Kayıtlar

Futbol etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Beşiktaş...Fernandes...Futbol...Eduuohaaa :)

Resim
Dün akşam formamı giydim ve Beşiktaş - Stoke City maçını izlemek için TV'nin karşısına geçtim. Taraftarların konfeti şov işaretiyle, Güntekin Onay ve Metin Tekin ikilisi eşliğine başladı maçımız. Stoke City'e içerlemiştim zaten geçen maçtan. Ortaya koydukları şey kesinlikle futbol değildi ve biz o maçta iyi oynayan taraf olmamıza rağmen yenilmiştik. Çok istiyordum bu maçı alalım, Beşiktaş ama önce futbol kazansın. Biliyordum çünkü sonuç ne olursa olsun bu maçta da Beşiktaş iyi oynayan taraf olacaktı. Maç da öyle başladı zaten. Beşiktaş belki oyun olarak çok kaliteli olmasa da baskın olan ve topu ayağında tutan taraftı. Golün gelmesi içten bile değildi. Geldi de zaten. Geldi ama onlar attı. Hatta onlara attırdık. Kötü futbol oynayan takımlar şansa oynuyorlar, "ya tutarsa" diye. Biz de tutturduk. Önce adam kaçırdık arkasından Egemen 'e çarptı top ve ağlara giderken Rüştü topa bakakaldı. İçimden "yine mi, yine mi" dedim. Çünkü şanssız bir takımız ...

Bu Yapılır mı Be Beşiktaş?

Resim
Şimdi, efendim, evrim teorisinde "doğal seleksiyon" denilen bir kavram var. Bu kavrama göre, zayıfların elendiği güçlülerin hayatta kaldığı bir mücadele sözkonusu. Böylelikle bir sonraki nesle güçlü genlerin aktarılması ihtimali artıyor. Böyle böyle zayıf halkalar tamamen temizleniyor. vs. vs. Şimdi, benim cancağızım Beşiktaş 'ımın bu konu ile ne ilgisi var diyeceksiniz. Olmaz mı. Dün gece Macabbi Tel-Aviv  - Beşiktaş maçını izleyen ve kalbi zayıf olan insanların kısmen elendiğini düşünüyorum. Zira zaten sayıları bir önceki Beşiktaş - Dinamo Kiev maçının son dakikasındaki karambolden sonra azalmıştı. Böyle böyle kalbi sağlam bir nesil oluşmasında Beşiktaş'ım üzerine düşeni yapıyor. Tövbe yarabbim... Şaka bir yana...:) Bu yapılır mı be Beşiktaş'ım? Bu yapılır mı be Carvalhal ? Bu yapılır mı be Quaresma hatta hatta bu yapılır mı be Almeida ? Şöyle ki... Dün film gibi bir maç yaşadık. Aşık olduk, ayrıldık ve final sahnesinde tekrar kavuştuk. Quaresma...

Ben Senin Transfer Yapabilme İhtimalini Sevdim...:)

Resim
Beşiktaş'ta transfer gündemi bir türlü durulmuyor. Taraftarlar kimi zaman kendilerini tiye alarak, kimi zaman büyük bir heyecanla transfer süresinin geçmesini bekliyor. Quaresma ve Guti'nin gelmesi ile ayaklarımız havadan kesildi. Bu bile bize yeter ama yönetimin cesur demeçleri heyecanlandırmıyor da değil. Son olarak Robinho ve Adebayor un isimlerinin geçmesi ise, bizi mest etmiş durumda. Eee bu duruma espri yeteneği kuvvetli, zeki taraftarın bakış açısı ile yaklaşılırsa ortaya çok eğlenceli muhabbetler çıkıyor. Bir kere şunu söyleyeyim ki, taraftarlar ciddi ciddi hunizela üretimi talep ediyorlar. Ayrıca Forzabesiktas.com'un üyelerinden birisi temsili bir rakip takım defans konuşması oluşturmuş ki, bu süreçte ruh sağlığımız ne derece siz anlayın..Gelirler mi, biri mi gelir, ikisi de mi bilmiyorum ama ihtimalini bile seviyorum...:D RAKİP TAKIM DEFANS KONUŞMALARI -1- DEFANS 1: Oğlum Bak Adebayor kaçıyor..Bırakma Onu... DEFANS 2: Görmüyormusun...Robinho...

