Kayıtlar

Beşiktaş etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Sevemez Kimse Seniiiiiii

Resim
Bu sezon Basketbol  Liginin açılış maçında, şansıma Beşiktaş 'ım Ankara'ya geliyordu... Yalnız bırakmak olmaz tabii. Aldık biletlerimizi önceden ve maça gittik. Maça giriş maceramız tam bir faciaydı. Benim ve arkadaşımın çantaları vardı haliyle ama tam biz salon girişine yaklaşmışken bir baba kız bizi durdurup "O çantalarla içeri almıyorlar" demez mi. Kaldık öyle, napalım napalım, hemen yakınındaki tren garının emanet dolaplarını önerdi baba olan. Akıllıca ama yorucu bir çözümdü ama yaptık yani. Gittik çantalarımızı bıraktık tekrar girişe geliyorduk ki.... o da ne.?İnanılmaz bir sıra. Tamam Ted Koleji karşısında Beşiktaş misafir takım ama sonuçta taraftar potansiyeli belli. Tek bir gişe koyup millete resmen eziyet çektiriyorlardı. Bileti önceden almamız da normalde kar etmiyordu, o sıraya girecektik ama biz muhabbet ayağına kaynadık genç bir çiftin yanına. Ve o sıraya çok girmeden ama yine de sıkıntılarla kağıt biletlerimizi aldık ve girdik salona.  Basketb...

Tiyatro, Bale, Maç...Güllaç :)

Resim
İki hafta sonum da çok hareketli geçti. Hem tiyatro sezonunun, hem opera bale sezonunun hem de basketbol liginin açılışını yaptık. Bu araya bir de Glutensiz Güllaç sığdırdım :))))  Ayrı ayrı postlar gelecek, bu fragman olsun.. Özellikle Cumartesimiz çok komik ve koşturmacalı geçti, Maç 16.00, bale 20.00 de idi. Biz iki saat önce "sevemez kimse seniiii" diye tezahurat ederken iki saat sonra Hamlet'in muhteşem dansını izliyorduk. Spor salonu ile opera bale arasında Gençlik Parkı olunca, kestirme yaptık. Uzun zamandır gitmemiştim Gençlik Parkı'na. Tenha iken çok güzel olabiliyormuş... Vee tabii pazar günü evde geçirmeye karar verince, mutfağa attım kendimi ve glutensiz güllaç ile çıktım :p

Tebessümle...

Resim
Geçtiğimiz bir kaç gün içinde yüzümden gülümsemelerin düşmemesine neden olacak şeyler yaşadım (Cümleye bakar mısınız ya, mutluluk çizilemediği gibi, yazılamıyor da sanırım). Öncelikle uzun zamandır istediğim bir şey ansızın oluverdi. Artık bir fotoğraf makinam var. :))) Vee tabii ki Beşiktaşk'ımın şampiyonluğu...  Hala spor haberleri izleyip salak salak gülüyorum.  Yanımda oturan teyze ile hüngür hüngür ağladığımız güzelim tiyatro oyununu  da unutmamak lazım. Ağlamak da mutluluk verici olabiliyor.  Tunalıdan geçerken binalara bakıp gülümsediğim de olmadı değil.  Mutlu edici olduğu kadar yorucu da bir hafta idi, önce pazar mesaisi,  ardından Kayseri yolculuğu... Kayseri'de her şey olumlu geçince bir kahveyi hakettik sanırım.  Bir de dönüş yolumuzda şöyle bir güzellik çıktı karşıma. Hala gözlerini düşünüyorum...

Telefon Bahane...

Resim
Uzun süre aradığım kitabın birinci baskısı, İnönü' nün kalbinden koparılmış bir taş ve sakin ve olgun bir fil... Bazen çok da fazla şey söylemeye gerek yoktur. Tek kelime... Mutluyum...

Kar...Toplantı...Basketbol

Resim
Cumartesi sabahı karlı bir güne uyandık. Daha doğrusu benim evimin olduğu yerlerde kar vardı ama sonradan öğrendik ki, şehir merkezinde karın "k" si yok. Tüm kış böyle geçiyor aslında. Evden lahana gibi kat kat giyinmiş bir şekilde çıkıp, şehir merkezine yaklaştıkça yavaş yavaş normale dönüyorum. :) Bu Cumartesi benim için aksiyonu bol bir Cumartesi oldu. Çünkü asıl planım Hacettepe - Beşiktaş Milangaz Maçına gitmek iken, erken saatlere sıkıştırılmış bir yıl sonu toplantısı ile uğraşmamız da gerekiyordu. Toplantıyı başka bir güne almaya çalıştım ama olmadı. Maç 14.00'de , toplantı 10.30'daydı. Üstelik toplantı yaptığımız yer şehire nispeten uzaktı. Benim maça yetişme ümitlerim yavaş yavaş tükeniyordu. Dahası da var, toplantı sadece konuşmaktan ibaret olmayıp, bir de çalışma atmam gerekince (genetik işler bunlar..başımıza işler bunlaaarrr ) her şey daha da olumsuz olmaya başladı. çünkü çalışma sonucu kötü çıkarsa, tekrar yapmam gere...

