Kayıtlar

Video etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kuşlar

Kuşların göç hallerini, topluca uçuşlarını, o şekilleri çok seviyorum. Konya'ya iş için giderken nefis bir görüntü yakaladım. Kayıtlara geçmezsem olmaz. 

I Love Your Smile...

Resim
Uzun zamandır yazmıyorum. Hafif bir tembellik var üzerimde. Kışa giriş ruh hali de diyebiliriz sanırım. Bu arada yaptığım şey bol bol Patrick Jane izlemek oldu :)) Evet uzun zamandır görüp de merak ettiğim The Mentalist dizisinin 6 sezonunu üç haftaya sığdırdım. Ve evet artık bir Patrick Jane hayranıyım. Bu muzip, mahçup ve sinir edecek derecede zeki karaktere bayıldım bayıldımmm. Hele bir gülüşü var ki, ne zaman görsem 1990' ların hit bir şarkısı geliyor aklıma...I love Your Smile... 

Bol Bol Nostalji

Resim
Hafta sonu bol bol nostalji yaşadık. Cumartesi akşamı eski F1 pilotları Niki Lauda ve James Hunt' un hayat hikayesini anlatan filmle başladı bu süreç. Rush, yeni bir film ancak anlattığı dönem itibari ile yoğun nostalji yaşadık. Giyimler, saçlar, müzikler... 1970'lerin trendlerini izledik. Film hem konu hem de görsellik olarak muhteşemdi. Ertesi gün Hamamönü' ndeki Yeşilçam Kafe 'de kahvaltı yaptık. Bu mekan da hem ekonomik kahvaltısı hem de konsepti ile çok hoşuma gidiyor. Duvarlarda eski Türk Filmi afişleri, nostaljik aksesuarlar ve eski müzikler ile oldukça keyifli bir mekan. Haziran'a rağmen havaların ısınmaması ve yağan yağmur da keyfimizi kaçırmadı. Oldukça güzel vakit geçirdik. Sonrasında da oraya yakın olan Cebeci Halk Pazarı' na gittik. Amacımız plak almaktı. Zira artık piyasada bulunmayan plakları zulasında saklayan bir amca keşfettik. Haliyle biraz tuzlu fiyatları var ama bu işe meraklıysanız buraya uğramalısınız. Pazarda ...

Özlem' in Karaoke ile İmtihanı :)

Resim
Şimdiye kadar hiç yapmadığım bir şeyi yaptım dün akşam. Bir arkadaşımın "karaoke yapalım" teklifini ciddiye almamızla başladı her şey ve sonunda kendimizi, elimizde mikrofon sahnede bulduk :) Bahçelievler' deki Brothers' ın alt katında salı ve perşembe günleri karaoke günleri varmış. Karaoke sistemi bana gayet iyi geldi ancak mekan içinde müziğin sesi çok yüksek. Belki de doğal olanı budur. Ama öyle "bir yandan muhabbet edelim, bir yandan da şarkı söyleriz" mekanı değil. Sadece şarkılara ve ritimlere eşlik edebileceğiniz bir mekan. Oldukça kalabalıktı ve her defasında bir masadan bir şarkı alınıyordu. Biz de kalabalık bir grup olarak gittiğimiz için tek söylemek yerine grup şeklinde çıktık sahneye. Barış Manço' nun "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa" 'sını söyledik (Kefenin cebi yok diyerek gündemimize de göndermeler yaptık :) ) .  Herkesin ilk karaoke deneyimi olduğu için grup şeklinde çıkmak bir nevi sahne korkumuzu aldı. Zaten ortam...

Kutudan Patti Smith Çıktı...:)

Resim
İş arkadaşım tam bir Momiji hastası. Aslında hasta olunmayacak gibi de değil. Hepsi çok şekerler. Sadece kendileri de değil, ambalajı, kutusu, hepsi pek bir güzel. Biz de bu kutuları değerlendirelim dedik ve kalem kutusu yapmaya karar verdik. Malum şu aralar gündem kutudan geçilmiyor... :) Benim şansıma Queenie kutusu düştü. Kalemlerimi bir güzel yerleştirdim, koydum masama. Sonra öğrendim ki, her kutunun üstünde o momijinin özellikleri yazıyormuş. Hemen benimkine baktım. " I like custard & Patti Smith" yazıyordu. Hadi kremayı anladık da bu Patti Smith kim? Sonunda öğrendim ve şimdiye kadar bir şeyi yanlış bildiğimi, daha doğrusu eksik bildiğimi farkettim. Evet evet bu küçük kutu bana resmen "bilgi" verdi. Kiminin kutusundan tomar tomar para çıkar, benimkinden de bilgi çıktı işte. Haa ben gayet memnunum o ayrı. Para sayma makinem de yok. Uğraşamam o kadar parayla :))) Gelelim Patti Smith'e; Şu meşhur şarkıyı hepiniz bilirsiniz, ...

