Kayıtlar

Yine, Yeni Gine

Resim
Ofisi botanik bahçesine çevirmemize az kaldı. Şu aralar en popüleri yeni gine çiçeğim :)) Harika çiçekler açıyor... Bir de akşam güneşi vurdu ki, tam fotoğraflık oldu...

Gölgesizler...

Resim
Bu kitap nasıl yazılır, nasıl anlatılır hiçbir fikrim yok. Zor, çok zor... İyisi mi siz alın ve okuyun. Sonrasında da şu çalışmaya bir göz atın. Kitap daha da bir güzelleşsin :) Bana çok farklı bir ufuk kazandırdı bu kitap ve bu yazar. Sanırım tüm kitaplarını okuyacağım. Bu kitaba yorum yapmak yerine hoşuma giden birkaç bölüm paylaşacağım... :) Ne demek istediğimi anlayacaksınız.  "Muhtar susmuştu oysa; gözlerini masadaki mühür kesesine dikmiş, Cennet'in oğlunu düşünüyordu. Artık ona göre o da bir yok'tu; hem de yok olma yöntemi şimdiye kadarkilerden oldukça farklıydı. O ne Asker Hamdi ve ailesi gibi ansızın kaybolmuş, ne çerçi gibi gelip geçmiş, ne Aynalı Fatma gibi dağlara yürüyüp gitmiş, ne de Güvercin gibi uçmuştu. Hatta Cıngıl Nuri gibi ruhum sıkılıyor diyerek yılların arkasına da kaçmamıştı. Göz göre göre yok olmuştu o; kendi görünürlüğünün derinliklerine çekilmişti. Her gün her yerde karşılaşılacaktı eskisi gibi, sesi işitilip kokusu duyulacak ama asla ona...

Hint Kınası :)

Resim
Bu hafta sonu, uzun zamandır yapmadığım bir şeyi yaptım. Hint kınası :) Üniversitedeyken, önce yurt arkadaşlarıma, sonrasında da ev arkadaşlarıma sürekli yapardım. Okul bitince tabii iş dünyasına atıldık falan derken bazı şeyleri çekmecelere kaldırdık. Arada bir bunları çıkarmak güzel oluyormuş. Bir arkadaşım geçtiğimiz hafta "hint kınası yaptırmak istiyorum" dediğinde hemen atladım "aaaa ben yaparım" diye :) Ve olaylar gelişti. Sonuç da gayet güzel oldu. Aslında yapmak çok basit. Bence işin zor tarafı deseni tene geçirmek. Bunun için en sık kullanılan yol bildiğimiz kopya kağıtları. Camayazar kalemlerle kağıda deseni kopyalıyorsunuz (önemli not: Deseniniz simetrik değilse tene tersi çıkacaktır. Kopyalarken bu ayrıntıyı hesaplayın lütfen) . Ardından dövmeyi yapmak istediğiniz yere kolonya sürüp, kopya kağıdının çizimli tarafını tene yapıştırıyorsunuz. Böylece desenin izi kola çıkıyor. Ancak ben bu yöntemde biraz zayıfım. O nedenle ikinci yöntemi terci...

Bayram Şekerleri...

Resim
Bayramda hiç de boş durmadım. Bolca film, dizi, aile ile geçirilen zaman haricinde bir puzzle ve bir çarpı işi bitirdim. Artık duvarımı süsleyen çok güzel bir sokağım var. Aslında puzzle' ı ailemle birlikte yaptık. Ben tüm tatile yayılır diye düşünmüştüm ama bizimkiler pek eğlenceli buldu bu işi ve gelen bir parça, giden iki parça derken bir günde bitirdik. Uzun zamandır uğraştığım bisiklet çarpı işimi de bitirdim bu bayram. Bu kez her şeyi kitabına göre yaptım. Yakında bunun postunu da yapacağım. Yastık halini almasını bekliyorum. Bir de bayramın ikinci günü sanıyorum muhteşem bir manzara oluştu bir anda gökyüzünde. Kızıl bir gökyüzü, kararmaya başlayan hava, gölgede kalan evler bu görüntüyü ortaya çıkardı. Ben de hafif renklerle oynayarak duruma yorumumu kattım... kızıl siyah....

Kurutulmuş Birer Birer.. :)

Resim
Geçen yıldan beri kendi kuru çiçeklerimi kendim yapacağım diye tutturmuş ve biriktirmeye başlamıştım. Kışın açan sümbülümün pembe çiçeklerini, gül kurularını, sarı zambağımın yapraklarını ve orkidemden dökülen çiçekleri topladım ve uygun bir kap bulup sehpamın üzerine yerleştirdim... :) Hiç de fena olmadı. Gerçi tabağı boyamak gibi bir projem var ama o sonra...belki....

Çocukla Çocuk Olmak...

Resim
Bu hafta sonu hem çok eğlendim, hem de çok yoruldum. Sebebi 2,5 yaşında bir güzellik :) Tam tamına 4 aydır görmüyordum yeğenimi. Doya doya sevmek, oynamak için üç gün yetmedi desem yeridir... Tabii bu aslında ciddi bir enerji de gerektiriyor. Zira günün sonunda hanımefendi hala kıpır kıpırken, biz dört yetişkin koltuklara yığılmış oluyoruz :))) Nasıl ve nereden buluyorlar bu kadar enerjiyi, ilgiyi, isteği inanılmaz... Tatil sonunda yerdeki oyuncaklar, karalanmış kağıtlar, unutulmuş minik bir çorap ve boş bir evle başbaşa kalınca anlıyorsunuz ve şaşırıyorsunuz... O minnacık bedenin kocaman bir evi nasıl da doldurabildiğine.... Şimdiden özledim :(

Güzel Dolunay, Güzel Adam...

Resim
Hafta sonu, hem Cuma, hem de Cumartesi geç saatlere kadar dışarıdaydım. Cuma akşamı Ahlatlıbel 'de piknik yaptık. İftar saati ne kadar güzel bir kalabalık vardı. Üstelik o gün gerçekten çok sıcaktı ama Ahlatlıbel çok güzel esiyordu. Bir de tabii bize harika bir dolunay eşlik etti. Meğer bu günlerde süper dolunay varmış. Gerçekten de muhteşem görünüyordu... Cumartesi akşamı ise Levent Yüksel' i canlı izleme şansım oldu. Armada Jolly Joker' deki konserine gittik. İlk kez O'nu canlı izledim ve bayıldımmm. Zamanında albümünü defalarca dinlediğim için şarkılarını ezberlemiştim ve konser performansı tıpkısının aynısıydı :)) Nefis ses, nefis yorum yetmezmiş gibi enstrüman da çaldı çokça. Sadece bir şarkıcı değil komple bir müzisyen olduğunu biliyordum ama canlı canlı tanıklık etmek harika bir tecrübe. Güzel adam bu Levent Yüksel...Çok güzel adam.... Armada Jolly Joker'e de bir cümle de olsa değinmek istiyorum. Öyle bir ortam vardı ki, sanki köşeyi dönsek...