Neeee Guti mi? Yok Artık...

Resim
Canım Beşiktaş'ım dün açılışı yaptı. Biz takıma, takım taraftara, Quaresma futbola susamıştı. Rakipler ise gerçekten susamış... Tamam rakip mahalle takımı modunda olabilir ama bu adamlar liglerine Nisan'da başlamış. Yani aylardır form tutuyorlar. Bizim takım yeni ve bu sezon ilk ciddi maçımız bu. Eee bir de adamların her ne kadar defans yapmayacağız dediyse de, 8 kişi defans oynamaları (Buna mecbur kaldılar, çünkü Beşiktaş onların sahasından neredeyse hiç çıkmadı)  skorun biraz kısır (!) olmasına neden oldu. Maç güzeldi. Ortam güzeldi. Taraftarı anlatmaya gerek yok. Ama atak yapan, sürekli ileri oynayan Beşiktaş'ım güzeldi. Quaresma'nın penaltıyı attıramayan heyecanı bile güzeldi. Takım gelecek vaadediyor, hepimizi ümitlendiriyordu ama taraftarın bir derdi vardı yine. Şimdiye kadar kimi zaman işçinin, kimi zaman depremzedenin, kimi zaman araştırma görevlilerin, kimi zaman çevrecilerin sesi olan taraftarımız, dün gece de renklilerin sesi oldu....:) Renkl...

Gel de fark at ...:)

Resim
Beşiktaş, UEFA Avrupa ligi, ön eleme maçında Faroe Adaları'nın takımı Vikingur ile eşleşti. Çok kolay (!) bir rakip gibi görünüyor. Gerçi bu futbol sonuçta korkmak ve ciddiye almak gerekiyor. Diyelim ki çok kolay bir rakip, gene de Kartal'ımın bu takımı rencide edecek bir skor almasını istemem. Garantiye aldığımız yerde durmamız gerek çünkü bu takım oyuncuları çok mütevazi. Mücadeleleri de saygı duyulacak cinsten. Takımda birisi kaptan olmak üzere iki Beşiktaşlı var :) o derece yani..... Size aşşağıda, Vikingur Takım Kaptanının kuradan sonra bir Türkle yaptığı yazışmayı aynen iletiyorum. Siz karar verin..Bence Beşiktaş Taraftarı şimdiden bu takıma bir güzellik hazırlıyordur :) "Merhaba; Kurada Beşiktaş ile eşleştiğimizi öğrenince hem heyecanlandık hem de çok mutlu olduk. Elbetteki sizler asıl favori olansınız ama bu bizim gibi amatörler için belki de karşımıza hayatta ancak bir kez çıkabilecek bir tecrübe demek. Beşiktaşı daha önce gerek şampiyonlar ligi gerek...

Turkcell Süper Lig Kaç Büyük?

Resim
Malum, bu yıl "üç büyük" çuvalladı. FB ikinci olurken, GS ve BJK 3. ve 4. lüğü paylaştı. Şampiyon ise Bursaspor oldu. Kimine göre "üç büyük", kimine göre de, özellikle o üç büyüklerden herhangi birinin Trabzonspor ile maçı varsa, maça derbi demek adına "dört büyük" dediği ligimiz şu aralar kaç büyük olduğunu şaşırmış durumda. Zaten oldum olası bu ifadeye karşıydım. "Üç Büyük". Düşünsenize, resmen rekabeti zedeleyen, rakibi küçük düşüren bir ifade ve biz yıllarca, gerek medya, gerek spor klübü başkanları bu ifadeyi övünerek kullanmışız.Ama bu ifadenin zaten olmayan geçerliliğini son iki yıldır yitirmeye başladığını görüyoruz. Geçen yıla kadar Sivasspor'un başarısına tesadüfi deniyordu. Trabzonspor hep tehlikesiz gibi görünüyordu. Üstüne bir de Ankarspor da geldi ve bunlar bu yıl, üç büyüklere tabiri caizse, 3.5 attırıyolar.Bunun nedeni ne olabilir ?Bazen gerçekleri basitte aramak gerekir diye düşünüyorum. Olay şu, malum "üç büy...