Kayıtlar

Aksesuar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kurabiye Adam...

Resim
Geçenlerde "bir sürü keçemiz var, projeler başladı bile" demiştim. Bunlardan ilki kurabiye adam süsü yapmaktı. Eee malum ofisimizi süslemeyi pek bir seviyoruz.  İnternetten bulduğum resimlerden, karbon kağıdı yardımı ile keçelerin üzerine kalıplar çizdim. Ufak ayrıntılarda doğaçlama yaptım ve ilk süsümüzü bitirdim :) Bunları bir yerlere serpiştereceğiz artık. Bunun gerçekten kurabiyesini yapmak da var planda ama umarım üşenmem...Aynı anda başka bir projeyi daha bitirdim. O da başka zamana... Bu arada yeni bir kitaba başladım. Sophie Kinsella ' nın Yirmiler Kızı ' na bayılmıştım. Ondan sonra Pasaklı Tanrıça kitabını aldım. Son zamanlarda okuduğum ağır şeylerden sonra biraz eğlenceli bir kitaba başlamak istedim. Bu son derece uygun görünüyor. Bitirdikten sonra uzun uzun yazarım :) 

Keçe Cenneti :)

Resim
Arkadaşım, "evdeki keçeleri getireyim, yılbaşı süsü yaparız" dediği zaman bu kadar keçe olabileceğini hayal etmemiştim. Bir çanta dolusu keçemiz var artık. Yani kullanmadığımızı metre hesabı satabiliriz :p Şaka bir yana artık malzemeden yana da, hayal gücünden yana da sıkıntımız yok. Projeler havalarda uçuşuyor. Bazılarında uygulamaya geçildi bile. Yapacak çok iş, gerçekleştirilecek çok fikir var...Şimdilik sürpriz olsun :) 

Zamanı Geldi...

Resim
İki haftadır ofisi süslemek için zaman kolluyorduk. Hafta sonu yağan, yılın ilk karı işareti verdi. Ve biz bu Pazartesi sabahını ofisimizi süslemeye ayırdık. Işığımız ve keçe ile yapılmış süslerimiz (made by Zeynep ) tanıdık ama sevimli bir hale getirdi ofisimizi. Sanırım ilerde yenilerini de ekleyeceğiz bu süslere... 

O Kuş Kondu Badi Parmağıma...

Resim
Hatırlarsanız geçtiğimiz haftalarda hamurdan kuşlar, balık, bıyık vs. yapmıştık. Burada görebilirsiniz o gün nasıl eğlendiğimizi. Tabii bu kadarla bitmiyor bu işler. Bunun daha pişirmesi, boyaması ve verniklemesi vardı. O gün eve gider gitmez fırına atıp 175 derecede 15 dk pişirmiştim ama ondan sonra bir türlü ilerleyemedim. Yok boya bitmiş, yok beyaz kalmamış, yok vernik almam lazım derken tam üç hafta bekledi bu güzelim şeyler. İşte geçtiğimiz hafta sonu bunlarla uğraştım. Boyalarımı ve sprey verniğimi aldım (ki bu vernik inanılmaz güzel, kolayca uygulanabiliyor) ve başladım işe.  Önce guaj boya ile ana renkleri boyadım. Ben genelde pastel tonları sevdiğim için tüm renklere hafif bir beyaz karıştırıyorum. Bence daha güzel renkler çıkıyor ortaya. Sanırım sadece sarıya yapmadım bu işlemi. Diğer tüm renklerde hafif bir beyaz etkisi var.  İşin en önemli noktası ince ayarlar. Çünkü siyah ile bu hatları yapmazsanız güzellikler ortaya çıkmıyor. Kuşun gagası, kanad...

Keçe...

Resim
Fikir benden, yapması Tarçın ' dan :) Ellerine sağlık...Son 15 gündür odamıza renk verdi bu güzel süs. Tamam biliyorum keçeyi kesmek zor zanaat, ama ortaya çıkan şeyin güzelliği görünce, değiyor sanki bu çabaya... Yılbaşı süslerini camdan indirme geleneğini an itibari ile kaldırıyorum. Onlar o camda duracak arkadaş... :)

Renkli...

Resim
Mutlu ediyor beni böylesi ufak renkler... Çeşit çeşit kitap ayraçları :) Kitap okurken ara ara sevimliliklerine bakıp konsantrasyonumu dağıtıyorum ama olsun... Sevdim ben bunları...Hem de çok...

Bitmez sanmıştım bitti...

Resim
Başlıkta beklentiyi çeşitlendirme çabalarım devam etmekte. Ne sandınız acaba bu başlığı görünce :) demem o ki biten şey koliler. Evet bu cumartesi itibari ile son kolimizi de açtık. Hatta Cumartesi resmen hırs yaptım, "bu iş ya bitecek ya bitecek", dedim, bitti. Tam birinci haftasında taşınmam tamamlandı. Geçen hafta Cumartesi ev iğrenç bir halde iken bitmez sanmıştım, "nasıl bitecek" demiştim ama bitiyor işte. Bitti :) Biz de pazar günü kendimizi dışarı atıp gezdik ailecek. Hatta annem yeşil hediyeler ile kutladı yerleşmemizi :) Fesleğenimiz mutfağımızdaki yerini aldı :)

Yar saçların lüle lüle...:)

Resim
  Sonunda beklediğimiz bigudiler geldi. Baştan söyleyeyim öyle çok saçımla uğraşan birisi değilim. Bu anlamda bir devrim yaşayacağım ve umuyorum ki kullanacağım bu bigudileri... :)

Zarf açacağım...

