Kayıtlar

Sonbahar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Elveda Sonbahar

Resim
Bu sene az mı yaprak fotoğrafı paylaştım ? :))) Artık kışa girdik ama sonbahara bir veda edelim. Seneye görüşmek üzere.

Geliyorrr... :)

Resim
Sonbahar iyiden iyiye kendini hissettirmeye başladı. Kuru yapraklar, kızıl ve bulutlu erken gün batımları...Geliyor gönlümün efendisi.:)) Buralar bol bol sonbahar fotoğrafları ile dolup taşabilir. Bir de siz bunları okurken umuyorum ki ben San Diego'da olacağım. Ve yine umuyorum ki dönünce bir sürü post yapacağım. 

Sarı Sarı Yapraklar...

Resim
Her sonbahar Vadi'ye inip farklı kareler peşinde koşmak :)

Dağılsın Kafalar...

Resim
Geçtiğimiz hafta biraz gergin geçti. İşler güçler, terslikler ve huzursuzluk. Baktık olmuyor böyle çıktık 15 dakika mola verdik ve bize çok yakın vadimize fotoğraf çekmeye gittik. Aslında hep böyle yapmalı insan. Eğer elinden gelen bir şey yoksa, işi oluruna bırakıp gelişmeleri izlemeli. Bu esnada da kendisini ruhen çok yormamayı başarmalı. Giden zaman geri gelmiyor, stresle kendimize verdiğimiz zarar da öyle. Doğa, müzik, kitap, tv... seni ne iyi hissediyorsa ona yönelmeli... Sakince beklemeli. Atalarımızın da dediği gibi; su akıyor ve yolunu buluyor :)

Çapulcu Yastığı ve Tatil :)

Resim
Acı, tatlı, umut dolu bu süreci yaşarken bugünlerin hatırası mutlaka evimizde olmalı diye düşünüyordum. "Everyday I'm Chapulling" sloganı da çıktığından beri çok hoşuma gitmişti. Eğlenceli, zeka kokan ve asi bir havası vardı. Ben de bunu işlemeye karar verdim. Sonunda bitti, artık bir çapulcu yastığım var :)) Tabii henüz yastık halini almadı ama işin zor kısmı bitti... İkinci bir proje yaparsam o da "Kahrolsun bağzı şeyler" olacak. Ama ondan emin değilim şimdilik.  Bu da benim tatil öncesi son postum olsun. İki haftalık bir ara verip nasıl geçtiğini anlayamadığım yazı geride bırakmayı düşünüyorum. Zaten Ankara, bu soğuk havaları ile bana "tatil için biraz geç kalmadın mı?" diye bağırıyor. Bugün 5 dereceyi gördük. Evet sonbaharın henüz ilk haftasındayız...  Umarım Antalya sıcaktır  ve kış öncesi bol bol güneş depolarım... Şimdilik hoşçakalın...

3/4 yaprak...

Resim
O kadar soğuk bir gündeyiz ki, sonbaharı özledim. O zamandan kalma bir fotoğraf ile içim ısınsın istedim. Biraz anormalim sanırım, insanlar genelde kumsal fotoğraflarına vs. bakar. Benim özlediğim mevsim çok sıcak da değil. Ama seviyorum.. Tam bunları yazarken radyodaki sesin "Erzurum -31' i gördü arkadaşlar" demesi üzerine de vicdan yaptım ...burası olsa olsa - 10 derece. Nankörlük mü acaba bizim ki? Ama soğuk işte, hem de çok soğuk...

Bu sabah yağmur var Ankara'da...

Resim
Sonbaharı seviyorum ama erken kalkma zorunluluğu çok fena. Karanlıkta uyanıp, hazırlanırken hava aydınlansın diye sürekli dışarı bakmak. Hele bir de hava o gün yağmurlu ise, gün boyu süren bir karanlık var demektir ki, uyansan da uyanamazsın. Böyle zamanlarda "Bu havada işe gidilir mi ya" cümlesini kuranlar toplansa, hükümeti bile devirir. Bunun biraz rahatlatıcı olması gerekiyor sanırım. Sabah sabah seninle aynı şeyleri düşünen insanların varlığı. Ama yok arkadaş, ben o sıcacık yataktan kalkıp, yağmur ve karanlıkta yollara düşüyor muyum, düşüyorum. Bu havada işe gidilir mi ya.... Neyse ki sabah huysuzlugu çabuk geçer, geçmeli sonuçta. Bir şeyler atıştırıp, bir fincan kahve içtin mi bir şeyciklerin kalmaz. Hatta bu renksizlik içinde renk bile bulabilirsin. Radyoda daha sakin şeyler dinler, cama vuran damlaları izleyebilirsin. Bir müddet sonra hoşuna bile gider. Benim gider en azından. Ne de olsa kalktık ve yollara düştük bir kere. Ne diye tüm günü zehir edeli...

Sonbahar...

Resim
Severim sonbaharları... Yazın bunaltan sıcaklarını uğurlarız. Biraz kasvet, romantizm havası kaplar şehri. Geceler uzar. Çok zaman kalır bize. Kendimizi dinler, duygularımızı tartarız. Sevgilimiz yoksa olsun, varsa gelsin isteriz. Hırka taşıma mevsimidir. Sabah giyer, öğlen çantaya takar, akşam tekrar geçiririz üstümüze. Hafif üşüme hisleri başlar ki, yazdan çıkmış bünyeye ilaç gibidir. Özlemişizdir. Arka sıralara attığımız, nispeten yavaş, klasik albümler tekrar üste alınır. Yaz gecelerinin tempolu müzikleri daha az dinlenir olur. Etraf yavaş yavaş kuru yapraklarla dolar. Hafif rüzgarlar başlar. Eteklerimiz, saçlarımız uçuşur. Hava çok iyi değildir ama üşümüyoruzdur. Ne güzel bir lüks bu. Tıpkı yaz yağmurları gibi... Önce çiçekler yavaş yavaş yapraklarını döker... Buna yapraklar eşlik eder... Kazaklar giyilir ve soğuk içecekler yerini sıcaklara bırakır...:) Severim ben sonbaharları....

Halil Sezai ve Sonbahar...

Resim
Hani TV' de program öncesi uyarılar koyuyorlar ya, "Şiddet / Korku" ya da "13+" gibi. İşte bence Halil Sezai' nin şarkıları için de öyle bir işaret koymaları gerekiyor. 22:00 + :) Bu albümün bence gündüz saatlerinde dinlenmesi çok riskli. Sağlıksız hatta. Gece dinleyeceksin bu şarkıları ki sabaha toparlanabilesin. Albüm tam bir tarz albümü sanırım. Tamamını dinlemedim ama radyoda çalan şarkıların hepsinin bir tarzı var. Halil Sezai, kişiliğini oluşturmuş şarkıların. Benim bir numaramda "Sonbahar" şarkısı var. Biliyorum kışın tam da ortasındayız ama şarkı güzel olunca her mevsim dinleniyor işte. Hatta şarkı güzel olunca o mevsimi yaşattırıyor. Sonbahar, benim son zamanlarda dinlediğim en güzel şarkı. En güzel ve en ağır  :) Ayrıca Halil Sezai için, müzik tarzı olarak değil ama kendini ifade tarzı olarak erkek Nazan Öncel demek mümkün bence. Aşkın kendisinde hissettirdiklerini çok samimi dile getiriyor. Bu kadar güzel müz...