Nayino

Resim
Hafta sonu karadeniz müzikleri yapan bir bara gittik. Tulum, kemençe, karadeniz insanının coşkusu, çok güzel vakit geçirdim. Karadeniz'i görmeyi çok istiyorum. O doğayı, o insanları... O gece gittik gittik geldik Karadeniz'e. Çok güzel türküler dinledik ama bir tanesi fena dilime dolandı... :)

Lilac Wine

Resim
Şu sonbahar sabahına yakışacak, sakin, durgun.... Sabah sabah dinlemem gerekiyormuş demek ki.... :) Aynı şarkının Nina Simone versiyonu da mükemmel bir alternatif ancak Jeff Buckley' de başka bir tat var. Ayrıca zamanında bu fotoğrafa bakın hangi şarkıyı uygun bulmuşum :) ...Değişken ruh halleri işte...İyi ki de değişken...

Bir Yemek, Bir Şarkı...

Resim
Uzzuuuuunn zamandır bana makarna sözü olan bir arkadaşıma gittim dün gece. Makarna benim en sevdiğim yemektir. Her çeşidini, her sosla yiyebilirim. Durum böyle olunca dün benim için enfes bir sofra vardı. Mantarlı, tavuklu, kremalı makarna ve mevsim yeşilliklerinden oluşmuş bir salata. Daha ne olsun :) Her ne kadar arkadaşım, "altı üstü bir makarna ya abartma" dediyse de (artık ağzımın suyu nasıl akmışsa), benim için makarna sadece makarna değildir, sen daha anlamadın mı :)) O güzelim tatla beraber bol bol muhabbet ettik. Dertlerimizi azalttık, kahkahalarımızı arttırdık. Özellikle benim saati kurma muhabbetim bazılarını çok eğlendirdi. :)  Tam o sırada TV' de bir şarkı çalmaya başladı. "BKM Güldür Güldür" programına bir müzik grubu konuk olmuştu ve inanılmaz güzel dans edip, şarkı söylüyorlardı. İlk kez gördüm onları. Özellikle solistinin dansı çok eğlenceliydi. İkimiz de "kim ki bunlar?" dedik ama gecenin yorgunluğu ile çok da üzerine...

Searching For Sugar Man...

Resim
Sen kendi halinde barlarda şarkılarını çalan birisi olacaksın, öyle ki utangaçlığından insanlara sırtını dönen bir şarkıcı. Ağır işlerde çalışıp, müziği sevdiğin için yapacaksın. Sonra birileri seni keşfedecek, iki de albüm yapacaksın ama hiç satmayacak. Tamamen başarısız olacak. Sen ağır işlerine geri döneceksin. Sonra kızın biri sevgilisine dinletmek üzere senin şarkılarının bir kopyasını başka bir kıtaya götürecek. Sonra o kıtada senin kopya albümlerin yok satacak. Herkesin evinde plakların olacak. Adeta bir halk kahramanı olacaksın. İnsanlar senin isminden para kazanacak, hakkında öldü haberleri çıkacak ve senin bunlardan hiç haberin olmayacak. Sen başka bir kıtada normal hayatını yaşamaya devam edeceksin.... Sonra bir gün bir gazeteci çıkıp senin "nasıl öldüğünü" araştırmaya başlayacak ve telefonla "sana" ulaşacak... :))) Böyle mucizevi bir hikayeymiş Sixto Rodriguez' in hikayesi.  Biz de "Searching for Sugar Man" belgeseli ile öğrendik.....

Jazz Expose...Sibel Köse

Resim
Beş günlük bir tatilden sonra ilk iş günü nasıl olunursa öyleyim işte. Üstelik yağmurlu bir Ankara sabahına uyandım. İşe pek konsantre olamıyorum. Sanırım kimse beni kınamaz :)   Bu kısacık tatile (kaç gün olduğu önemli değil benim için her tatil kısa...), bol bol muhabbet, bayram ziyareti, aile içi iskambil turnuvaları ve bir jazz konseri sığdırdım.  CerModern yaz akşamlarını eğlenceli hale getirmek adına bu yaz gerçekten güzel işler yaptı. Fırsat buldukça gittiğimiz açık hava film gösterimlerinin yanısıra Jazz Expose günleri de başladığından beri dikkatimizi çekiyordu. Bir çok isim konuk oldu ki Melis Sökmen' i kaçırdığım için çok üzgünüm mesela. Neyse kısmet arefe gününeymiş. Dinleyeceğim muhteşem ses de Sibel Köse imiş. Sonuçta evde bayram için tatlı yapan annemi fena satışa getirerek konsere kaçtık (Evet sonrasında utanmadan o tatlıları yiyen hayırsız benim....) . Sibel Köse muhteşem bir sese sahip ve orkestrası ile uyumuna bayıldım. Repertuarın...

Bir Delinin Haykırışı...

