Kayıtlar

Hafta Sonu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Güzel Bir Dünya İçin...

Resim
Güzel bir dünya, güzel insanlarla mümkün. Bunu bir kere daha anladım. Hafta sonu hem hava güzeldi, hem baharın getirdiği bir renklilik vardı hem de (ve benim için en önemlisi) heyecanlıydı. Hasan Ali Toptaş'ın imza günü vardı ve ben elimdeki tüm kitaplarımı alarak yola çıktım. Hepsini imzalar mı, konuşmaya zamanımız olur mu derken bir anda yanında buluverdim kendimi. İmza 15.00 de başlıyordu. 15.05 de geldiği için bizden özür diliyordu. Öyle naif, öyle güzel bir insandı. Tüm kitapları yavaşça, özene özene imzaladı. Herkesle sohbet etti. Kitapları ile,  kelimeleri ile girdiği kalbimi bir kez daha çaldı Hasan Ali Toptaş... Kıymeti bilinesi...

Yuvarlak Masa Şovalyeleri :)

Resim
Uzun bir aradan sonra Cuma günü arkadaşlarla dışarı çıktık. Üniversitede gençliğimin geçtiği Olgunlar'a gitmekti planımız. Önce Soul'e oturalım dedik ama iyi yer kalmamıştı biz de kendimizi Kafka'ya attık. Tam köşede, kocaman, yuvarlak bir masa vardı. Orayı kaptık 7 kişi. Ama ambiyans olarak nefis bir yerdi. Hem biraz kumarhane masası, hem biraz tiyatro sahnesi. Harikaydı. Muhabbetimizin yaklaşık 30 dakikası böyle bir masada neler yapabiliriz ile geçti. Bir dahaki buluşmaya iskambil kağıdı götüreceğimiz kesin :DD Şaka bir yana güzel eğlendik. Ertesi gün yaşadığım "akşamdan kalma" moduna değdi...

Devam...

Resim
Sıkıntılı zamanlardan geçsek de hayat devam ediyor. Böyle bir durumda bile biraz dışarı çıkmak, gezmek, fotoğraf çekmek, biraz muhabbet, bir içki normal hissettiriyor kendini... 

Tebessümle...

Resim
Geçtiğimiz bir kaç gün içinde yüzümden gülümsemelerin düşmemesine neden olacak şeyler yaşadım (Cümleye bakar mısınız ya, mutluluk çizilemediği gibi, yazılamıyor da sanırım). Öncelikle uzun zamandır istediğim bir şey ansızın oluverdi. Artık bir fotoğraf makinam var. :))) Vee tabii ki Beşiktaşk'ımın şampiyonluğu...  Hala spor haberleri izleyip salak salak gülüyorum.  Yanımda oturan teyze ile hüngür hüngür ağladığımız güzelim tiyatro oyununu  da unutmamak lazım. Ağlamak da mutluluk verici olabiliyor.  Tunalıdan geçerken binalara bakıp gülümsediğim de olmadı değil.  Mutlu edici olduğu kadar yorucu da bir hafta idi, önce pazar mesaisi,  ardından Kayseri yolculuğu... Kayseri'de her şey olumlu geçince bir kahveyi hakettik sanırım.  Bir de dönüş yolumuzda şöyle bir güzellik çıktı karşıma. Hala gözlerini düşünüyorum...

Ordan Burdan...

Resim
Son iki haftada birkaç şey biriktirdim... Biraz ordan... Biraz burdan... Bonzaileri tohumdan yetiştirmek gibi bir çılgınlığa giriştik.  Uzun yıllar sürmesini umduğum bu yolculukta şimdilik her şey yolunda...  Avni'nin kahve ile imtihanı...:)  İki yıldır merak ettiğim bir oyunu izleme heyecanı (Özel postu gelecek)...  Yolda yürürken etrafa bakmanın faydaları... İlk fotoğrafın ağacı.. Kuğulu Park'ta kafamı kaldırınca gördüğüm...  Yorucu bir iş günü sonrası sürprizi...   Tam da istediğim mavi... Batman forever nidaları ile girip, değişik duygularla çıktığım bir film. 

Siyah... Beyaz...

Resim
Hafta sonum gayet sakin ve sıradandı. Dinlendik, güzel bir kaç film izledik, biraz parkta gezdik derken geçti gitti... Ne mutlu bana :)) Nitekim uzun zamandır merak ettiğim " It's A Wonderful Life" filminde de öyle hissediyordu  George Bailey ... Sıkıntıları bile yaşamak güzel, var olmak güzel... Gözümde iki damla yaş ve yüzümde bir tebessümle bitirdim filmi. Bir zil çaldı... Bir melek kanatlandı. 

Parklar Bizim Olsun...

Resim
Hafta sonu Cumartesi öğleden sonra yağışlı olacaktı. Belki de son güzel havalar diye atlatık Botanik Parkı'na gittik. Oradan Kuğulu'ya yürüdük. Ohhh Mis. Geçen Hafta da sırf yaprak toplamak için Dikmen Vadi'sine gitmiştik :)) Her yere çılgınca binalar yapıladursun, elimizdekilerin kıymetini bilelim. Bir güzel manzara, biraz yeşillik, derin bir nefes... Binalar onların, parklar bizim olsun...

Çizmek, Yemek, İzlemek...

Resim
Bu hafta sonunu tam olarak böyle geçirdim. Taş boyadım, ayvalı elmalı hem de glutensiz tart yaptım veee bir sürü eski film izledik.  Yazın başlayan taş boyama sevdama uzun kış gecelerinde devam edecek gibi görünüyorum. Teeee Antalya'lardan taş getirdim bunun için. Ankara'da nerede bulacağım bu kadar doğal taşları. Geçenlerde iş için günü birlik Zonguldak yapmıştım (Onun da postu hala yapılacak...) , oradan bile taş getirdim yani. O denli azimliyim :)) Bu hafta sonu bir nazar boncuğu, bir baykuş ile açılışı yaptık. Devamı gelecek... Gelelim turtama... Portakallı kek yapma düşüncesi ile güne başlayıp Ayvalı Elmalı Tart ile bitirdim günü. Şuradak i tarifi biraz değiştirerek uyguladım. Mesela margarin koymadım. Onun yerine 3/4 su bardağı sıvı yağ kullandım toplamda. Ayrıca malum iç sadece elmalı değil ayvalı olacak şekilde hazırlandı. Glutensiz undan ilk kez yaptım ama oldu yanii, nefis oldu hem de.  Gelelim izleme faslına. Şu aralar nostalji takı...