Kumbaram...


Geçenlerde cüzdanıma bir mektup yazmıştım, hatırlıyor musunuz? İşte o gün bugündür aramız biraz açık. Bir kaç kere gönlünü almaya çalıştım ama yok, olmuyor, olmuuuyorrr istesem de...Cüzdan dolmuuyyorr beklesem de :) Peki ben ne yaptım? Sinecek değilim herhalde. Rekabeti kızıştırdım. Gittim kendime bir kumbara aldım (biliyorum insanlar bu yaşlarda çocukluklarından kalma kumbaraları açarlar, yenisini almazlar). Aslında itiraf etmeliyim ki böyle bir şey aklımda yoktu. Market alışverişim sırasında plastik bardakların arasında alakasız bir şekilde bir kumbara gördüm. Belli ki biri almış, vazgeçmiş ve rastgele bir yere koymuş. Aksi ihtimali düşünmüyorum zaten (yani plastik bardaklarla kumbarayı aynı rafa koyacak mantığa sahip bir market görevlisinin olduğunu). Bunu bir işaret olarak görüp alıverdim kumbarayı (Kendime bir not: Sağlam psikolojilerde alışverişe çık!) Neyse sonuçta cüzdanımın bir rakibi var artık. Biraz burnu sürtsün...HIH. Bakalım en kısa sürede hangisi ekonomime yardımda bulunacak. Güzel maç olsun, iyi olan kazansın (ki bu her durumda ben olacağım kih kih).




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Telgrafın Tellerine Kuşlar mı Konar ?

Sid' in İntikamı...