Kayıtlar

Kitap etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Dune Rahibeler Meclisi

Resim
Ve bu kitapla bir evrenin hikayesini tamamlıyoruz. İçimde hafif bir buruklukla. İlk kitapta öyle yükselmiş, beklentiye girmiştim ki son 3 kitap biraz içimi burktu. Sevgili Frank Herbert , ne gereği vardı dostum birden 4 bin yıl sonrasına atlıyorsun. Elinde ne güzel malzemeler var, oradan yürü git işte... Neyse. Hep diyeceğim kitap içerik olarak fazlası ile doyurucu. Her paragraf ince ince işlenmiş cümlelerden oluşan bir nakış gibi. Karakter derinlikleri resmen zirvede. Ne istersin ki bir kitaptan daha. Ama işte biz Karma ' dan sonra çıkan albümleri de beğenmeyiz ya, serinin geri kalan 3 kitabı bence ilk üç kitabın tadına ulaşamadı. O nedenledir ki yazın kızgın kumlarda başladığım kitabı, kışın karlı bir havada bitirdim.  Kitap bir önceki postumda bahsettiğim "Saygın Analar" ve "Bene Gesserit" çatışmaları, stratejileri, taktikleri ve bu amaçla insanları piyon olarak kullanmasını anlatıyor. Uzun yapılanmalar, hatalardan ders alma, güç kavramı, kahramanlık eleştir...

Dune Sapkınları

Resim
Geçtiğimiz süre içerisinde Dune serisinin kalan iki kitabını da okudum. 5. Kitap Dune Sapkınları ile aslında evren çok farklı yerlere gidiyor. Sen çok beğendin mi derseniz ?. Hayır. Dune serisi benim için Muad'Dip ekseninde inanılmaz bir evrendi. Evren dallandıkça merkezden uzaklaşmak benim çok da hoşuma gitmedi açıkçası. Aslında bu evrenin ne kadar zengin olduğunu, Frank Herbert' in anlatmak istediği ne kadar çok şeyin olduğunu gösteriyor. Yenilik isteyenler için ise nefis bir dallanma. Ama benim için ehh... Bu kitabın kalitesinden, edebiyatından, yazarın anlatımından bir şey eksildiği anlamına gelmesin. Kitap taş gibi kitap olmuş. Oku, oku, başa al bir daha oku yani. Okurken sıkılmadım. Sadece farklı planlarım, beklentilerim vardı bu evren için ve serinin bir sonraki kitabı ile bu beklentilerimden daha da uzaklaştım.  Kitaba gelince, bu kez yeni bir düşmanımız var.; "Saygın Analar" .  "Düşman" da demek doğru olmaz belki de insanın iyi yönü ve kötü yön...

Meryem...

Resim
Geçen yaz İzmir gezimizde okumuştum bu kitabı. Tam Meryem Ana Evi'ni ziyaret öncesi okunması gereken bir kitap. Evin bulunuş hikayesi çok ilginç. Konuyu bilmeyenler için çok da bahsetmek istemiyorum. Sürpriz olsun. Ama iyi ki okumuşum dedim. Anlatım dili çok akıcı, Ata Nirun kitaptan ziyade bir belgesel sunuyor bize. Güzel kurgulanmış, heyecanı artan ve belgelere dayalı bilgiler içeren bir kitap. Onun sayesinde Meryem Ana Evi'ne gittiğimde neye, ne şekilde bakacağımı daha iyi biliyordum. 

Mobius

Resim
Adam Fawer severim. "Olasılıksızlık" ile kalbimi çalmış, "Empati" ile yerini sağlamlaştırmıştı. Bir çok kişinin olumsuz eleştrilerinin aksine "Oz" kitabında yapmak istediği şeyi de sevmiştim. Paralel evrende bir Kansaslı Dorothy hikayesi...Tüm bu düşüncelerle heyecan içinde aldım "Mobius" kitabını. Anlatım dilinde bir sorun yoktu aslında ama hikayenin içeriği beni bu kez sarmadı. Daha doğrusu tanıdık ve beklendik geldi. Şaşırtmadı. Sanki Adam Fawer' ın çok yoğun bir potansiyeli var ama ilk iki kitabındaki gibi kabuğunu bir türlü kıramadı. Mobius da potansiyeli yüksek bir konuya sahip ancak bir yerden sonra ipin ucu kaçıyor gibi. Konuyu yazıp da "süpriz bozanlık" yapmamak gerek. Ama okuttu mu? Soluksuz okuttu :) 

Android'ler Elektrikli Koyun Düşler mi?

