Ana içeriğe atla

Karantina Günleri



Dünyadaki durum belli... Çin'den dünyaya yayılan ve oldukça bulaşıcı olan SARS-Cov-2 virüsünden dolayı ülkeler kendilerince önlem almaya çalışıyor.  Sanırım gezegen olarak en büyük sınavı veriyoruz şu aralar. Kısmi sokağa çıkma yasakları, uçuş yasakları, maskeler, eldivenler, insanlardan uzak durmak, marketlerde ürün bulamamak... Sanki o izlediğimiz post apokaliptik filmlerin ufak bir fragmanını yaşıyor gibiyiz. Ben bu dönemde dönüşümlü çalışıyorum. Her dışarı çıkışım bir stres,  eve gelişim ayrı bir stres. 


Bahar geldi, ağaçlar çiçek açmış. Tam gezilecek zamanlar ama evdeyiz #evdekal' ıyoruz. Bu dönemde kendimi oyalamaya çalışıyorum.. Bol bol film izliyorum, kitap okuyorum, çizim yapıyorum... Çok uzun bir aradan sonra bugün ilk kez tenha iken parkta biraz yürüme fırsatımız oldu ve marteniçkalarımızı ağaçlara astık.  Normal koşullarda bir sürü şey dileyebilirdim ama bugün aklımdan sadece iki kelime geçti... Sağlık ve huzur...





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sünger Bob ve Patrick... :)

Bir taş boyama daha tamamlandı. Hem zaman güzel geçti hem de minik bir kalp mutlu edildi (yani umarım...). :)))

Telgrafın Tellerine Kuşlar mı Konar ?

Üçüncü etamin işimi de bitirdim. Aslında örnek aldığım fotoğrafta bu kuşlar 4 tane idi ve kalp şeklinde kuyrukları vardı. Ancak hem benim kasnağıma sığmadığı, hem de fazla kalabalık durduğu için ben biraz değiştirdim. Ha bir de göbekleri beyazdı, ben kendi renklerinin açık tonlarını tercih ettim. Bu hali bence daha güzel oldu. Son bir adım kaldı. O da çerçeveletmek. Noel Babayı da henüz çerçeveletmedim. Çerçeveciyi ihya edeceğim bu gidişle. Puzzle, etamin derken bir sürü şeyi biriktirdim çerçeveletmek üzere.  Şimdiki projem bir doğum günü hediyesi :) Hadi bakalım. Bir işe başlamak, o işin yarısıdır derler...  Güm güm...   Göbekleri de doldurduk mu, tamamdır...  Favorim...

Sid' in İntikamı...

Nasıl ki Star Wars serisinin en dramatik ama en sevdiğim bölümü "Revenge of the Sith" ise, şimdiye kadar yaptığım en zor kanaviçe de bu oldu ( Cümleyi toparlayana bir yastık hediye edeceğim :)) ) . Kısaca anlatmak istiyorum hikayesini.... Her şey arkadaşıma doğum günü hediyesi projemle başladı. Ona bir şeyler işlemek istiyordum ama sevdiği bir şey olsun diye düşündüğümden ağzını aramaya başladım. Bir muhabbetin ortasında,  Ice Age' deki Sid' i çok sevdiğini öğrendim. Tamamdır dedim, Sid' i işleyeceğim. Oturdum bilgisayar başına Sid şablonu arıyorum. Kesin vardır diye de anlamsız bir özgüvenim var. Ama yok, yani istediğim gibi yok. Ya küçük ya da aradığım gibi değil.  Tabii ben ümitsizliğe kapıldım ve başka bir şey yapayım bari girişimlerine başladım ama aklım kaldı Sid'de. İçimdeki "yapabilseydim çok güzel olacaktı" sesleri baskın çıktı ve şablonunu kendim çıkarmaya karar verdim   Önce bir Sid fotoğrafı buldum. Sonra onu