Kayıtlar

Aşk etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Sevgiyi Göstermek...

Resim
  Bazen mide ilacının üzerine mesaj yazmaktır 💕

Bana Ellerini Ver...

Resim

Adım...

Resim
Uzun zamandır yazmıyorum ama inanın sebebi var. Sevdiceğimle yüzükleri taktık bu süreçte. Nişanlandım yani... Umarım ki bir ömrü sevinçlerimizi büyüterek, sıkıntılarımızı azaltarak geçireceğimiz bir geleceğe ilk adımımızı attık :) Bakalım Hayatın bizim için ne planları var...

Ona Küçük Sürprizler Yapın :)

Resim
Kadın çok yorucu bir iş gezisinden gelmiştir. Koşturmacanın ve yorgunluğunun verdiği bir huysuzluk vardır üzerinde. Resmen etrafa çemkirme modundadır. Erkekse aksine sakin ve güler yüzlü açmıştır kapıyı. Güzel bir yemek de hazırlamıştır. Bir de küçük bir sürprizi vardır buzdolabında. Tek amacı kadına buzdolabını açtırmaktır; Erkek: Canım bana dolaptan şarabı verir misin? Kadın: Kendin alsana, ben içmeyeceğim.  bir iki dakika sonra... Erkek: Honey, sen ananaslı yoğurt mu almıştın? Getir de tadına bakayım.  Kadın: Şarabın yanında yoğurt mu yiyeceksin saçmalama. !!!111 Kadın inatla dolabı açmaz. Huysuz aksi cevaplarla yemek tamamlanır, içeriye geçilir, kanepe, battaniye tv moduna girer hemen kadın. Erkeğin yapacak bir şeyi kalmamıştır artık. Usulca gider dolaptan makaron kutusunu alır, salona girer ve kutuyu kadının kucağına bırakır...  :))) Üzerinden iki gün geçmesine rağmen hala o günkü huysuzluğumdan utanıyorum. :))) İnsan güzel şeyl...

Cool....

Resim
Haydi haftaya güzel bir başlangıç yapalım ki devamı da öyle gelsin. Sevgiyi ön plana çıkaralım, güzellikleri, renkleri, çiçekleri...Ben bunun için ofisimdeki laleyi çok uygun buldum. Bir de güzel bir sloganı... Love is so cool...

Gerçek Dediğin Nedir ki?

Resim
Hafta sonum kendi adıma hayli verimli geçti. Cumartesi yağmurlu bir Ankara'ya yakışanı yaptık ve sinemaya gittik :) Son zamanlarda Joaquin Phoenix 'ın performansı nedeniyle çok konuşulan ve benim çok merak ettiğim "Her" filmini izledik. "Adam bilgisayarla aşk yaşıyor yahu" yüzeyselliğini bir kenara bırakırsak; İnsan için önemli olan ne? Mutluluğun şartı ne? Anormal olan yanlış mıdır? Gerçek olan ne? gibi soruları kendinize sormanıza sebep olan bir film Her. Çok beğendim. Özellikle görüntüleri ve başrol oyuncusunun giyim tarzını :)  Pazar gününü ise evimle ilgilenerek geçirdim. Ne zamandır aklımda olan bir kaç işi bitirdim. Mesela çiçeklerimin saksılarını değiştirdim, bazılarının topraklarını yeniledim. Tarihi geçmiş sümbül bile ektim... :) (Evinizde denemeyin...). Sonra mutfağa girdim. Yine uzun zamandır sayıkladığım vişneli kekimi yaptım. Yanına mücver ve körili tavuğu da ekledim. Saatlerce mutfakta uğraşmak acayip iyi geldi. Bu arada a...

Aşk

Resim
Sanırım hem herkesin çok güzel demesi ile beklentimin aşırı yükselmesi hem de Bab-ı Esrar' dan hemen sonra okumam nedeniyle biraz hayal kırıklığı yaşadığım bir kitap oldu Aşk . Tabii ki de çok güzel, ustaca yazılmış. Yine de, bu iki kitabı karşılaştırmak ne kadar mantıklı bilemiyorum ama bir Bab-ı Esrar değil.  Mesela Aşk'ı arayan Ella karakteri çok derin gelmedi bana. Belki de yaşadığı mucizevi değişim, benim hayal gücümü aştığından :). Böyle durumlarda felsefi olarak değil ama vicdani olarak The Bridges of Madison County' da yaşananlar çok daha gerçekçi geliyor bana. Hayata 1-0 yenik mi başlıyorum yoksa :) Fazla sürprizi kaçmasın diye detaya girmiyorum. Filmi izleyenler ve kitabı okuyanlar en azından bu kıyaslamamı anlayacaktır.  Böyle negatif gibi yazıyorum ama kitap kesinlikle kötü değil. Zaten öyle bir şeyi benim değerlendirmem de mümkün değil. Sadece bendeki etkisini yazıyorum. Mesela 40 kural harika bir kurgu. Kitap sonu ropörtajı okumasam gerçekten Şem...

