Kayıtlar

3/4 yaprak...

Resim
O kadar soğuk bir gündeyiz ki, sonbaharı özledim. O zamandan kalma bir fotoğraf ile içim ısınsın istedim. Biraz anormalim sanırım, insanlar genelde kumsal fotoğraflarına vs. bakar. Benim özlediğim mevsim çok sıcak da değil. Ama seviyorum.. Tam bunları yazarken radyodaki sesin "Erzurum -31' i gördü arkadaşlar" demesi üzerine de vicdan yaptım ...burası olsa olsa - 10 derece. Nankörlük mü acaba bizim ki? Ama soğuk işte, hem de çok soğuk...

Müzik Kutusu...

Resim
Bir çok şeyi yaşarken öğrenmemiz ne acı. Mesela şimdiki aklım olsa hayatımdaki tüm eşyalara, hediyelere ayrı biz özenle bakardım. Hepsinde bir anı saklı çünkü. Bizi biz yapan anılar...  Son tatilimde ailemle eski günleri yad ettiğimizi anlatmıştım. O gün bana ait birkaç eşya buldum. İlk baktığımda anımsayamayacağım kadar eski şeyler... ve aslında önemli şeyler. Özellikle müzik kutusu, tamamen unuttuğum ama görünce de "ben bunu nasıl unuturum" diye utanacağım kadar önemli bir hatıraydı.  Bir keresinde, canım sıkılmıştı. Kim bilir neye kızmıştım?..Kardeşime, anneme...? Kapanmış odama defalarca dinlemiştim. Göz yaşları, gözler başka bir şeyle oyalanırken daha kolay akıyor sanırım. Müzik kutumun üzerindeki dans eden çifti izlerken hem ağlamış, hem dinlemiştim. İnsanoğlu ilginç gerçekten. O zamanlar en kötü anımda bile sığınacağım kadar önemli olan bu eşyayı ne zaman unuttum? Neler onun önüne geçti? Onu bir çekmeceye kapatacak süreç neydi? Hiç hatırlamıyorum. Sanırım...

Festival...

Resim
Sabah uykulu bir halde camdan bakılır, o kadar erken kalkıyorsundur ki henüz sokak lambaları sönmemiştir. İşte o lambanın ışığında lapa lapa kar yağdığını görürsün. Beynin "müzik kutusu" otomatik olarak devreye girer. Mırıldanmaya başlarsın....Geleneksel "Her yerde kar var" günlerine hoş geldiniz. :)

Bin Parçaya Bölündüm...:)

Resim
Yaklaşık 10 gündür sabırsızlıkla beklettiğim sevgili puzzle' ma hafta sonu başladım. Uzun zamandır puzzle yapmadığım  için tempoyu yakalamam biraz zaman aldı. Parçaları renklerine göre ayrıldım ve çerçeve parçaları ile başladım işe. Çerçevesini tamamladım. Bir puzzle'n çerçevesi bitmişse işin yarısı bitmiştir derler ya, hurafe o laf. İnanmayın. Yok öyle bir şey, zira çerçeve 1 saatte bitti ama tüm hafta sonu boş kaldıkça yapmama rağmen sadece % 30 luk bir kısmı bitirebildim. Sindire sindire gidiyoruz. Fil gibi...ağır ve sakin :)  Üç silahşörler...  Yapamayacağım ben bunu diye efkarlanıp kendimi içkiye vurdum  :) :p  Sonra "hayır kızım sen bunu başarabilirsin" diyerek aldım kahvemi ve başladım çerçeveye... İlerleme kaydettim mi ne?

Hatıra Defteri...

Resim
Eskiden tüm hislerini, seni hislendiren şeyleri bir yerlere kaydetme olanağın yoktu. Sosyal Medyalar, bilgisayarlar, telefonlar...Hiçbir şey yoktu. Sadece bir kağıt bir kalemdi elinde olan. Mektuplara ve defterlere kaydetmeliydin tüm anılarını, hislerini, fotoğraflarını ve babam bunu iyi değerlendirmişti. Askere gittiğinde anneme olan aşkını dile getirdiği, kendince çizip süslediği, romantik şarkılar yazıp, o zamanın ünlülerinin fotoğraflarını yapıştırdığı bir defter yapmıştı kendine. Çocukluğumdan hatırlıyorum o defteri. Ara sıra bakar dizi karakterleri gibi annem ve babamın o günlerini hayal etmeye çalışırdım. Yılbaşı tatilinde ailemle bol bol nostalji yapma fırsatı bulmuştuk. Eski fotoğraflar, defterler, hatıra eşyalar... Hepsi çekmeceden çıkarıldı, hepsine ait anılar anlatıldı, hatırlandı, hatırlanamadı. Zamanın nasıl da hızlı akıp gittiğini kuşak farkı gözetmeksizin anladık yine, yeniden. İşte o muhabbet sırasında söz konusu defter elime bir kez daha geçti. Biraz da günlük...

Keçe...

Resim
Fikir benden, yapması Tarçın ' dan :) Ellerine sağlık...Son 15 gündür odamıza renk verdi bu güzel süs. Tamam biliyorum keçeyi kesmek zor zanaat, ama ortaya çıkan şeyin güzelliği görünce, değiyor sanki bu çabaya... Yılbaşı süslerini camdan indirme geleneğini an itibari ile kaldırıyorum. Onlar o camda duracak arkadaş... :)

Ocak diyor ki...

Resim
Yeni yılın ilk mesaisinden merhaba. Çok mutluyum, acayip de enerjik bir havadayım. 5 günlük tatil ardından 8 saatlik yolculuk sonrası, daha tam dinlenemeden işe başlamak harika bir duygu. Herkese tavsiye ederim :) !!!! Ofise gireli iki saat oldu ama ben hala işlerle ilgili bir şey yapmış değilim. Toparlanmak lazım ama yılın ilk postunu yazmadan olmaz. Sakin, aile ile iç içe bir yılbaşı geçirdim. Geçen yıl ailemle geçirmediğim için daha kıymetliydi bu yıl. Yılbaşı pastasını da bu yıl ben yaptım... Nehir' i sevdim. O da beni. Güzel havaları içime çektim...Çörek otlu ve patlamış narlı bir yıla girdik :) Haydi bakalım... Susan Miller takvimimizin son yaprağına geldik. Artık yenisini almak lazım... Neyse ki yolculuğum sorunsuz geçti. Tam üç tane film izledim. Birisi korku filmi idi ki "The Woman in Black" olur kendisi. İzlediğime, izleyeceğime pişman oldum. Hayır yani otobüste çığlık da atamazsın. Benimki de iş...Ne diye izlersin değil mi? Tut...