Fotoğraf çekme merakım hortladığından beri elimden cep telefonu düşmüyordu. Olduk olmadık her yerde durup bir iki şey çekmeye başlamıştım. Sonra, "madem bu kadar ilgiliyim, bunu bir üst seviyeye taşıyayım" dedim ve tam bir sivri zekalılık örneği göstererek makina almadan kursa başladım. Günler haftaları kovalamış, bir aylık kursum çabucacık bitivermişti ve benim hala makinam yoktu. Eee haliyle kafamda deli sorular, bir sürü teorik bilgi ile havada çarpışıyordu. Derken bir arkadaşım "ben sana bir makina buldum haydi çekime gidelim" dedi. İşte böyle başlamıştı Ulus' taki fotoğraf çekme maceram... O günden sonra kafama kazıdığım bir şey var ki; pratiğini yapmadığın sürece teorinin hiç bir anlamı yok. Zira ilk çekim günümde resmen çuvalladım. 200'e yakın fotoğraf çektim ve belki bunların sadece 50 tanesi işe yarar çıktı. Ya enstantaneyi ayarlayamamıştım, ya kadrajı ya da ışığı. Bazen de odaklanmak istediğime odaklanamamıştım falan. Ee...