Top Sakızlar...
Çocukluğum şen şakrak bir mahallede geçti benim. Filmlerden çıkmış karakterlerle dolu bir mahallede. Mesela, gerçekten topumuz vitrinine çarptığı için sinirlenip alan, sonra da uzun süre vermeyen bir bakkalımız vardı. Allahtan topumuzu kesmiyordu. Özünde iyi adamdı. Hem dükkan önündeki beton kaldırımda "beş taş" oynamamıza da izin verirdi. Topumuzu aldığı zamanlar araya aileleri sokardık "çocuktur, bir daha yapmaz" vaadleri havalarda uçuşurdu...Evet çocuktuk ve o yüzden bir daha, bir daha yapıyorduk aynı şeyleri... Gazoz kapaklarını biriktirdiğimiz yıllardı. Altın sarısı içi ile Kınık kapaklarının karizmatik olduğu dönemler. O zamanlar imkanlar önümüze konulmuyordu. Biz uyduruyorduk, taştan oyunlar, gazoz kapağından koleksiyonlar... Daha bir yaratıcı idik. Hatta hatta o gazoz kapaklarını taşla düzeltip, bir ipe geçirip hızla döndürmek suretiyle kesici alet yapmışlığımız bile vardı. Popüler abur cuburumuz leblebi tozu idi. İçinden çıkan minik oyu...