesi günü temizlik yaptım. Genelde böyle zamanlarda bir bahane buluyorum ve temizlikten kaçıyorum. Ya da yüzeysel yapıp geçiştiriveriyorum. Ama bu kez cuma gecesinden psikolojimi hazırlamıştım. Cumartesi sabah kalkar kalkmaz başladım ve öğleden sonra bitti temizliğim. Üzerimden resmen büyük bir yük kalktı. Evim de çiçek gibi oldu diyebiliriz... :)

Sonrasında dinlenip birikmiş dizilerimi izledim. Bir kaç bölüm Behzat Ç., bir kaç bölüm de Person of Interest. Ailem buradayken TV ve PC den mümkün olduğunca uzak duruyorum da :)


Cumartesi arkadaşım aradı "Yarın Trabzon Etkinliğine gidelim mi" dedi. Olur dedim. Sonuçta Karadeniz kültürünü çok severim. Eee arkadaşım da Karadenizli. Neden olmasın ? Ancak inanılmaz bir kalabalık vardı. Ne standlar gezilebilirdi o kalabalıkta ne de içerisi. Biz de vazgeçtik. Kızlarla bir yerde kahve içmeye gittik. İyi ki de öyle yapmışız, muhteşem bir sohbet oldu. Böylece Pazar günkü mükemmel havayı da harcamamış olduk. 

Tüm bunların yanı sıra bir sinefil olan ben, arkadaşımdan aldığım filmlerden iki tanesini de izledim tabii. "The Words" ve "Ip Man". The Words' ü çok beğendim, kitap içinde kitap içinde kitabı anlatıyordu film. Üç hikaye, üç ayrı zaman, üç ayrı yaşam. Özellikle eski dönem çekimleri çok güzeldi. 


Ama bir Ip Man vardı ki... O ne karizmatik adam, o ne güzel Kung Fu sahneleri. Evet film baştan sona Kung Fu. Yip-Man' in gerçek hayat hikayesini anlatıyor. Yani Bruce Lee' nin hocasının. Utanarak söylemeliyim ki bu adamdan da yarattığı Wing-Chun kung fu akımından da yeni haberim oldu. Neyse geç de olsa tanışabildik kendisi ile. Siz de benim gibi çocukluğunuzu VHS videolarla ve Amerikan Ninja serileri ile geçirdiyseniz muhtemelen Kung Fu yu seversiniz. 


Bu sabaha karşı olan Oscar Ödül Törenini izleyememek ise her zamanki gibi içime oturdu. Her ne kadar Gangs of New York' u 10 dalda aday gösterip hiç ödül vermedikleri o yıl Oscar' a küsüp, güvenimi yitirsem de sinema için bu kadar önemli bir geceye kayıtsız kalamıyorum. Dün gece bir ara gözlerimi açtığımda Life of Pi en iyi görsel efekt ödülünü aldı ki sonuna kadar haketmişti. 


Tekrar uykuya dalıyordum ki Halle Berry' nin o muhteşem elbisesini gördüm. Sonra da rüyalara daldım. Neden Oscar Töreni Pazar gecemize rastlıyor ve neden ben işe gitmek için 06:00 da kalkmak zorundayım  ki...Beni bu şartlarda çalıştıranlara kung fu yapmak istiyorum :)))



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...