Kayıtlar

Puzzle Günlerine Dönüş...

Resim
Eeeee her ne kadar karantina günleri sona erse de zorunlu kalmadıkça dışarı çıkmıyorum. Bu durum haliyle evdeki aktiviteleri değerli kılıyor. Bir sürü film izliyorum. Her hafta sonu bir dizi bitiriyoruz. Çerez gibi gidiyor. Şu aralar "a million little things" e taktık mesela. Okuyorum ve bol bol çiziyorum. Hatta ve hatta uzun süredir elime almadığım puzzleları bile yaptım.:) 

Bana Ellerini Ver...

Resim

The Spanish Flu

Resim
Tam da bu günlerde okunması gereken bir kitapmış. Geçmişimizdeki hatalardan çok da ders almadığımızı gösterdi bu kitap bana. Ayrıca bir şey daha farkettim; zannedersem gezegen arada sırada bizden kurtulmaya çalışıyor.  O yıllarda da bu günlere çok yakın olaylar yaşanmış. Karantinalar, maskeler, #evdekal mesajları ve sosyal mesafe... Hatta maskesi olmayan insanların tramvaya alınmaması gibi olaylar yaşanmış. Sadece kıyafetlerin ve çevrenin değişik olduğu ama diğer her şeyin aynı olduğu bir  ortam. Tek fark 100 yıl önce yaşanmış olması.  Kitap genel olarak o günleri çok güzel anlatmış. Özellikle görsel arşiv açısından çok çok çok başarılı. O döneme ait karikatürler, afişler, bilgiler, makaleler, haberler görsel olarak fazlaca desteklenmiş. Tek sıkıntısı, bazı bölümler fazla rakamlara boğuyor. O nedenle o yerlerini hızlı geçtim ama iyi ki okumuşum...

Fahrelnissa Zeid

Resim
Resim sanatına merakım nedeniyle ressamların biyografilerini okumayı seviyorum. Fahrelnissa Zeid 'i de arkadaşım sayesinde tanıdım. Tablolarından sevdiklerim de oldu sevmediklerim de ama hikayesi, dönemi ve devasa eserleri açısından iyi ki de tanıdım diyorum. Ancak kitap takibi zor bir kitap olmuş. Tekrarlayan diyaloglar var ve resimler dağınıktı. TATE Art Book serisinden olan kitabı açıkçası okumakta zorlandım. 

Mavi

Resim
Bazı günler benzer tonlarda giyindiğim doğrudur (fonda Mavi Duvar)... :)))

Frankenstein

Resim
Bazı eserler vardı okumak istediğim. Frankenstein, Moby Dick, Don Quijote, Dr. Jekyll ve Bay Hyde, Jules Verne Serileri gibi. Karantinadan önce kütüphaneden Frankenstein'i almıştım. Bilseydim böyle olacağını yukarıdaki eserlerin hepsini alırdım :))). Ama bu kitabı da geç de olsa alıp okuduğum için çok mutluyum.  Öncelikle kitabın ortaya çıkış hikayesi nefis. Çok da imrendim, hayranlık duydum Mary Shelley 'e. 20 yaşında bir kadın, yağmurlu bir günde, arkadaş ortamı ile korku hikayeleri anlatma oyunu oynamaya başlıyor ve Frankenstein doğuyor. Nefis bir kitap. Nasıl naif insan duyguları, cümleler, betimlemeler, hayal gücü anlatamam... Çok iyi kitap çok. Sonrasında netten Frankenstein çizimleri bulup çizdim hatta. Öyle gaza geldim :). Neden klasik bir eser çok daha iyi anladım ve yukarıdaki kitapları okumak için daha da motive oldum. Tam da bu günler içinde geçerli olan, kitapta sevdiğim bir cümle ile bitireyim postu... "Sabit bir hedeften başka bir şey ak...

İyi ki...

Resim
Mart başında annem "Antalya'ya ne zaman geleceksin ? " diye tutturmuştu. Ben de yurtdışı yolculuklarından yeni döndüğüm için ve yorgun olduğum için "amaaan anne sonra gelirim" demiş ama son anda fikir değiştirip gitmiştim. Covid-19 yeni yeni Türkiye'de ciddiye alınmaya başlanmıştı. Haliyle gittiğim 4-5 gün içinde çok az dışarı çıkmış, çoğu vakti ailemle geçirmiştim. Zaten orada da herkes gergindi ve çoğu yer boştu.  Ben döndükten bir hafta sonra uçuşlar iptal edildi ve otobüs yolculuğu yasakları  başladı... İyi ki de gitmişim. Yoksa uzun süre ailemi göremeyecektim. Hem de bu gergin ortamda... Anne sözü dinlemek gerekiyormuş. Ne kadar büyürsem büyüyeyim bunu tecrübe ediyorum :)).