Çıkmayın...

Resim
Çıkmayın. Dışarısı gerçekten soğuk. Garip bir soğuk var bu sene. Dereceler belki normal görünüyor kışa göre ama soğuğun niteliği farklı. Garip bir şekilde içinize işliyor. Eğer zorunlu değilseniz evinizde kalın. Gerçi bu havaların güzel yanları da var. Kar yok ama geceden kalmış buzlarla bembeyaz olmuş ağaçlar harika görünüyor. Ellerimi eldivenden çıkarabilsem çekecektim fotoğraflarını, yapamadım. Öyle bir soğuk var...  Nasıl da battaniye, sıcak çikolata, TV modundayım anlatamam. Böyle zamanlarda sabahın 07:30' unda işyerinde olmak daha bir başka koyuyor adama. Benim yerime siz keyfini çıkarın evde olmanın. Haa illa da dışarı çıkacağım diyorsanız, içinizi ısıtan şeyler yapın :)

Sezen Aksu Mode On...

Resim
Müzik dinlemek benim hayatımın bir parçası. Her an her yerde fonda mutlaka bir müzik olur ama gerçek anlamda müzik dinlemek...işte o uzun aralıklarla yaptığım bir şey artık. Yani sözlere, notalara, enstrumanlara kendini vererek, tümünü hissederek dinlemek...Şu aralar yine o moddayım. Mp3 player' ım çantamın derinliklerinden çıktı, yeni şarkılar yüklendi ve iş - ev arası günün yaklaşık 1,5 saati bu işe ayrıldı :) Tabii ne dinlediğin de önemli. Ben mesela Sezen Aksu' nun yüz küsür şarkısını seçtim şu dönem için. Yani saadece müzik modumu açmakla kalmadım, ince ayarlarda Sezen Aksu modumu da aktif hale getirdim....:) Hey gidi Sezen Aksu... Tüm albümleri, tüm şarkıları mükemmeldir ama bende üç albümünün yeri çok ayrı. Deli Kızın Türküsü , Işık Doğudan Yükselir ve Adı Bende Saklı...   Deli Kızın Türküsü albümünde sözlerine bittiğim bir şarkı var mesela... Aşkları da vururlar ... Muhteşem. Gel Bana kalbini göster ne olur Sen değilsin bu sudaki aksin ...

Falling in Love...!!!

Resim
Osho diyor ki; There are people who come to me and they ask, "How to fall in love? Is there a way?". How to fall in love? They ask for a way, a method, a certain technique.  They don't understand what they are asking. Falling in love means that now there is no way, no technique, no method. That's why it is called "falling in...".

Kırılma Kapasitesi...

Resim
                                                                                                                                                                           Çizim : Mar - Ka Dün bir şeyi farkettim; Hani böyle sürekli sizi kıran insanlara karşı bir noktadan sonra kırılmayı kesersiniz ya, işte onun sebebini anladım sanırım. Sebep şu ki artık kırılacak kadar büyük parçanız kalmıyor. Yani aslında kırılmaya ya da kişinin kırıcı tavırlarına alışmak diye bir şey yok. Siz istemeseniz de kırılma kapasiteniz dolmamışsa kırılırsınız. Ama bir an gelir, ...

Ne Güzel Demişler...

Resim
Şu aralar Osho ' nun bir kitabını okuyorum. "Being in Love". .. Güzel örnekler veriyor sevgiye dair. Karşılığını düşünmeden verin diyor sevginizi... Bizim de bir Cemal Süreyya' mız var. Dörtlüklere sığdırıyor aşkını. Dil ayrı, tarz ayrı, aşk ayrı...Ama sanki anlam hep aynı. Bazen kızıyoruz ya kendimize, "kendimden beklenmeyecek şeyler yaptım, nasıl yaptım diye..." gerek var mı acaba...? 

Narlı Soda...

Resim
Fikir hoşumuza gitti, dün denedik. Tadı konusunda çok yorum yapmasak da olur. Kötü asla değildi ama ne bileyim öyle çok farklı da değildi. Yine de baloncuklar bana bir güzellik yaptı :)) Nar biraz sert bir yapıda olduğu için aroması pek sodaya geçmedi. Biz bu sodaya doğal meyve katma işini sürdüreceğiz ama. Özellikle portakallı denemek istiyorum. Hadi bakalım...

Beş...

