Kayıtlar

Behzat Ç. etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hafta Sonu Dökümü...

Resim
Oldukça verimli ve eğlenceli bir hafta sonu geçirdim. Hemen döküme geçelim... Önce, Cuma günü ani bir planla iş çıkışı Tunalı' ya gitmeye karar verdik. Bir kaç gün önce arkadaşımla bir yer keşfetmiştik... Flat (Keşfetmek biraz abes bir tabir zira kendisi Tunalı' nın en bilinen mekanlarındanmış. Biz sınırlı yerlerde gezen tipler olarak, sonunda farklı bir yer bulduk diye sevindik diyelim. Tüm blog postunu parantez içinde yazsaydım keşke. Tamam sustum.). Çok farklı kokteylleri ile ünlü bir  yer. Cuma günü talihsiz bir Bomonti girişiminden sonra Flat' te aldık soluğu. Rezervasyonumuz olmamasına rağmen çok sıcak bir şekilde yer sorununu hallettiler ve biz kokteyllerimizi seçmeye başladık. Bu arada orada bulunun bayan görevli bizimle çok ilgilendi. İsmini sormadım ama bir daha gidişimde kendisi ile sıkı fıkı olmayı düşünüyorum. Ne de olsa oraya çok gidecek gibi görünüyoruz. Anladığım kadarı ile aynı zamanda interaktif bir yer Flat. Yan masaya hazırladığı alevli kokte...

Ahh be Hayalet...!!!

Resim
Son iki haftadır Behzat Ç. ' nin ikinci sezonunu izliyorum. Reklamsız ve aralıksız izleyince o unuttuğum "kahkaha attıran karamsarlığı" ' nı yakaladım yeniden dizinin. İlk sezonun 30. bölümü efsane olmuştu. Bu sezon da çok hoş diyaloglar ve sahneler var ama en çok içime işleyen Hayalet' in, Ilgın 'a yazdığı mektup oldu. Diziyi izleyenler bilecektir, Hayalet' in ağzından bunların dökülmesi hiç kolay değil. Bir de o görüntüler ve geriden gelen müzik ile çok duygulandım ben bu sahneden ve bu mektuptan... "Biz çok normal adamlar değiliz. Sizin de çok normal olduğunuz söylenemez. Dünyada herkes anormal sanki. Belki de hepimiz normaliz. Yanlış zamanda, yanlış yerde. Ya kusura bakma, insan eline kalemi alınca, değişik şeyler yazmak istiyor. Ben pek anlamam bu işlerden. Sana o kadar çok mektup yazmayı denedim ki, bir yerden sonra yırttım. Bu sefer üşeniyorum, herhalde sana gönderemeyeceğim için. Daha doğrusu, bira içerek yazdığım için utandım...