Kayıtlar

Sinema etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Up...

Resim
Evimin sinema köşesi için bu kez de Up' ı çizdim :)

Gezici Festival :)

Resim
Bu Cumartesiye, iki sergi, bir sinema ve yeni bir mekan keşfini sığdırdık. Hepsinin postları ayrı ayrı gelecek. Sinema ile başlamak lazım tabii. Bu yıl Gezici Festivali'  ne gitmeyi, özellikle "Koca Dünya" yı izlemeyi çok istiyordum. Reha Erdem 'in sunumu da olacaktı amma velakin uyanık Ankara'lılar biletleri tüketmiş. Bize de Seul İstasyonu'  nu izlemek düştü. Filmi beğendim aslında, mesajına biraz daha fazla yer verilse daha da iyi olabilirmiş. Ayrıca belirtmeliyim ki bu festivaller güzel oluyor. Uzun zamandır sürekli gittiğim Çağdaş Sanatlar ' ı ender bu kadar kalabalık görüyorum. 

Ordan Burdan...

Resim
Son iki haftada birkaç şey biriktirdim... Biraz ordan... Biraz burdan... Bonzaileri tohumdan yetiştirmek gibi bir çılgınlığa giriştik.  Uzun yıllar sürmesini umduğum bu yolculukta şimdilik her şey yolunda...  Avni'nin kahve ile imtihanı...:)  İki yıldır merak ettiğim bir oyunu izleme heyecanı (Özel postu gelecek)...  Yolda yürürken etrafa bakmanın faydaları... İlk fotoğrafın ağacı.. Kuğulu Park'ta kafamı kaldırınca gördüğüm...  Yorucu bir iş günü sonrası sürprizi...   Tam da istediğim mavi... Batman forever nidaları ile girip, değişik duygularla çıktığım bir film. 

Siyah... Beyaz...

Resim
Hafta sonum gayet sakin ve sıradandı. Dinlendik, güzel bir kaç film izledik, biraz parkta gezdik derken geçti gitti... Ne mutlu bana :)) Nitekim uzun zamandır merak ettiğim " It's A Wonderful Life" filminde de öyle hissediyordu  George Bailey ... Sıkıntıları bile yaşamak güzel, var olmak güzel... Gözümde iki damla yaş ve yüzümde bir tebessümle bitirdim filmi. Bir zil çaldı... Bir melek kanatlandı. 

Çizmek, Yemek, İzlemek...

Resim
Bu hafta sonunu tam olarak böyle geçirdim. Taş boyadım, ayvalı elmalı hem de glutensiz tart yaptım veee bir sürü eski film izledik.  Yazın başlayan taş boyama sevdama uzun kış gecelerinde devam edecek gibi görünüyorum. Teeee Antalya'lardan taş getirdim bunun için. Ankara'da nerede bulacağım bu kadar doğal taşları. Geçenlerde iş için günü birlik Zonguldak yapmıştım (Onun da postu hala yapılacak...) , oradan bile taş getirdim yani. O denli azimliyim :)) Bu hafta sonu bir nazar boncuğu, bir baykuş ile açılışı yaptık. Devamı gelecek... Gelelim turtama... Portakallı kek yapma düşüncesi ile güne başlayıp Ayvalı Elmalı Tart ile bitirdim günü. Şuradak i tarifi biraz değiştirerek uyguladım. Mesela margarin koymadım. Onun yerine 3/4 su bardağı sıvı yağ kullandım toplamda. Ayrıca malum iç sadece elmalı değil ayvalı olacak şekilde hazırlandı. Glutensiz undan ilk kez yaptım ama oldu yanii, nefis oldu hem de.  Gelelim izleme faslına. Şu aralar nostalji takı...

Güneşli Bir Pazar...

Resim
Bu hafta sonuna yine karla başlamıştık. Ama güneş sonunda yüzünü gösterdi. Özellikle pazar günü çok güzel bir hava vardı. Tabii ki soğuktu ama güneş nefisti. Biz de bu fırsattan yararlanalım dedik ve evimin arkasındaki Dikmen Vadisi' nde biraz yürüyüş yaptık. Koşu yapanlar, köpeklerini gezdirenler ve bizim gibi yürüyüşe çıkanlar vardı. Anladım ki herkes güneşi özlemiş... Hafta sonunun tek aktivitesi bu yürüyüş değildi elbette. Oscar Ödülleri dağıtılmadan önce aday filmlerden merak ettiklerimi izlemek istiyordum. Hafta sonu The Grand Pudapest Hotel , Birdman ve Boyhood' u izledik.  The Grand Budapest Hotel, görselliği ile büyüleyen bir film. Müzikleri ve görüntüleri harikaydı. Özellikle Wes Anderson' un simetri takıntısını bilen birisi olarak daha bir zevk aldım.  Birdman nefis bir filmdi. Nefis nefis.... Kesintisiz sahne geçişleri, dar mekanda büyük bir ustalıkla işi kotaran oyuncular, görüntüler, kurgu, diyaloglar... Aldığı ödüller helali hoş...

Sihirli Top :))

Resim
Interstate 60 filmini izlediniz mi? İzleyenler bilir orada çok meşhur bir top var. Topa sorular soruyorsun ve o sana duruma göre cevaplar veriyor. Filmden sonra o toptan bizde de olsa ne eğlenirdik demiştim.... Bugün yılbaşı hediyesi olarak geldi sihirli topum. Beni çok çok çok mutlu etti. Hemen soru yağmuruna tuttum tabii. Halime gülerek... :))  O kadar önemli mevzunun içinde sorduğum ikinci soru (ilkini söylemem :DDD ), "Beşiktaş, Liverpool'u eleyecek mi?" idi. Cevabı çok daha eğlenceli... "Kuşkusuz"...

