Kayıtlar

Karikatür etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Emrah Ablak

Resim
" 5 Sanatçı 5 Sergi Ayan Beyan" sergi serisi kapsamında "Emrah Ablak Buradaydı" 'ya gittim geçtiğimiz aylardan birinde. Çizimlerini severim zaten de serginin tasarımını ayrı bir beğendim. Zor olsa gerek böylesi bir serginin akışını ayarlamak...Çok iyidi.

Fahriye Çıtaklı

Resim
Çok yetenekliymiş bu kadın. Sergisine bayıldım. Hem tabloları hem de karikatürleri var. Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde. Bence gidip görün...

Çocuk Karikatürleri

Resim
Yine Çağdaş Sanatlar'da gittiğimiz bir sergiydi Çocuk Karikatürleri sergisi. Minicik çocukların hayal güçlerine hayran kaldım. Üstelik farkettim ki Z kuşağı olmalarına rağmen onlar da teknolojinin bazı yönlerini sevmiyorlar :)  Begüm Gözüküçük / 15 Yaşında  Doğan Burak Şahin / 10 Yaşında  Ege Özant / 11 Yaşında    Ege Özant / 11 Yaşında İbrahim Arda Öçek / 15 Yaşında

İroni ve Gerilim

Resim
Hafta sonu Çağdaş Sanatlar'da filmi beklerken gezdiğimiz birinci sergi "İroni ve Gerilim" Sergisi idi. İkinci Dünya Savaşı'nın ülkemizde, basında, dergilerde yansıması konulu bir sergi idi. İlginç dokümanlar ve karikatürler vardı. 

Çizmeye, Renk Vermeye Devam...

Resim
Taş boyama olayını pek sevdim ben. İnsanların yaratıcı fikirlerini de. Ama sanırım en çok karikatür çizmeyi sevdim. Bu aralar boş durmuyorum...

Günaydın

Resim
Son zamanlarda yaşadığımız manik-depresif günlerin beyaz yüzü mizahtı. Hergün haksızlığa uğrayanlarla canımız yanarken, ertesi güne uyanabilecek gücü mizahtan aldık. En karanlık anda bile gülecek bir nokta, bir ses, bir yazı görebildik. İlerde eminim bunun onlarca kitabı çıkacak. Bugünler saniye saniye tarihe not düşülecek. Ama olaylar durulduktan sonra, bunları sakin ve sağlıklı kafa ile derlemek çok kolay. Zor olan mizah dergilerinin yaptığı gibi olayların tamamını, komik ve güncel bir şekilde haftalık yayınlamak. Ve ben ne kadar özlemişim isyanımı esprilerle yapmayı. Uzun zamandır mizah dergisi almayan ben, "tüh geçen sayıyı kaçırdık" dedim. Öyle bir süreç ki bu yaşadığımız, sadece çevre için, özgürlük için, haksızlık için yapılan şeyler değil bunlar. Kendimize dönüp, unuttuğumuz, yanlış yaptığımız, kandırıldığımız noktaları bir bir bulup açığa çıkarma adına da ciddi ciddi paylar çıkaracağımız bir süreç. Bir nesil geldi ve dürttü bizi. Biz de ne kadar çok uyumuş...

Üç Maymun...

Resim
Çizim: Vladimir Kazanevsky   Gerçekten de, "Kahrolsun Bağzı Şeyler !"....

Baş Belası...

Resim
Enterasan günler yaşıyoruz. Dramatik, trajikomik, ümit verici ve yorucu. Böyle zamanlarda bazen mizaha sığınmak iyidir diye düşünüyorum....

Ne Merkürmüş Arkadaş !!!

Resim
Astrolojiyle çok fazla ilgilenmem aslında. Ama bazı gerçeklere inanırım. Örneğin dolunayda herkes biraz daha gergin olur. Yine burçlara göre insanların o özellikleri taşıması tesadüf değildir herhalde. Mesela ben daha burcumun rengini bilmeden kobalt mavisine takıp, burcumun hoşlandığı renkler arasında bunu görünce şaşırdım tabii. Her neyse, bu aralar merkür gerilemesi varmış. Gergin ve tersliklerle dolu bir süreçmiş. Yeni şeylere başlamayın, elektronik alet almayın diyorlar. Mantığım reddetmek istese de şu aralar laboratuarda olan tersliklerden sonra ister istemez içimden "Ne merkürmüş arkadaş" dedim. Bu gerileme 18 Mart'a kadar da sürecekmiş. Bu şirket o kadar süre dayanmaz ben size diyeyim. O yüzden Merkürcüğüm, canım benim, fazla gerileme olur mu ..!!!

