Pasaklı Tanrıça...
Yirmiler Kızı' ndan sonra Sophie Kinsella' nın kitaplarını merak etmiştim. Pasaklı Tanrıça , bu merakla aldığım bir kitaptı. Yirmiler Kızı kadar etkilendiğimi söyleyemem ama kesinlikle şirin, sürükleyici bir kitap. Yirmiler Kızı' nda yazar eski dönemleri işin içine katarak romantizmi kuvvetlendirmişti. Pasaklı Tanrıça ise tamamen modern bir öykü. Sorunları da çözümleri de günümüze ait. Kısaca öyküsü şöyle; Samantha , işkolik bir avukattır. Öyle ki ciddi anlamda başını kaşıyacak vakti yoktur. İşinde çok başarılıdır ve çalıştığı, Londra' nın en önemli bir avukatlık bürosuna ortak olmak üzeredir. Derken bir hata yapar ve bu hata onun hayatını geri dönülmez bir biçimde değiştirir. Şimdiye kadar avukatlıktan başka hiç bir iş yapmayan, kendi evinde omlet yapamayan, elektrik süpürgesinin nasıl kullanıldığını bile bilmeyen Samantha, büyük bir evde hizmetçi olmuştur. Artık onu bekleyen sözleşme dosyaları değil, dağ gibi ütüler, güzel akşam yemeği mönüleri ve parlatı...