Resim
Bu kitabı, en sevdiğim bilimkurgu filmi olan "Blade Runner" 'ın ilham kaynağı olduğu için çok okumak istiyordum. Okudukça anladım ki Philip K. Dick inanılmaz bir kitap yazmış. Yani Blade Runner filmi kitabın onda biri bile değil. Bir dünya, hem de henüz yaşamadığın bir dünya nasıl böyle güzel betimlenir ? Nasıl tam bir bütünlük içinde anlatılır ? Nasıl her sayfasına bir yenilik eklenir ?... 100 yıl sonrasını nasıl hayal ettin, nasıl tasarladın, nasıl öyküleştirdin de böyle karakterler oluşturdun be adam... Bilimkurgu kitapları bir süre öncesine kadar edebi sayılmazdı. Klasikler yanında var olamazdı ama başta İthaki yayınları' nın Bilimkurgu Klasikleri Serisi olmak üzere bir çok yayınevi ciddi emek ve düzgün çevirilerle bu imajı yıkmaya başladı. Aşağıdaki cümleyi içeren bir kitap benim için klasiktir.... "Nereye gidersen git, yanlış yapman gerekecek. Bu hayatın temel şartı, kendi kimliğine aykırı davranmak zorunda kalmak. Bir noktada, her canlının bunu yapması g...

Yılan Avı

Resim
John Verdon kitaplarını çok seviyorum. Aşırı derinlikli olmasalar da güzel bir polisiyeyi güzel kurgulanmış olaylar örgüsüyle, oturmuş karakterlerle okuma fırsatım oluyor ki bu bana yetiyor sanırım. Aslında bazen yazarı mı yoksa yarattığı Dave Gurney karakterini mi seviyorum emin olamıyorum. Mesela farklı bir kitap yazsa bu kadar merakla bekler miyim kim bilir? Ama Dave Gurney karakterinin oluşturuş şekli ve tutarlı devamlılığı beni kendisine bağlıyor. Burada anahtar kelime tutarlı devamlılık... Ben başak burcuyum. Yani devamlılık benim işim... Bir şeyi sevdim mi onu otuz yıl yazsa bıkmam öyle sadık bir yapım var. Neyse kitaba dönelim.  John Verdon ilk iki kitabının temposuna çıkamadı devam kitaplarında ancak bir seviyenin altına da asla inmedi. Yılan Avı da sürükleyici bir kitap ama şok etmiyor. Benim için hava hoş dediğim gibi seviyorum bu evreni. Dizi gibi kaldığım yerden devam edebilirim. Daha çok yazsın, hep yazsın..

Görme Biçimleri

Resim
Görme biçimleri,  Berger'in sanat eserlerini nasıl bakmamız gerektiğine dair yorumlarını içeren bir kitap. Tabloları kategorize edip, hem eleştirisi yapıyor hem de bizim bakış açımızı genişletiyor. Eserlere bakarken hep "burada sanatçı bize ne anlatmış" şeklinde düşünürdüm ve sanatçının yerine koymaya çalışırdım kendimi. Şimdi, bu kitaptan sonra biraz da gerçekten "ben ne hissediyorum, bakan ne hissediyor, sanatçı izleyicinin ne hissedeceğini düşünerek bu eseri yapmış olabilir" diye düşünmeye başladım. Özellikle nü eserlere bakışı gercekten ufuk açıcıydı. Sanatı sevmenin bir tık ötesinde sanatla biraz daha detaylı ilgilenmek isteyen kişilerin okuması gerektiğini düşünüyorum. Şöyle de güzel bir cümle içerir; "Geçmiş içinde yaşanacak bir şey değildir. Eyleme geçerken içinden bir şeyler çekip çıkarttığımız bir sonuçlar kuyusudur."