Beşiktaş...Fernandes...Futbol...Eduuohaaa :)

Resim
Dün akşam formamı giydim ve Beşiktaş - Stoke City maçını izlemek için TV'nin karşısına geçtim. Taraftarların konfeti şov işaretiyle, Güntekin Onay ve Metin Tekin ikilisi eşliğine başladı maçımız. Stoke City'e içerlemiştim zaten geçen maçtan. Ortaya koydukları şey kesinlikle futbol değildi ve biz o maçta iyi oynayan taraf olmamıza rağmen yenilmiştik. Çok istiyordum bu maçı alalım, Beşiktaş ama önce futbol kazansın. Biliyordum çünkü sonuç ne olursa olsun bu maçta da Beşiktaş iyi oynayan taraf olacaktı. Maç da öyle başladı zaten. Beşiktaş belki oyun olarak çok kaliteli olmasa da baskın olan ve topu ayağında tutan taraftı. Golün gelmesi içten bile değildi. Geldi de zaten. Geldi ama onlar attı. Hatta onlara attırdık. Kötü futbol oynayan takımlar şansa oynuyorlar, "ya tutarsa" diye. Biz de tutturduk. Önce adam kaçırdık arkasından Egemen 'e çarptı top ve ağlara giderken Rüştü topa bakakaldı. İçimden "yine mi, yine mi" dedim. Çünkü şanssız bir takımız ...

Bu Yapılır mı Be Beşiktaş?

Resim
Şimdi, efendim, evrim teorisinde "doğal seleksiyon" denilen bir kavram var. Bu kavrama göre, zayıfların elendiği güçlülerin hayatta kaldığı bir mücadele sözkonusu. Böylelikle bir sonraki nesle güçlü genlerin aktarılması ihtimali artıyor. Böyle böyle zayıf halkalar tamamen temizleniyor. vs. vs. Şimdi, benim cancağızım Beşiktaş 'ımın bu konu ile ne ilgisi var diyeceksiniz. Olmaz mı. Dün gece Macabbi Tel-Aviv  - Beşiktaş maçını izleyen ve kalbi zayıf olan insanların kısmen elendiğini düşünüyorum. Zira zaten sayıları bir önceki Beşiktaş - Dinamo Kiev maçının son dakikasındaki karambolden sonra azalmıştı. Böyle böyle kalbi sağlam bir nesil oluşmasında Beşiktaş'ım üzerine düşeni yapıyor. Tövbe yarabbim... Şaka bir yana...:) Bu yapılır mı be Beşiktaş'ım? Bu yapılır mı be Carvalhal ? Bu yapılır mı be Quaresma hatta hatta bu yapılır mı be Almeida ? Şöyle ki... Dün film gibi bir maç yaşadık. Aşık olduk, ayrıldık ve final sahnesinde tekrar kavuştuk. Quaresma...

Ben Senin Transfer Yapabilme İhtimalini Sevdim...:)

Resim
Beşiktaş'ta transfer gündemi bir türlü durulmuyor. Taraftarlar kimi zaman kendilerini tiye alarak, kimi zaman büyük bir heyecanla transfer süresinin geçmesini bekliyor. Quaresma ve Guti'nin gelmesi ile ayaklarımız havadan kesildi. Bu bile bize yeter ama yönetimin cesur demeçleri heyecanlandırmıyor da değil. Son olarak Robinho ve Adebayor un isimlerinin geçmesi ise, bizi mest etmiş durumda. Eee bu duruma espri yeteneği kuvvetli, zeki taraftarın bakış açısı ile yaklaşılırsa ortaya çok eğlenceli muhabbetler çıkıyor. Bir kere şunu söyleyeyim ki, taraftarlar ciddi ciddi hunizela üretimi talep ediyorlar. Ayrıca Forzabesiktas.com'un üyelerinden birisi temsili bir rakip takım defans konuşması oluşturmuş ki, bu süreçte ruh sağlığımız ne derece siz anlayın..Gelirler mi, biri mi gelir, ikisi de mi bilmiyorum ama ihtimalini bile seviyorum...:D RAKİP TAKIM DEFANS KONUŞMALARI -1- DEFANS 1: Oğlum Bak Adebayor kaçıyor..Bırakma Onu... DEFANS 2: Görmüyormusun...Robinho...

