23 Şubat 2012

Can boğazdan gelir...geçemez...



Atalarımız her ne kadar bu sözü "bol bol gıda alın, sağlıklı olun" anlamında dediyse de benim şu günlerdeki durumun için bu boğaz, gerçek anlamdaki boğaz. Yani anatomik olarak kafam ile gövdemi birleştiren kısım. Gerçekten şu aralar canımın oralarda bir yerde sıkıştığını hissediyorum zira kalbim oradan atıyor gibi. İki gün önce başlayan boğaz ağrısı ve gıcıklanma dün tavan yaptı. Öyle ki bugünü evde geçirmek zorunda kaldım. Demem o ki dostlar, hastayım, yazıyorum, görünmez hayalinle... :)

Hasta olduğum zamanlar hep bir kararsızlık yaşarım. Her ne kadar her kafadan "dinlen" sesi çıksa da, yatınca daha çok hasta oluyormuş gibi hissediyorum. Ancak ayaklanınca da bir kaç saat sonra acısı fena çıkıyor. Dün sabah ayaklanma yolunda verdiğim karar, işten izin alıp evde yatmamla sonuçlanınca bugün de dinlenmeyi tercih ettim. Bakalım ne olacak.

Geriye dönüp tüm kış boyunca aldığım vitaminlere bakınca, kendimi, sürekli atak yaptığı maçta, kontra ataktan gol yiyen takım gibi hissediyorum. Hatta kış biterken bu duruma düşmem, bu golün son dakikalarda geldiğini gösteriyor.

Oldukça trajikomik geçirdiğim iki haftanın finali de sağlam oldu bu hastalıkla. Kızgınlık, kırgınlık, pişmanlık ve çaresizlik üstüne bu hastalık, konseptin kaymağı oldu resmen. Bunun üstüne bozulan kombime sıkışan 250 TL yi de ekleyince ruhum hazımsızlık yaptı. Ev sahibi ile sıkı pazarlık sonucu zararımı oldukça düşürsem de, cüzdanımın,  geçen günlerde kendisine yazdığım mektubun intikamını aldığına eminim :/. Bu kadar terslik üst üste gelince kendimi, şu yolda yürüken durduk yere kafasına demir örs düşen çizgi film kahramanlarına benzetiyorum :) Çıkmak lazım değil mi artık bu karamsar moddan. İleride bir tabela görür gibiyim. Umarım çıkışı kaçırmam da "daha neşeli günler sapağı" ndan yoluma devam ederim.



Evde geçirilen iki haftaiçi günü ile birlikte, muhtelif izdivaç programları, yemek tarifleri ve kadın muhabbetleri güncellememi de yaptım. Bunlar beni birkaç ay idare eder artık.

Böyle durumlarda aklıma hep "You've Got Mail" filmi geliyor. Meg Ryan' ın hasta olduğu sahnede, kapıda beliriveren papatyalar.  Biliyorum öyle saçlarım olmadıkça zor papatya falan gelmesi. Şu anki saçlarımla bana gelse gelse vitamin broşürü gelir. :)

Sıkıldım evde olmaktan, işe gitmek istiyorum. Sevgili canım boğazımdan geçer geçmez.... :/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...