Gece Yarısı Kütüphanesi

Resim
Çok merak ettiğim bir kitaptı. Uzun zaman da ertelemiştim okumayı. Sonunda dönem arası okudum. Aslında başlarda sıkıldım, kitabın geneli de öyle çok katmanlı, çok derin değildi. Karakterler hiç derin değildi. Fantastik bir olgu olduğunu biliyorum. Baştan beri fantastik bir dünya olsaydı bunu normal karşılardım ama normal bir dünyadan o fantastik dünyaya geçiş hiç mi bocalatmaz insanı ya da bocalama hiç aktarılmaz... O kısmı hoşuma gitmedi. Yine de konu klişe olsa da aracı fikri güzel ve sonunu da fena toparlamamış yazar. Hali hazırda benim için "çerezlik" tanımlamasının ötesine geçemedi. 

Dune Tanrı İmparatoru

Resim
Serinin 4. Kitabı, Dune serisinin belki de en karışık kurgulu, en felsefik, okuması en zor ama bir o kadar da tatmin edici kitabi oldu.  Dune Tanrı İmparatoru, Paul Muad'Dib'in oğlu II. Leto'nun fantastik bir şekilde tanrılaşması üzerinden inanilmaz bir din ve toplum eleştirisi yapıyor. Bunu yaparken de Bilim-kurgu tarafından hiç mi hiç ödün vermiyor. 5. ve 6. Kitapları okumak için  sabırsızlanıyorum. 

Dune Çocukları

Resim
Serinin 3. Kitabında yeni karakterler giriyor hayatımıza. Hem de öyle böyle değil. Tamamiyle baş karakter oluyorlar ve serinin seyri değişiyor. Anlatım ve kurgu kalitesinden zerre ödün vermeden devam ediyor....

Dune Mesihi

Resim
Dune Mesihi,  Dune serisinin ikinci kitabı. Bir çırpıda bitti. Biraz daha aksiyonu az ve karakterlerin daha içe dönük olduğu bir kitap olmuş. Biraz da geçiş gibi aslında. Sıradaki kitabı merak ettiriyor. Çok seviyorum bu alemi. Resmen yüzüme kumlar vuruyor ve heba ettigim sular için kızıyorum kendime. 

Dune

Resim
Filmini izleyip, hakkında biraz bilgi edindikçe okumak için sabırsızlanmaya başlamıştım. Totem yapmıştım hatta üniversite sınavını kazanınca kendime hediye edeceğim diye. Bu arada hali hazırda mesleğim varken neden üniversite ? Sanatı çok sevdiğim ve eserlerin hikayelerine bayıldığım için ikinci üniversite olarak Uzaktan Eğitimle Sanat tarihi okumak istemiştim. Normal şartlarda taban puan yetiyordu. Ve gerekenden çok daha yüksek bir puan almama rağmen puanlar uçtuğu için istediğim yere yerleşemedim. Sanırım bu pandemi insanlara herşeyi evden yapma rahatlığına alıştırdı ve uzaktan eğitim puanları örgün eğitimi gecti :((( Neyse sınav bitti ve henüz tercihler yapılmadan ben ne de olsa giriyorum okula diyerek gittim kendime hediye olarak aldım kitabı. Okul konusunda havamı alsam da çok güzel bir dünyanın kapılarını açmış oldum kendime. Dune: Çöl Gezegeni.  Birçok bilim-kurgu'ya kaynak olmuş nefis bir dünya Dune. Muhteşem karakterler, farklı toplum yapıları, sistem eleştirileri, hayal g...