Resim
Bu filmi izlemedim, ama şu sahne, şu müzik ve şu konuşma var ya... Son iki haftadır adeta ruhum için aldığım vitamin oldu. Karamsar, absürd, gerçek, gerçek dışı....Ne zaman canım sıkılsa açıp dinliyorum, okuyorum. Üzüyor ama karamsarlığa kapılmıyorum. Aksine garip bir güç veriyor.  Farid Farjad' ın muhteşem eserinin eşlik ettiği bu muhteşem sahnede geçen konuşmayı üşenmedim yazdım. Çantamdaki defterimde de, bloğumda da dursun istiyorum. Günümüze uygun, düne uygun, yarına uygun...  "İçimde hangi adam konuşuyor? Hem aklımda, hem bedenimde aynı anda ayrılamam. Bu yüzden tek kişi olamıyorum. Kendimi aynı anda sayısız şey olarak hissedebiliyorum.  Fazla büyük usta kalmadı. Zamanımızın gerçek kötülüğü budur.  Kalbin yolları, gölgelerle kaplanmış.  Yararsız görünen seslere kulak vermeliyiz. Okul duvarları, asfalt ve refah reklamlarının uzun kanalizasyon boruları ile dolu beyinlere, böceklerin vızıltıları girmeli.  Her birimizin gözlerini ve ...

Joker...

Resim
Seviyorum Mirkelam şarkılarını. En depresif modları bile eğlenceli bir şarkı ile anlatıyor. Aşkını "Asuman" üzerinden, derdini "Ayva" ya bağlayarak...İşler istediğiniz gibi gitmezse, "yandım bittim, öldüm" şarkılarını bir kenara bırakın ve  Mirkelam' a kulak verin. Ne kadar da güzel diyor... "Espriden anlamayan kader birgün gülsün diye..".

Sezen Aksu Mode On...

Resim
Müzik dinlemek benim hayatımın bir parçası. Her an her yerde fonda mutlaka bir müzik olur ama gerçek anlamda müzik dinlemek...işte o uzun aralıklarla yaptığım bir şey artık. Yani sözlere, notalara, enstrumanlara kendini vererek, tümünü hissederek dinlemek...Şu aralar yine o moddayım. Mp3 player' ım çantamın derinliklerinden çıktı, yeni şarkılar yüklendi ve iş - ev arası günün yaklaşık 1,5 saati bu işe ayrıldı :) Tabii ne dinlediğin de önemli. Ben mesela Sezen Aksu' nun yüz küsür şarkısını seçtim şu dönem için. Yani saadece müzik modumu açmakla kalmadım, ince ayarlarda Sezen Aksu modumu da aktif hale getirdim....:) Hey gidi Sezen Aksu... Tüm albümleri, tüm şarkıları mükemmeldir ama bende üç albümünün yeri çok ayrı. Deli Kızın Türküsü , Işık Doğudan Yükselir ve Adı Bende Saklı...   Deli Kızın Türküsü albümünde sözlerine bittiğim bir şarkı var mesela... Aşkları da vururlar ... Muhteşem. Gel Bana kalbini göster ne olur Sen değilsin bu sudaki aksin ...

Yeniliğe Doğru...

Resim
Her gün bir yerden göçmek, Ne iyi Her gün bir yere  Konmak ne güzel Bulanmadan, donmadan Akmak ne hoş Dünle beraber Gitti Cancağızım Ne kadar söz varsa Düne ait Şimdi yeni şeyler Söylemek lazım... Mevlana Celaleddin Rumi

Leylakları, Sümbülleri...

Resim
Günün fotoğrafı bu, şarkısı da bu olsun :)

Hercai...

Resim
Günün bu saati, güneşi bu melodiyle batırmak... Çok iyi geldi...

Gemiler...

Resim
                                                                                                                                                Çizim: moffie Kimileri, onlarca şarkı yapar, yüzlercesini yorumlar hatırlamayız...Kimilerinin de tek bir yorumu yeterdir onu anmak için....

Gak Gak Gubarak...

Resim
Karlı bir Ankara Sabahı daha... Sanırım önümüzdeki üç ay böyle geçecek günlerim. Sabahları bembeyaz bir şehre uyanacağım. Daha az dışarı çıkacak (her gece barda, gönlü hovardayım ya...) daha çok evde vakit geçireceğim (Bu postu 21 Aralıktan sonra mı yazsaydım acaba !!??). Bu kış, geçtiğimiz kışın aksine daha çok okumaya zaman ayıracağım. Ne diyordu Nazan Öncel şarkısında...Gak gak gubarak...şey pardon...oku oku melek ol cennete git... :) Aminnnn.... Kafayı dinlemenin en güzel yanı, onu farklı şeylerle doldurmak sanırım. Sakinleşmek için, ne istediğimi keşfetmek için...Bahara yeni umutlar için...Okuyacağım. Bunun için hazırlığımı da yaptım aslında. Stoklar tamam. Elimde okunmayı bekleyen şimdilik 5 kitap var. Bir de yarım bıraktıklarım... Daha da artar bu sayı... Şöyle özetleyeyim... Bitirmem gerekenler...  Vizyonda... Gelecek program :)

Yalnız Kuş...

Resim
                                                                                                                                                                Çizim: Berk Öztürk Senin gökyüzünde benim ...

Nostaljik bir Cuma sabahı...

Resim
Sabah ofise girince yaptığımız ilk şey, şu üç şarkıyı dinlemek oldu. Havalar çok sıcak ya, uyuyamıyoruz, uyanamıyoruz, söylenerek başlıyoruz güne. Bu şarkılarla ruhumuza duş aldırıp, serinledik... şikayeti kestik :)