Kayıtlar

Mevsimler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bahar mı Kış mı?

Resim
Bu fotoğrafları yükledikten bir gün sonra kar yağdı :/ Pandemi zaten zaman kavramını yok etmişti. Mevsimler de birbirine girdi tam oldu... 

Yılın İlk Karı ;)

Resim
Bu sene 24 Aralık Perşembe günü karlı bir sabaha uyandık. Senenin ilk karı. Havalar hiç normal ilerlemiyor. Ne kar ne yağmur yağdı adam akıllı. Senenin ilk karı da aksama kadar yok oldu gitti. Sadece cefasını çektik çünkü bir saat kadar yollarda nasıl kaymadan gidebiliriz diye çabaladık. Arabaya resmen gaz verdik "hadi kızım yaparsın sen" diye :)   Her koşulda gezegenimiz zor günler atlatıyor. Korkarım ki böyle giderse korona falan ikinci sorunumuz olacak. Susuz bir kış , zor bir yaz demek. Umarım geç de olsa yağış olur. 

Sarı Sarı Yapraklar...

Resim
Her sonbahar Vadi'ye inip farklı kareler peşinde koşmak :)

Mart Bitti Demeden Bitmez...

Resim
Ankara'da iseniz mümkün olabiliyor çiçek açmış ağaçlar üzerinde kar görmeniz. Ben hep demişimdir zaten, "Mart bitti demeden bitmez". .. Bu çiçek resimlerini yaklaşık iki hafta önce çekmiştim. Ben postunu yapamadan kar yağdı bile ...Kış son demlerinin keyfini çıkarıyor...

Doğanın Çığlığı...

Resim
Küresel ısınma yadsınamaz bir gerçek biliyorum. Dünyayı hep birlikte mahvettiğimizi ve tüm dengeleri bozmaya başladığımızı da biliyorum. Ama buna tanık olacağımı, aradaki farkın bu kadar kısa sürede, bu denli gözle görülür olacağını hiç tahmin etmiyordum. Ankara'ya henüz gelmedi yaz (Kesin bilgi yayalım...). Nisan sonu, Mayıs başı gibi gördüğümüz "Kırk İkindi" yağışları şu an olmakta. Sıcaklık ise akşamları üşüten cinsten. Son iki haftadır güneşe hasretiz. Haziran böyle geçecek gibi... Buna rağmen doğa nasıl da mücadele ediyor. Evimin hemen çıkışında merdivenlerde gördüğüm bu çiçek isyanı ne de güzel anlatıyor. "Toprak bulamazsam, betonda da açarım"... 

Yılın İlk Karı...

Resim
Bu sabah yağdı :) Tabii ki tutmadı ama ruhu alıştırırcasına beyaz kapladı her yeri, kısa süreliğine de olsa. Kış "Geliyorum, hazır olun" dedi bu sabah. Kalın giysiler, ev planları, uzun geceler için el işleri, filmler, kitaplar, müzikler, sıcak içecekler... cephanemiz hazır, biz hazırız. Bekliyoruz :) 

Yağmur Yağıyor, Seller Akıyor...

Resim
Hayır hayır arap bacıyı mevzuya karıştırmaya hiç niyetim yok. Ancak Ankara ciddi ciddi yağmura teslim olmuş, yollar ve metro istasyonları (!) sularla dolup taşmışken camdan boş boş bakan birileri var sanırım...  Açıkçası bu yaz kurak geçecek diye korkuyordum. Ancak şu sıralar ciddi anlamda güneşe hasret kaldık. Biraz karamsar havalar olsa da doğa için seviniyorum. Sadece seller olmasa insanlar mağdur olmasa daha mı iyi olacak ne? Bu konuda da doğaya suç atamayız sanırım.  Evet tam zamanı... Sıcak bir şeyler içmek, okumak ve yazmak için... Ve evet Haziran'dayız :)

Hıdırellez...

Resim
Bu gece, bir kaç saat içinde evrene yüklü miktarda dilek salınacak. Dualar edilecek, gül ağaçlarının altına çizilecek, kağıtlara yazılıp gömülecek belki de... Herkesin yuvasına bereket, gönlüne huzur diliyorum... Hoş geldin yaz....

Baharı Bekleyen Kumrular...

Resim
Biziz o şu ara. Dikdik gözümüzü yola, bekliyoruz baharı... Mevsimler arasında ciddi bir savaş var. Bu fotoğrafı Pazar günü çekmiştim. Bir gün öncesinde Ankara'da ciddi ciddi kar yağıyordu. Bir gün sonrasında hafif güneşli bir hava bugün yine sevimsiz ve karanlık. Şu amansız savaşı Bahar kazansa da, güneşli havalara uyansak artık...Özledim.

Festival...

Resim
Sabah uykulu bir halde camdan bakılır, o kadar erken kalkıyorsundur ki henüz sokak lambaları sönmemiştir. İşte o lambanın ışığında lapa lapa kar yağdığını görürsün. Beynin "müzik kutusu" otomatik olarak devreye girer. Mırıldanmaya başlarsın....Geleneksel "Her yerde kar var" günlerine hoş geldiniz. :)

Sonbahar...

Resim
Severim sonbaharları... Yazın bunaltan sıcaklarını uğurlarız. Biraz kasvet, romantizm havası kaplar şehri. Geceler uzar. Çok zaman kalır bize. Kendimizi dinler, duygularımızı tartarız. Sevgilimiz yoksa olsun, varsa gelsin isteriz. Hırka taşıma mevsimidir. Sabah giyer, öğlen çantaya takar, akşam tekrar geçiririz üstümüze. Hafif üşüme hisleri başlar ki, yazdan çıkmış bünyeye ilaç gibidir. Özlemişizdir. Arka sıralara attığımız, nispeten yavaş, klasik albümler tekrar üste alınır. Yaz gecelerinin tempolu müzikleri daha az dinlenir olur. Etraf yavaş yavaş kuru yapraklarla dolar. Hafif rüzgarlar başlar. Eteklerimiz, saçlarımız uçuşur. Hava çok iyi değildir ama üşümüyoruzdur. Ne güzel bir lüks bu. Tıpkı yaz yağmurları gibi... Önce çiçekler yavaş yavaş yapraklarını döker... Buna yapraklar eşlik eder... Kazaklar giyilir ve soğuk içecekler yerini sıcaklara bırakır...:) Severim ben sonbaharları....