24 Temmuz 2021

22 Temmuz 2021

Tunalı'da Bir Gün

Aslında Mayıs'tan bir gün... Yasakların olduğu zamanlar ilk yasaksız tatil günüydü 19 Mayıs. Bizim de uzun zaman sonra ilk kez Tunalı'ya, Kızılay'a indiğimiz gün. Uzun zamandır post yapmak istiyordum.  Zamanlaması biraz karışık oldu ama bugünü unutmak istemediğim için buraya not düşmek istedim. Hem zaten her şeyin tuhaf ve zamanlamasız olduğu böyle zamanlarda anılar da kronolojik sıraya uymak zorunda değil :)

Bugünü unutmak istemememin bir sebebi de günün sonuna doğru yaşadığım panik ataktı. Uzun zaman evden çıkmayınca gün sonuna doğru her şey üstüme üstüme gelmeye başlamıştı. Resmen gezme yetimi yitirmiş gibiydim. Bir an önce kendimi eve atmak istemiştim. Maalesef bu pandemi hepimizde kalıcı bir şeyler bıraktı. Şimdilerde gezme konusunda yetimi geri kazanmaya başladım. Ama asla eskisi gibi olmayacak gibi bir his var içimde. İki gün önce ikinci doz aşımı olmama rağmen gelecek nasıl olacak hiç kestiremiyorum. 

Neyse biz bugünlerimize bakalım. Elimizde olan da sadece bu değil mi?... Bugünler ve hatırlamak istediğimiz dünler...












İyi Bayramlar..

Bugün Kurban Bayramı'nın 3. Günü. Tatil planı yapmadığımız, evde mayışarak geçirdiğimiz bir bayram oldu. Okuduğum kitabı bitirmek ve resim yapmak gibi mütevazı planlarım var :) Ancak planladığım resim şövaleye sığmadı...

19 Temmuz 2021

Çizilemeyen At

Kenardan köşeden resimle ilgileniyorum. Blogda bir çok postta da bunu belirtmiştim zaten. Geçenlerde babam benden bir at çizmemi istedi. Ve ben kilitledim kaldım. Sipariş üzerine bir şey çizmek gerçekten çok zormuş. Denedim değiştirdim, denedim değiştirdim vs. Babam sonuçta yaşı itibariyle klasik şeyler sever. Ben ise tarz olarak daha modern şeyler çiziyorum. Ona uygun değil yani. Ona onun seveceği klasik bir atı bakarak çizebilirdim ama istemedim. Benden olsun istedim. Sonunda üstteki şeklinde karar kıldım ve resmi babama verdim. Ne dese beğenirsiniz... Bir dahakine daha klasik çiz. :))))

Ben yine de benden olanı çizdiğim için mutluyum. Altta da çizmeyi deneyip vazgeçtiğim versiyonları var. 




17 Temmuz 2021

Glutensiz Çilekli Turta

Çok güzel bir tarif buldum. Bunu glutensiz ürünlere uyarladım. Harika bir turta çıktı ortaya. Kesinlikle tavsiye ederim. 






16 Temmuz 2021

Normalleşme...

Bu hafta başında ilk doz aşımı oldum. Ve o kadar çok aşı olan var ki biraz ümitlendim açıkçası güzel günler göreceğiz diye. Virüs tabii ki yok olmayacak ama onunla yaşarken normal hayatımıza devam etmeye başlayacağız. 

Geçen gün biraz dışarı çıktık. Cermodern de tasarım pazarı vardı. Bir göz attık. Sönüktü biraz ama insanlar yeni yeni atıyor üstünden bu ağırlığı. Bir de sergi vardı. Onu da gezdik. Özlediğimiz şeyleri yapmaya başladık...






Sonrasında Kızılay'a yürüdük. Oradaki kalabalık anksiyetemi arttırdı. Ben de alışamadım henüz. Yüzde yüz rahat yüzde yüz eğlenceli geçmiyor bu gezmeler henüz. İnsanlardan kaçarak... maskelerin ardına saklanarak... Umarım bu günler de geçecek ve yavaş yavaş eski halimize döneceğiz... Çok özledim...




15 Temmuz 2021

Orkide Denince



Tabii ki de bizim ofis geliyor akla :)) Her ne kadar ben bu postu yapana kadar kurudularsa da her yıl bize güzel çiçeklerini veriyorlar. Seviyorum onları...

20 Haziran 2021

Edgar Allan Poe

Muhteşem bir kitap... Muhteşem bir adammış bu Edgar Allan Poe.  Yani şöyle söyleyeyim şu anda izlediğimiz bilim kurgu dizileri, okuduğumuz birçok fantastik olay veya karakter, tamamının sanki kaynağı bu adam imiş. O kadar ilginç bir kafa yapısı var ki; Bir doğa gezintisini anlatırken daha önce o geziyi yaptığından emin olabilirsiniz. Bir balon yolculuğunda yıllardır balon kullandığını sanabilirsiniz. 

Gotik, bilimkurgu veya fantastik alanında bir sürü öykü yazmış olan Edgar Allan Poe'nun hüzünlü bir hikayesi var aslında. Çok sevdiği kadını erken yaşta kaybetmesi, ardından yanılmıyorsam bir bankta ölü bulunması hala ölümünün gizemini koruması... 

Sanki bu dünyanın insanı değilmiş gibi. IQ'sunun çok çok yüksek olduğuna eminim ve bu durum onu dünyanın en mutsuz insanlarından biri yapmış olabilir. Yazmasaymış kafayı yermiş yazmasına rağmen kafayı yemiş gibi. Çok beğendim bu kitabı... Şiir kitapları da var ancak ben şiir çok sevmiyorum yine de bu kitaptan sonra o şiirleri de okumayı istedim. Bu dünyadan böyle bir adam geçmiş ve şu anda üretkenlik adına bir şeyler yapan herkese bir şekilde ilham olmuş... 

Onun kitabını okuduktan sonra bir resim de yaptım. İsmi "Berenice'nin Dişleri". Berenice isimli bir öyküde, sevdiği kadının dişlerine takıntılı bir adamın hikayesi anlatılıyor.  Öyle takıntılı ki kadın öldükten sonra gidip mezarından dişlerini söküyor. Biraz rahatsız edici. Yani elimde olsa yeteneğim olsa zamanım olsa sanırım bütün hikayelerinin resimlerini büyük yağlı boya tablolar yapardım. Kadınlara, aşka ve ölüme bakışı da o kadar farklı ki bakış açısını anlatan güzel bir cümle ile sonlandırmak istiyorum bu yazıyı... 

"Tüm hüzünlü konular içinde insanlığın evrensel anlayışına göre en hüzünlü olanı nedir? Tabii ki de yanıt ölümdü. Peki ya ölüm ne zaman en çok şiirsel olur? Kendisini güzelliğe en yakından bağladığı zaman. Öyleyse güzel bir kadının ölümü hiç kuşkusuz dünyanın en şiirsel konusudur."




27 Nisan 2021

Nefes

Ne kadar da kıymetli oldu parklarda birazcık oturmak bile. Şimdi tekrar pandemi nedeniyle tam kapanmaya giriyoruz. Üstelik havalar böylesine güzelken. Biraz usanmış, biraz yorulmuş biraz da bıkmış hissedebiliriz kendimizi. Dayanmaktan başka çaremiz de yok. Dayanacağız... Kendimize nefes aldıracak şeyler bulalım ve bunları çoğaltalım...



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...