Resim
Başlığa bakınca, önümde bir zarf var ve kararlı bir şekilde "evet yapacağım, bu zarfı açacağım" gibi mi algılanıyor acaba. Ve ben bu gereksiz düşüncelerle beyin kapasitemin ne kadarını tüketiyorum acaba (ki bu da gereksiz oldu) :) Bahsettiğim şey, nesne. Ankara' ya geldiğim ilk yıl hediye edilmişti bana bu açacak...Yıl 1998...12 yıllık bir hatıra... Zaten eskimiş, kenarlarından boyaları dökülmeye başlamış. Nereye gitsem benimle. O, gülüp gülmediği tam belli olmayan yüzü ile hep masamda, karşımda oldu...Enerji veriyor bana. Belki güneş şeklinde olmasından belki de sarı olmasından, bilmiyorum...Seviyorum onu...o da benim hayatımın renklerinden biri :)

Kumbaram...

Resim
Geçenlerde cüzdanıma bir mektup yazmıştım, hatırlıyor musunuz? İşte o gün bugündür aramız biraz açık. Bir kaç kere gönlünü almaya çalıştım ama yok, olmuyor, olmuuuyorrr istesem de...Cüzdan dolmuuyyorr beklesem de :) Peki ben ne yaptım? Sinecek değilim herhalde. Rekabeti kızıştırdım. Gittim kendime bir kumbara aldım (biliyorum insanlar bu yaşlarda çocukluklarından kalma kumbaraları açarlar, yenisini almazlar). Aslında itiraf etmeliyim ki böyle bir şey aklımda yoktu. Market alışverişim sırasında plastik bardakların arasında alakasız bir şekilde bir kumbara gördüm. Belli ki biri almış, vazgeçmiş ve rastgele bir yere koymuş. Aksi ihtimali düşünmüyorum zaten (yani plastik bardaklarla kumbarayı aynı rafa koyacak mantığa sahip bir market görevlisinin olduğunu). Bunu bir işaret olarak görüp alıverdim kumbarayı (Kendime bir not: Sağlam psikolojilerde alışverişe çık!)  Neyse sonuçta cüzdanımın bir rakibi var artık. Biraz burnu sürtsün...HIH. Bakalım en kısa sürede hangisi ...

Hayatın Renkleri #2 - Kelebek

Resim
Bu hafta sonunu oldukça tembel geçirdim. Mutluyum :) Evde pineklememi asosyallik olarak değerlendirebilirsiniz ama geçtimiz iki hafta sonunu hasta geçirince alışkanlık yaptı sanırım. Bünyem kaldırmadı dışarıya çıkmayı :p. Şaka bir yana bu hafta sonu dinlenerek tamamen toparlanmayı planladım ve sanırım başarılı da oldum. Gerçi saat olmuş 23.30, benim yaklaşık 6,5 saat sonra kalkmam lazım ama çektiğim ve uğraştığım bir kaç resmi yüklemeden uyumak istemedim. Günümüze renk katsın...:) Bu arada evde fotoğrafını çekecek aksesuar kalmayacak yakında, işte o zaman ister istemez dışarı atacağım kendimi. Sevdim ben bu renklerle oynama işini... Pin It Pin It Pin It

Hadi biraz dedikodu yapalım; 2012 Oscar Elbiseleri

Resim
Öncelikle bu bir moda bloğu değil anladığınız üzere. Ben de çok anlamam modadan. Öyle trendmiş, modacıymış vs. bilmem. Sadece gözüme güzel gelene bakarım. Uyuma bakarım. Ama bu halime rağmen ben bile 2012 Oscar Ödül Töreni' ndeki elbiselere kayıtsız kalamıyorum ve buraya not düşmek istedim :) Resimleri kaynak aldığım siteler (üzerlerine tıklayınca göreceksiniz) bu elbiseleri sınıflandırmış. İyisini, kötüsünü. Ama bunlar biraz da göreceli şeyler ya, ben sadece resimlerini koyup size bırakıyorum kararı. Bir de benim su yeşili hastası bir arkadaşım var, Zeynep . Buradaki tüm su yeşili elbiseler ona gelsin. :) Tüm derken farkettim ki tek su yeşili elbise varmış :( Neyse ben en beğendiğim iki elbise ile başlıyorum. Gözüme en şık gelen isimlerden birisi... Bérénice Bejo    Bir diğeri de bu. Daha canlı ama gayet zarif...Emma Stone    Tabi Emma Stone ile Nicole Kidman' ın hafiften piştisi sözkonusu ama Emma kesinlikle ağır basıyor. Kat...