Resim
Bazen, öylesine dinlediğimiz şarkılarda çok şey kaçırıyoruz. İlk kez bu şarkının sözlerine dikkat ettim ve çok beğendim. Gripin' in "Beş" adlı şarkısının sözlerininin bir kısmı... " 4 işlemden ibaret parmak hesabıyla bütün hayatım eksikdikçe saatler ömrümden, artıyor  gelecek telaşım anlattıkça bölmüşüm umutlarımı duvarlara çarpa çarpa "

Yalnız Kuş...

Resim
                                                                                                                                                                Çizim: Berk Öztürk Senin gökyüzünde benim ...

Aşkın okları...

Resim
Eskiden beri kendimce aşkın tarifini yapmaya çalışırım (kim yapabilmişse...) . "Aşk, tek taraflı oklardan ibarettir" gibi bir düşüncem olmuştu bir ara. Yani hep tek taraflıdır, bir yöne akar. O' na kavuştuğun an aşk garip bir hal alır. Veya kavuşamayacağın kişilere aşık olursun, kavuşabildiklerini seversin vs. vs. Ama tabi bunlar benim gençlik (!) dönemime gelen düşünceler. Şimdi birçok fikrim değişmiş durumda. Ve gerçek olan bir şey var ki, kişiye göre değişiyor bu tanım ve fikirler. Ayrıca ortada aşk varsa, kenarda köşede mutlaka oklar da vardır :) Aşık olunca hayatındaki tüm oklar O' nu gösterir.....      En azından bir müddet, mücadelen tek taraflıymış gibi gelebilir sana :) Bu süreçte, çok kez "yapmam" dediğini yapıp, kendini, hatalarını yinelersin... Yolunu kaybetmiş gibi hissedebilirsin...           Sonra her şey bitti derken oklar yön değiştirir... ...

Bir şey mi demek istiyorsun?

Resim
Şu aralar fotoğrafçılık aşkımın depreştiğini sanırım postlarımdan da anlıyorsunuz. Ama öyle böyle değil ne görsem çekiyorum. Bir doyumsuzluk mevcut. Neyse geçenlerde ilginç bir şey çektim. Bir dalın ucunu. Biraz da eksantrik bir şey olsun diye, gökyüzü fon olacak şekilde aşağıdan çektim. Çektiğimde fark etmemiştim. Biraz ışığı, filtresi vs. ile oynayınca (Instagram sağolsun), bir şapkalı beliriverdi dalın ucunda :) Arkadaşım "Red Kid" dedi. Belki de... :) Kimdir nedir bilinmez ama o dalın ucunda belirdiği kesin :) Ve yine bir kaç gün sonra aynı yerde, bu kez o gülün altında çimenlerin üzerinde böyle bir şeyi çektim. Şaka gibi. Ya derviş, fikir, zikir durumu yaşıyorum. Ya da evren benim kafama kafama vurarak bir şeyler anlatmaya çalışıyor :) Gerçi sadece evrenin işaretleri yetmiyor. Onun farkına varmak, hakkını vermek gibi şeyler de yapmalı insan. Yani ne olacaksa, bunda mutlaka kendisinin de bir eylemi olmalı. Öyle sabit dur, etrafında dönsün her şey olmaz...

İşaretler #2.. :)

Resim
Eeee ama şimdi bu bulutlar beni takip ediyor diye düşünmekte haksız mıyım? :)

Aşk...

Resim
Hayır, bu videoyu eklememin, solistin yakışıklılığı ile yakından uzaktan alakası yok, valla bak. Dünya ahret kardeşim olsun ..(öhö öhö...)  Boşverin zaten solisti, şarkı pek güzel. O gitar harika...çok sevdim.

Ofis Krallığı Bölüm 5: Aşk...(Part II)

Resim
Kurbağa, Dişi Kurbağa' nın gözüne girmeye kararlıdır... Birlikte yaptıkları bir sohbette, Dişi Kurbağa' nın kitaplardan, sinemadan ve klasik müzikten çok hoşlandığını öğrenir. Hemen soluğu Domuzcuğun yanında alır ve ona neler yapması gerektiği konusunda danışır. Domuzcuk anlatmaya başlar: " Biz kadınlar, ortamlarda kitaplardan alıntılar yapan erkeklere bayılırız, bence çok kitap okumaktansa, böyle alıntıların olduğu bir şeyler okusan şimdilik yeter. Sonra, mutlaka ama mutlaka Casablanca' yı izlemelisin. Bir de tabi ki klasik müzik...Her şeyi dinlemene gerek yok, bir Mozart iki Schubert yeter" Kurbağa hemen işe koyulur. Önce ofis kitaplığından tam da istediği gibi bir kitap bulur. Diğer taraftan Dişi Kurbağa da aslında göründüğü kadar sakin değildir. O da Kurbağa' dan hoşlanmıştır ve Fil ile bol kıkırdamalı bir sohbete dalmıştır. Kurbağa bu arada kitap okur... Casablanca' yı izler... Ve sözlerin ne zama...