Neeee Guti mi? Yok Artık...

Resim
Canım Beşiktaş'ım dün açılışı yaptı. Biz takıma, takım taraftara, Quaresma futbola susamıştı. Rakipler ise gerçekten susamış... Tamam rakip mahalle takımı modunda olabilir ama bu adamlar liglerine Nisan'da başlamış. Yani aylardır form tutuyorlar. Bizim takım yeni ve bu sezon ilk ciddi maçımız bu. Eee bir de adamların her ne kadar defans yapmayacağız dediyse de, 8 kişi defans oynamaları (Buna mecbur kaldılar, çünkü Beşiktaş onların sahasından neredeyse hiç çıkmadı)  skorun biraz kısır (!) olmasına neden oldu. Maç güzeldi. Ortam güzeldi. Taraftarı anlatmaya gerek yok. Ama atak yapan, sürekli ileri oynayan Beşiktaş'ım güzeldi. Quaresma'nın penaltıyı attıramayan heyecanı bile güzeldi. Takım gelecek vaadediyor, hepimizi ümitlendiriyordu ama taraftarın bir derdi vardı yine. Şimdiye kadar kimi zaman işçinin, kimi zaman depremzedenin, kimi zaman araştırma görevlilerin, kimi zaman çevrecilerin sesi olan taraftarımız, dün gece de renklilerin sesi oldu....:) Renkl...

Guti Guti Pense... :)

Resim
Erdem Abi öyle bir yazıya imza atmış ki, kelimeler kifayetsiz kalıyor yazıyı tanımlamak için :) İyisi mi olduğu gibi ekleyeyim :D:D " GUTİ GUTİ PENSE Transfer sezonunda yorulduğumuz kadar sezon içinde yorulmamıştık… En kritik maçı beklemek ile Quaresma’yı beklemek arasında ki fark, Mecnun’un Leyla’yı beklemesi ile , Bihter’in Behlül’ü beklemesi kadar büyüktü.. Hiçbir maçta yitirmediğimiz aklımız transfer sezonunda bonservisi elinde dolaştı durdu. Allahtan bir alan olmadı da yuvada kaldı. Şimdi dört gözle Guti’yi beklemeye geçtik. Alt dudağını aldığı kişinin erkek olmaması bu transferi , “Ön sevişmeden” daha ilerilere götürse de. Quaresma’da ki orgazmı yaşatacağı şüpheli. Tabi bunda Quaresma’nın daha “çıtır” olmasının etkisi büyük sanırım.. Ferdinand, Amokachi, Pascal Nouma. Hepsinin tadı hala damaklarda… O yüzden de benim aklım hala Zenci olanda. Yanlış anlaşılmasın Robinho ‘da !.. Ama o da çok fanteziye girdiğinden olsa gerek aşırı pahallı!...

Gel de fark at ...:)

Resim
Beşiktaş, UEFA Avrupa ligi, ön eleme maçında Faroe Adaları'nın takımı Vikingur ile eşleşti. Çok kolay (!) bir rakip gibi görünüyor. Gerçi bu futbol sonuçta korkmak ve ciddiye almak gerekiyor. Diyelim ki çok kolay bir rakip, gene de Kartal'ımın bu takımı rencide edecek bir skor almasını istemem. Garantiye aldığımız yerde durmamız gerek çünkü bu takım oyuncuları çok mütevazi. Mücadeleleri de saygı duyulacak cinsten. Takımda birisi kaptan olmak üzere iki Beşiktaşlı var :) o derece yani..... Size aşşağıda, Vikingur Takım Kaptanının kuradan sonra bir Türkle yaptığı yazışmayı aynen iletiyorum. Siz karar verin..Bence Beşiktaş Taraftarı şimdiden bu takıma bir güzellik hazırlıyordur :) "Merhaba; Kurada Beşiktaş ile eşleştiğimizi öğrenince hem heyecanlandık hem de çok mutlu olduk. Elbetteki sizler asıl favori olansınız ama bu bizim gibi amatörler için belki de karşımıza hayatta ancak bir kez çıkabilecek bir tecrübe demek. Beşiktaşı daha önce gerek şampiyonlar ligi gerek...