Yeni...

Resim
Artık başka bir manzaraya uyanıyorum. Hala açılmamış kolilere çarpa çarpa ilerliyorum henüz benimseyemediğim koridordan. Yanlış odalara girip girip çıkıyorum. Sadece perdesi takılmış odalara sığdırdım şimdilik hayatımı, bir kaç güne normale döner diye umuyorum. Bu arada taşındıktan sonraki ilk iş günüm, akşam servisten eski evin orada inerim diye korkmuyor da değilim. Yeni bir şeyler oluyor hayatımda, güzel bir şeyler. Örneğin tahmin edemeyeceğim kadar "benlik" bir perde buldum, hiç aklımda yokken :) Bunu da "nasıl başlarsak öyle gider" ' e yoruyorum. İyi başladım, iyi gitsin... Kelebekli perdem... :)

Sarı vosvos...

Resim
Sanırım hayata dair yapılan en güzel benzetmedir yol. Yolun başındayım, yarısındayım, yolun sonuna geldim vs. vs. Ama sadece yol mudur acaba hayat? Sadece bizim ilerlememizden mi ibarettir? Yoksa aslolan o yolda nasıl ilerlediğimiz midir? Öncelikle bunları düşünmemi sağlayan sarı vosvosa selam olsun. Sabah işe gelirken her zamanki gibi camdan dışarıyı izleyip, ne olduğunu bilmediğim bir şey arıyordum. Güneşli olmasına rağmen renksiz bir gündü Arabaların renkleri tek düze, kıyafetlerimiz koyu ve renksiz, yollar yarı kar yarı çamur. Yani bu sabahı size renklendirsem sadece gri, kahverengi ve belki biraz da soluk yeşil kullanırdım. Ta ki yanımdan o sarı vosvos geçene kadar. Fosforlu diyebileceğim belirginlikte hafif yeşile çalan sarısı ile bir anda renk kattı sabahıma. Hani ders çalışırken kullandığımız sarı fosforlu kalem varya, öyle bir renk. Gülümsedim nedensiz. Bu sabah sanırım bu arabayı arıyormuşum dışarda dedim içimden. Yaşarken de hayatımıza böyle insan...

Çok sıcaaakkkk... !!!!

Resim
Dün gece Ankara  - 21 derecemiymiş...hurafe onlar. İnanmayın, biz yanıyoruz burada.. (!!Q'!'^+%&=)... :)

Bu oyunu seviyorum...

Resim
Son bir yıldır takip ediyorum tenisi. Yani ciddi anlamda. Öncesinde tabi ki maçlara denk gelir, ara ara bakardım ama daha çok oyuncuların fiziği ile ilgilenirdim :) Geçen yıl Rolland Garros ile başladı benim tenis sevdam. Evde can sıkıntısı ile ne yapsam diye düşünürken TV' de gördüğüm maçı izlemeye başladım. Ama izlemek derken gerçekten izlemek. Topa vuruşlarını, topun gidişini vs.Tenis hakkında hiç bir şey bilmememe rağmen inanılmaz eğlendim. Ve maç sonunda "Vay be, güzel spormuş bu " dedim. Yanlış hatırlamıyorsam Federer - Nadal maçıydı. Ne kadar doğru bir maçla başlamışım bilinçli izlemeye, sonradan anladım. Ve evet dünyanın 100 yıldır sevdiği, milyonlarca doların harcandığı, sporcularının adeta dünya yıldızı olduğu bu sporu ben yeni keşfettim :) Hem çok güzel hem de inanılmaz zor bir spor olduğunu da izledikçe anladım. Bir kere kuralları, terimleri, işin püf noktalarını öğrendikçe zorluğunu daha da iyi anlıyorsunuz. Bu da haliyle zevkini de arttırıyor....

Kış...Kar...Soğuk...

Resim
Uzun zamandır böylesi soğuklar yaşamıyoruz sanırım :) Tüm ülke son bilmem kaç yılın en soğuk zamanlarını yaşıyor. Ben açıkçası gündüz vakti -11 dereceyi en son ne zaman gördüm hatırlamıyorum. İşte bizim işyeri tam da böyle bir yerde olunca kışı daha da çok hissediyorsunuz. Hele iş için sabahın 7 sinde yollara düşüyorsanız.... Ama yine de çok güzel görünüyorlar... Tabi böylesi olumsuz durumlarla eğlenmeyi de bilmeli :) Ne dilediğine dikkat et :) Her zaman nerede durduğuna dikkat etmeli... Kıskanıyor olabiliriz evet... Cana geleceğine   mala gelsin... Demokrasilerde çare tükenmez... :)