Ne Ekersen...



Çok zor günler yaşadık. Tüm ülkemiz önce yasa, sonra olaylar karşısında öfkeye ve ardından da çaresizliğe büründü. Canım hiçbir şey yazmak istemedi uzun süre. O nedenle iki hafta önceki ağaç dikme etkinliğinin fotoğraflarını anca paylaşıyorum. Biraz da inadına. Birilerinin yaratmak istediği karanlık dünyaya inat, elimizde avucumuzda ne kadar güzellik varsa, irili ufaklı ne kadar mutlu edecek şey varsa kullanmak için. 

Arkadaşımın çiftliğine ağaç dikmek için gittik bundan iki hafta önce. Ne kadar yorulabiliriz ki diyorduk içimizden. Topu topu birkaç fide. Ama iş öyle olmadı tabii. Bu iş çiçek ekmeye benzemiyormuş anladık :) Derin kazılan çukurlar, gübreleme, etrafına çanak yapma, dallarına göre yönünü değiştirme, ne kadar ayrıntısı varmış. Ihlamur, ceviz, elma, armut, vişne, kaysı, şeftali, iğde... Bir sürü çeşit diktik o gün. Yağmurun yağması günü daha renkli yaptı. Artık sadece toprakla uğraşmıyor, çamurla resmen savaşıyorduk. Islandık, üşüdük, ama son fideye kadar vazgeçmedik :) Birkaç yıl sonra meyvelerini yerken bu günleri anacağız. 






 





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Telgrafın Tellerine Kuşlar mı Konar ?

Sid' in İntikamı...