Yıldızlararasına Ceviz Ağacı Dikmek :)

Resim
Başlıktan da anlaşılacağı üzre biraz hareketli bir hafta sonu geçirdim (pekala, başlıktan hiçbir şey anlaşılmıyor da olabilir :D ) . Cumartesi günü uzun zamandır merak ettiğim Interstellar filmine gidebildim sonunda. Burası sinema bloğu değil, uzun uzun yazmayacağım o nedenle ancak kısaca... bitmesin istedim. O kadar bilimsel terim, solucan delikleri, farklı boyutlar vs. geçmesine rağmen öyle güzel duygusal bir yanı da vardı ki filmin, bitmesin istedim.  Ertesi gün ise erkenden düştük çiftlik yollarına. Ceviz ağacı dikmek için. Hafif yağmur altında çamurlara bata çıka diktik cevizleri. Sanırım sadece bizim grup (arkadaşım ve ben) en az 50 tane dikmişizdir. Yorulduk tabii ama çok güzel bir duygu bu ya, yorulduğumuza değdi. Tabii o koşturmacada çok fotoğraf çekemedim.  Filmin konusu insanlığı sevgi ve çiftçilik kurtaracak diyordu özetle.. :) Sanırım bu hafta sonu dünyayı ve insanlığı kurtarmak adına küçük bir adım attım :))

İyi ki Doğdum :)

Resim
Bu doğum günümde de arkadaşlarım ve ailem beni çok çok mutlu etti. İlk sürpriz İzmir'deki arkadaşımdan geldi. Benim çektiğim bir fotoğrafı kanvas saat yapmış :))) Çok da güzel olmuş.  Ardından arkadaşlarım bana sürpriz parti yaptılar. Sadece kız kıza kokteyl denemek için Flat' e gidiyoruz sanmıştım ama erkek tayfası da elinde pasta ile çıkageldi. Çok çok mutlu oldum. Çok eğlenceli bir gece geçirdik. Kızların beni pastayı görmemem için inatla ters tarafa oturtmaya çalışması mı dersin, hafiften kafayı bulmuş garsonumuz mu dersin, fotoğraflar olmadı diye defalarca mumları üflememi mi dersin, pastanın üzerindeki "can dostumuz" yazısını mı:))))  Mutlu olduğum anlar sepetine bir sürü anı attım o gece. Kızların bana aldığı dehşet topuklu ayakkabıları söylemiyorum bile. Ve evet giyeceğim.... :)))) Hazır Flat'ten konu açılmışken. İki yeni kokteyl denedik. Birisi Cosmopolitan ki kendisinin öksürük şurubundan pek bir farkı yok :))) Diğeri de Pink Cadillac ...

Artık Salı Günlerimiz Ayrı Güzel...

Resim
Ankara'da yaşayan biri olarak güzel bir etkinlik bulunca kıymetini bilmemiz gerektiğini biliyorum. Tıpkı Cermodern' deki "Açık Hava Sinema Günleri" gibi. Her yaz, önce bir hafta boyunca ücretsiz gösterimleri olan bir festival ile başlıyor bu günler. Festival sonrası da her salı gösterimler devam ediyor. Biz geçen yıl festival hariç hemen hemen her gösterimine gitmiştik. Zaten sinemayı seven tipleriz. Üstüne bir de açık hava, enerjisi güzel bir topluluk, arada çalan nefis şarkılar olunca bu seneyi de iple çekmiştik. Sonunda başladı. Dün itibari ile açılışı yaptık. Artık yaz bitene kadar salı günlerimiz ayrı güzel... Film mi? Dün The Zero Theorem'i izledik. Biraz karanlık ve karışık bir filmdi. Ama zaten bizim için söz konusu açık hava olunca film hep ikinci planda kalıyor :) Bu yıl da festivali kaçırdık :/ Seneye umarım...

Bol Bol Nostalji

Resim
Hafta sonu bol bol nostalji yaşadık. Cumartesi akşamı eski F1 pilotları Niki Lauda ve James Hunt' un hayat hikayesini anlatan filmle başladı bu süreç. Rush, yeni bir film ancak anlattığı dönem itibari ile yoğun nostalji yaşadık. Giyimler, saçlar, müzikler... 1970'lerin trendlerini izledik. Film hem konu hem de görsellik olarak muhteşemdi. Ertesi gün Hamamönü' ndeki Yeşilçam Kafe 'de kahvaltı yaptık. Bu mekan da hem ekonomik kahvaltısı hem de konsepti ile çok hoşuma gidiyor. Duvarlarda eski Türk Filmi afişleri, nostaljik aksesuarlar ve eski müzikler ile oldukça keyifli bir mekan. Haziran'a rağmen havaların ısınmaması ve yağan yağmur da keyfimizi kaçırmadı. Oldukça güzel vakit geçirdik. Sonrasında da oraya yakın olan Cebeci Halk Pazarı' na gittik. Amacımız plak almaktı. Zira artık piyasada bulunmayan plakları zulasında saklayan bir amca keşfettik. Haliyle biraz tuzlu fiyatları var ama bu işe meraklıysanız buraya uğramalısınız. Pazarda ...