Tepenin Laneti

Resim
Pandemi nedeniye çok kitapçı gezememiş çok da takip edememiştim. Kabuğumuzdan çıkıp da kendimizi kitapçıya atar atmaz rafta bu kitabı gördüm. Adamım John Verdon ... Yazmış yine... Hemen alıp okudum tabii. Yine karışık bir suç kurgusu, yine David Gurney' in kahvesi ve kuşkonmazlı makarnası. Hemencecik bitmesi hariç hicbir olumsuz yanı yok bu serinin. Meraklısı için ilaç gibi. Artık adam gibi bir dizisini çekmeliler...

Monte Cristo Kontu

Resim
Daha önce filmini izlemiştim bu muhteşem eserin. Kitabını okumayı hep ertelemiş, hep doğru zamanı beklemiştim. Kitabın tabii ki daha derin olmasını bekliyordum ama bu kadarını tahmin etmemiştim. 2 cilt, 1500 sayfa. Hani bu bir intikam hikayesi ya. Hani intikam soğuk yenen bir yemek ya. İşte Edmond Dantes yemeği sadece soğutmamış bildiğin senelik porsiyonlara bölüp dondurucuya koymuş. Muhteşem bir kurgu, muhteşem karakter derinlikleri ve muhteşem betimlemeler... Yani kitap o kadar dolu ki rahat içinden 10 kitap çıkabilirmiş. Sabırla böyle bir eseri bize kazandıran üstad Alexandre Dumas ' nın önünde saygı ile eğiliyorum. Acaba yazarken hayal etmiş midir, Dünya Edebiyatı'nın en iyi kitaplarından birini yazdığını... Ve bir kere daha anlıyorum ki klasiklerin klasik olmasının haklı sebepleri var. Bu kitabı okuduğum için çok mutluyum. Ömrüm yeterse belki 15-20 sene sonra yeni bir bilinçle tekrar okuyacağım. Değer...

Southern Reach Üçlemesi...

Resim
Her şey Annihilation filmini izlememle başladı. Yönetmeni olan Alex Garland' ı bildiğim için basit bir bilim kurgu beklemiyordum ama yine de çok farklı bir film çıktı karşıma. Bir şey demek istiyordu film ama ne?.. Onu tam çözemiyordum. Farklıydı... Ve film sonu açık bir şekilde bitmişti. Biraz araştırdım ve kitap uyarlaması olduğunu öğrendim. Üç kitaptan oluşan Southern Reach Üclemesi ... Yok Oluş, Yetki ve Kabulleniş isimli üç kitaptan oluşuyor.  Kitabın yazarı Jeff VanderMeer inanilmaz bir hayal gücüne sahip. Doğa ile yüksek bir empati söz konusu kitapta. Gizemli bir olayla başlıyor, gizemler sonuna kadar devam ediyor. Doğanın, günümüz insan dominant yapıyı yeniden ele geçirmesini konu alıyor. Bunu da bilim kurgu üzerinden anlatıyor bize.  Kurgusu çok farklı ama kişisel analizler inanılmaz başarılı. Derin, kaygısı olan, karışık ve herkese hitap etmeyecek bir seri. Ben çok sevdim. Ne anlattığını çok da anlatamıyorum aslında. Öyle bir seri. Hissedilmesi gerek. Aşağıy...

Leonardo Da Vinci

Resim
Bu kitaptan sonra Da Vinci'ye bakışım değişti. Her şeyden önce ona bir insan gibi bakmaya başladım. Kitap da bunu anlatıyor zaten. Fazlasıyla insanüstü tanımlanan Da Vinci'nin insani yönlerini. Ama tabii bu dehasıdan ve yeteneğinden hiçbir şey eksiltmiyor. Tarihe bıraktığı izden de... Kitap, fazlasıyla araştırılarak oluşturulmuş. Derin ve neye ne kadar yer vermesi gerektiği konusunda kafası hiç karışmamış Walter Isaacson'un. Konu Da Vinci olunca bunu yapabilmek gerçekten cok zor olmalı...

