Kayıtlar

Chicago #4

Resim
Biraz günlük hayatını, biraz binalarını biraz da önemli yerlerini anlatmaya çalıştım Chicago'nun. Peki ya geceleri ?? Oradayken üç gece aktivitemiz oldu. İlk olarak bir NBA maçına gittik. Chicago Bulls - Philadelphia maçına. Gerçekten de sadece bir spor karşılaşması değil, aynı zamanda bir şov işiymiş bu NBA. Amigo kızların dans gösterileri, maskotların şovları, amatör yarışmalar, yukarıdan paraşütle inen tişörtler, kameraya takılan neşeli insan manzaraları çok güzel ve eğlenceliydi. Hatta rakip takım iki serbest atış kaçırırsa herkese hot dog anonsu bile yapıldı ki rakip takım serbest atışı kaçırdı. O an kalabalığı görmeliydiniz, çok zevkliydi. Tabii promosyon 48 saatmiş. Biz hot dogları kaçırdık ama işin sırrı eğlenmekti zaten. Yaklaşık 20 sayı fark yemesine rağmen insanlar inanılmaz eğlendi.  Bizde olsa skoru sıkıntı yapıp günü kendimize zehir etmiştik. Kafa olarak değiştirmemiz gereken çok şey var.... Yerimiz arka sıralardaydı haliyle ama salonun ilginç tasarımı n...

Chicago #3

Resim
Bu postu sadece binalara ve sokaklara ayırdım. Chicago'nun filmlerde sıkça gördüğümüz dar arka sokakları, yangın merdivenleri, yüksek binaları... Her gördüğümü çeken bir tiptim :) Hazır arka sokaklar demişken, Chicago, Gotham City'ye ilham veren bir şehir. Gerçekten de karanlık, gri bir tarafı var. Keza suç oranı da yüksek. Chicago suç oranı en yüksek şehirlerden birisiymiş. Belki de şehri. O nedenle sürekli siren sesi duyduk. İtfaiye, polis, ambulans, fark etmiyor. Boşuna Chicago Fire, Chicago PD gibi diziler çekmemişler anlaşılan. Malzeme çok çünkü... Neyse ki biz herhangi bir suça, kazaya karışmadan gelebildik.  Sokaklarda bulunan ve üzerinden metrolar geçen köprüleri çok sevdim. Hem ulaşımda trafiği aksatmıyor, hem de belki kötü havalar için korunak, iyi havalar için gölgelik olarak kullanılıyor. Burada Chicago havasından biraz bahsetmek istiyorum. Biz Nisan'ın ikici haftası oradaydık. Hava buz gibiydi. Bu sene zaten en zor kışlarından birini ya...

Chicago #2

Resim
Chicago'da nereyi görmeli, nereyi gezmeliyiz diye gitmeden önce araştırmıştık. Bean, Skydeck, Millenium Park, Navy Pier, Michigan Avenue listeye aldıklarımızdı. Hepsini de gezme fırsatımız oldu. Gezemediğimiz bir çok yeri kaldı ama sonuçta 6 günümüz vardı. Bunları yapabildiğimize seviniyoruz.  Oraya gider gitmez soluğu Bean'de aldık. Chicago'nun sembol heykeli olduğu için sanırım sabahın 10'unda bile kalabalıktı. Güzeldi... Önünde fotoğraf çektirmek, yansımalara bakmak ve içine girmek...  Bean heykeli Millenium Park'ın içinde. Parkın devamında da güzel ve büyük bir tiyatro ve gezilecek alanlar var.  Bean'den sonraki durağımız Skydeck oldu. Dünyanın en yüksek gökdelenlerinden birinde, cam bir balkonda gezmek (ve sonrasında yerlerde sürünerek, şebererek fotoğraflar çektirmek) de varmış kaderimde. 25 dolar oraya çıkmak. Yaklaşık 40 dk asansör sırası bekliyorsunuz. Asansör sırası beklemek istemiyorsanız fazladan ücret ödüyorsunuz....

Chicago #1

Resim
Evet yine uzun zaman oldu yazmayalı. Ama bu kez bilgisayar probleminden değil resmen yoğunluktan yazamadım. Bu sürede bir Amerika bir de Antalya yolculuğum oldu. Başlıktan da anlayacağınız üzere Chicago'ya gittim. Dolu dolu bir hafta geçirdim ve bir sürü post biriktirdim. Hesaplamalarıma göre 12 post olacaktı. Sonra hem size hem kendime acıdım ve post sayısını 5 ' e düşürdüm. :)  Bu postta  gidiş maceram ve genel konular hakkında yazacağım. Bazı şeyleri ilk kez yaşadığım için görgüsüzlük gibi görünse de tecrübelerimi paylaşacağım. ABD yolculuğumuzun başladığı gün Atatürk Havalimanı'nın son günüydü. Elveda dedik yılların anılarına, kavuşmalarına, ayrılıklarına... Chicago'ya Frankfurt aktarmalı gittik. İlk Business uçuşumu da Frankfurt'a giderken gerçekleştirdim. Gönül isterdi uzun uçuş da Business olsun ama napalım buna da şükür :) İlk iki katlı uçağıma ise Frankfurt - Chicago uçusunda bindim. Tabii biz üst katı göremedik bile. Orası First...