Edgar Allan Poe

Resim
Muhteşem bir kitap... Muhteşem bir adammış bu Edgar Allan Poe.  Yani şöyle söyleyeyim şu anda izlediğimiz bilim kurgu dizileri, okuduğumuz birçok fantastik olay veya karakter, tamamının sanki kaynağı bu adam imiş. O kadar ilginç bir kafa yapısı var ki; Bir doğa gezintisini anlatırken daha önce o geziyi yaptığından emin olabilirsiniz. Bir balon yolculuğunda yıllardır balon kullandığını sanabilirsiniz.  Gotik, bilimkurgu veya fantastik alanında bir sürü öykü yazmış olan Edgar Allan Poe'nun hüzünlü bir hikayesi var aslında. Çok sevdiği kadını erken yaşta kaybetmesi, ardından yanılmıyorsam bir bankta ölü bulunması hala ölümünün gizemini koruması...  Sanki bu dünyanın insanı değilmiş gibi. IQ'sunun çok çok yüksek olduğuna eminim ve bu durum onu dünyanın en mutsuz insanlarından biri yapmış olabilir. Yazmasaymış kafayı yermiş yazmasına rağmen kafayı yemiş gibi. Çok beğendim bu kitabı... Şiir kitapları da var ancak ben şiir çok sevmiyorum yine de bu kitaptan sonra o şiirleri...

Impressionism

Resim
  Dayanamadım, aldım :))) bütçemi biraz aştı doğrusu ama kararlıyım güzel sanatlara yatırım yapmaya. Uzuuuuun süre okurum artık. 

Kendime Düşünceler

Resim
İnanılmaz bir kitap...o zamanda o hayatta böyle şeyler düşünmek, yazmak gerçekten inanılır gibi değil. Şu cümlelere bakın;  "Başka birinin ruhundakileri izleyip anlamadığı için bedbaht olana pek sık rastlanmaz; fakat kendi ruhunu yakından takip etmeyenlerin bedbaht olması kaçınılmazdır.” “Şimdiye kadar, nasıl bir düzenin parçası olduğunu ve düzeni muhafaza eden akışın ne olduğunu temellendiremediysen, bundan böyle bunları idrak etmeye ihtiyacın var; eğer zihnindeki sisleri aydınlatmak için kullanmazsan sana sınır çizen zamanın da belirlenmiş bir sınırı olduğundan o gidecek, sen gideceksin ve bu yaşamın tekrarı mümkün olmayacak.” "Eğer bir dış etken seni üzerse, duyduğun acı o şeyin kendisinden değil, senin ona verdiğin değerden geliyordur, onu da her an ortadan kaldırma gücün vardır." "yaşama sanatı, bir dansçınınkinden çok bir güreşçinin sanatına benzer. savunmaya dikkat etmeli. öngörülemeyen saldırılar karşısında bile sağlam durup devrilmemeli." "Tiyatro...

Lavinia

Resim
Bu kez çok farklı bir Ursula K. Le Guin kitabı ile karşı karşıyayız. Lavinia kurgu olarak çok başarılı ancak bilindik Ursula kitaplarından biraz farklı. bilim kurgu ya da fantastik ögeler yok denecek kadar az. Daha ziyade tarihi bir efsane, bir destan gibi.  Ursula'nın en sevdiği şair olan Vergilius'a "Aeneas" destanı üzerinden bir nevi sitemli bir saygı duruşu.  Vergilius'un, Aeneas Destanı'nda Lavinia' ya çok az yer verdiğini düşünen Ursula bu kez bu destanı Lavinia açısından anlatıyor. Aslında çok zekice bir şey. Sevdiğin bir sanatçının bir eserini alıp onu farklı bir açıdan dile getirmek. Biraz da riskli tabii. Ama öyle güzel dile getirmis ve her zamanki gibi öyle ustaca kurgulamış ki kitap su gibi akıyor. Vergilius da konuk oluyor hatta kitaba.  O dönemin yaşantısı, dilleri, coğrafyası fazlaca araştırma gerektiren konular. Her ne kadar kurgu olsa da oldukça gerçeğe yakın. Farklı bir deneyimdi bu kitabı okumak. Hemen listeye Aeneas D...